Bizi Takip Edin

Prof. Dr. Semih Baskan'a Minnetle…

Prof. Dr. Semih Baskan'a Minnetle…

Habere Git

Sağlık Gündeminde Markanıza Yer Açın!

Basın bültenlerinizi, firma haberlerinizi, ürün lansmanlarınızı ve röportaj taleplerinizi bize iletin; Sağlık Gazetesi ve Sağlık Dergisi’nde yayınlayalım.

Habere Git

Kan Testiyle Erken Evre Pankreas Kanserinin Yüzde 90’ı Tespit Edilebiliyor

Kan Testiyle Erken Evre Pankreas Kanserinin Yüzde 90’ı Tespit Edilebiliyor

Habere Git

Sütçü İmam Üniversitesi Hastanesi'nde Skandal İddia: Tek Kullanımlık Tıbbi Malzemeler Defalarca Kullanıldı

Sütçü İmam Üniversitesi Hastanesi'nde Skandal İddia: Tek Kullanımlık Tıbbi Malzemeler Defalarca Kullanıldı

Habere Git
SAYI: 351 | TEMMUZ 2026

351. Sayı

Sağlık dergimizin 351. sayısı yayınlandı! Hemen dijital olarak inceleyin.

Dijital Okuma
PDF İndirme Seçeneği
İnteraktif Flipbook
351. Sayı

CANLI YAYIN TAKVİMİ

TÜMÜNÜ GÖR >
01
Nis
Prş
10:00 CANLI

OHSAD Kurultayı – Sağlıkta Ortak Çözüm Toplantıları

Prof. Dr. Kemal Memişoğlu - T.C. Sağlık Bakan
İZLE
15
Nis
Prş
10:00 CANLI

Tüyap Expomed Eurasia İstanbul Medikal Fuarı

İZLE
08
Eki
Prş
10:00 CANLI

ÜRETİCİLERLE EL ELE

İZLE

ÖNE ÇIKAN RÖPORTAJLAR

TÜMÜNÜ GÖR >
“Ege’ den Türkiye’ye Uzanan Güven Yolculuğu: Biyotek Tıbbi Cihazlar”
RÖPORTAJ

“Ege’ den Türkiye’ye Uzanan Güven Yolculuğu: Biyotek Tıbbi Cihazlar”

09 Temmuz 2026 48
Ziel Sağlık Hizmetleri Genel Müdürü Sedat Akyol:  “Sağlık Kuruluşlarının Her An Yanındayız”
RÖPORTAJ

Ziel Sağlık Hizmetleri Genel Müdürü Sedat Akyol: “Sağlık Kuruluşlarının Her An Yanındayız”

Sedat Akyol - Ziel Sağlık Hizmetleri Genel Müdürü

09 Temmuz 2026 37
Türkiye’de Medikal Sektörün Geldiği Nokta
RÖPORTAJ

Türkiye’de Medikal Sektörün Geldiği Nokta

Vefa Türksever - Tüm Medikalciler Platformu Başkanı

09 Temmuz 2026 49
Sağlıkta Tek Sanık Hekim Olmamalı
KÖŞE YAZISI

Sağlıkta Tek Sanık Hekim Olmamalı

Türk Kardiyoloji Derneği Başkanı Sayın Prof. Dr. Ertuğrul Okuyan’ın, hekimlerin hukuki güvencesine ilişkin değerlendirmelerini dikkatle okudum. Yazısında ortaya koyduğu temel düşünceye büyük ölçüde katılıyorum.

20 Temmuz 2026 27

GÜNCEL HABERLER

TÜMÜNÜ GÖR >
Şahinbey Belediyesi ile Migros arasındaki hukuki süreçte yeni gelişme: Mahkeme 4. kez reddetti SAĞLIK
SAĞLIK

Şahinbey Belediyesi ile Migros arasındaki hukuki süreçte yeni gelişme: Mahkeme 4. kez reddetti

Gaziantep Şahinbey Belediyesi’nin tarihi geçmiş ve bozuk ürün sattığı gerekçesiyle mühürlediği Migros’a mahkemeden bir darbe daha geldi. Cezaya itiraz eden zincir marketin başvurusunu mahkeme 4. kez reddetti. Şahinbey Belediye Başkanı Mehmet Tahmazoğlu, "Bizi mahkemeye vermek yerine bozuk ve küflenmiş ürün satmayı terk edin" diyerek halk sağlığını…

23 Temmuz 2026 3
Prof. Dr. Semih Baskan'a Minnetle… GÜNDEM
GÜNDEM

Prof. Dr. Semih Baskan'a Minnetle…

Türk Cerrahisinin Duayen İsmi ve Sağlık Dergisi'nin Değerli Yazarı Prof. Dr. Semih Baskan'ı Kaybettik..Türk tıp camiası, genel cerrahinin en saygın isimlerinden birini daha ebediyete uğurluyor...Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi eski Dekanı, Genel Cerrahi Anabilim Dalı eski Başkanı, Türk Genel Cerrahi Derneği Eski Başkanı, Meme Hastalıkları Dernek…

23 Temmuz 2026 21
Karapınar'da sağlık ekipleri mevsimlik tarım işçilerine yerinde sağlık hizmeti sundu SAĞLIK
SAĞLIK

Karapınar'da sağlık ekipleri mevsimlik tarım işçilerine yerinde sağlık hizmeti sundu

Konya'nın Karapınar ilçesinde sağlık müdürlüğü ekipleri, mevsimlik tarım işçilerini ziyaret ederek koruyucu sağlık hizmetlerini yerinde sundu. 0-2 yaş grubu bebeklere D vitamini ve demir takviyesi, gebelere D vitamini desteği sağlandı; aşı kontrolleri ve izlemler yapıldı. İhtiyaç duyan vatandaşlar, ilgili sağlık merkezlerine yönlendirildi. Yetkili…

23 Temmuz 2026 1
Belçika'da sıcak hava nedeniyle yüzyılın en ölümcül 2. günü yaşandı SAĞLIK
SAĞLIK

Belçika'da sıcak hava nedeniyle yüzyılın en ölümcül 2. günü yaşandı

Belçika'da haziran ayı sonunda etkili olan sıcak hava dalgası nedeniyle 27 Haziran, "bu yüzyılın en fazla ölümün kaydedildiği 2. gün" oldu Belçika resmi istatistik kurumu Statbel'in verilerine göre, 27 Haziran'da ülkede 651 kişi hayatını kaybetti.Bu rakam, yeni tip koronavirüs (Covid-19) salgınının en ağır dönemlerinden biri olan 10 Nisan 2020'de …

23 Temmuz 2026 2
 
Elektronik Sigarada Görünmeyen Tehlike: Soluduğunuz Sadece Buhar Değil YAŞAM
YAŞAM

Elektronik Sigarada Görünmeyen Tehlike: Soluduğunuz Sadece Buhar Değil

Göğüs Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Özkan Demirhan, elektronik sigaralardan çıkan aerosolün ağır metaller, ultra ince partiküller ve kanserojen kimyasallar içerdiğini belirterek, "Elektronik sigara sigaranın güvenli alternatifi değil, farklı mekanizmalarla zarar veren ayrı bir sağlık tehdididir" dedi. Elektronik sigaraların geleneksel sigaraya göre daha güvenli olduğu yönündeki algının gerçeği yansıtmadığını belirten Demirhan, son yıllarda yayımlanan bilimsel çalışmaların elektronik sigaranın akciğerlerden kalp-damar sistemine kadar birçok organda ciddi sağlık sorunlarına yol açabildiğini ortaya koyduğunu söyledi.Elektronik sigaraların "zararı azaltılmış ürün" olarak pazarlanmasının toplumda yanlış bir güven duygusu oluşturduğunu ifade eden Prof. Dr. Demirhan, özellikle gençlerin bu nedenle nikotin bağımlılığına daha kolay sürüklendiğini vurguladı."Elektronik sigaradan çıkan şey sadece su buharı değildir. Solunan madde; ultra ince partiküller, nikotin, aroma kimyasalları, uçucu organik bileşikler ve ağır metaller içeren bir aerosoldür. Bu nedenle elektronik sigaraları masum bir ürün olarak değerlendirmek mümkün değildir." dedi."Akciğerlerde Geri Dönüşü Olmayan Hasarlara Neden Olabiliyor"Elektronik sigara likitlerinde bulunan propilen glikol ve bitkisel gliserinin yüksek sıcaklıklarda parçalanarak formaldehit gibi zararlı maddelere dönüşebildiğini belirten Prof. Dr. Demirhan, özellikle aroma verici kimyasalların ciddi risk oluşturduğunu söyledi."Çeşitli aromalarda kullanılan diasetil gibi maddeler, küçük hava yollarında kalıcı hasara yol açabilen bronşiolitis obliterans yani halk arasında bilinen adıyla 'popcorn lung' riskini artırabiliyor. Ayrıca 2019 yılında tanımlanan EVALI sendromu, elektronik sigara kullanımına bağlı gelişen akut akciğer hasarının ne kadar ciddi boyutlara ulaşabileceğini gösterdi.""Kalp Ve Damar Sistemini De Olumsuz Etkiliyor"Elektronik sigaranın yalnızca akciğerleri değil, kalp ve damar sistemini de doğrudan etkilediğini belirten Demirhan, buharın damarların iç yüzeyini döşeyen endotel hücrelerinde hasara yol açabildiğini ifade etti.Demirhan, "Nikotin adrenalin salınımını artırarak kalp hızını ve tansiyonu yükseltiyor. Uzun süreli kullanım damar sertliği gelişimini hızlandırabiliyor ve kalp krizi riskini artırabiliyor. Elektronik sigara bu açıdan sanıldığı kadar güvenli değildir." dedi.Gençler İçin Risk Daha BüyükÇoğu elektronik sigara likitinin oldukça yüksek miktarda nikotin içerdiğine dikkat çeken Prof. Dr. Demirhan, özellikle beyin gelişiminin sürdüğü genç yaşlarda kullanımın ciddi sonuçlar doğurabileceğini söyledi."İnsan beyni yaklaşık 25 yaşına kadar gelişimini sürdürmektedir. Bu süreçte nikotine maruz kalınması dikkat, öğrenme, hafıza ve duygu durum düzenlenmesi üzerinde kalıcı olumsuz etkiler oluşturabilir. Ayrıca yüksek nikotin düzeyi çok güçlü bir bağımlılık geliştirerek kişinin tütün ürünlerinden tamamen uzaklaşmasını zorlaştırır." Dedi.Ağır Metaller Akciğer Dokusunda BirikebiliyorElektronik sigara cihazlarının ısınması sırasında nikel, kurşun ve kalay gibi ağır metallerin aerosole karışabildiğini belirten Demirhan, bu partiküllerin akciğerlerin en derin bölgelerine ulaşabildiğini söyledi.Demirhan, "Bu metaller zaman içinde hücresel hasara ve kronik iltihaplanmaya zemin hazırlayabiliyor. Uzun dönem etkileri araştırılmaya devam ediyor ancak mevcut bilimsel veriler güvenli olduklarını göstermiyor." Şeklinde konuştu.Elektronik Sigara, Normal Sigaradan Daha Mı Güvenli?Geleneksel sigaranın tütünün yanması sonucu 7 binden fazla kimyasal madde oluşturduğunu belirten Prof. Dr. Demirhan, elektronik sigarada yanma yerine sıvının ısıtıldığını ancak bunun zararsız olduğu anlamına gelmediğini söyledi.Prof. Demirhan, "Geleneksel sigarada katran ve karbonmonoksit daha belirgindir. Elektronik sigarada ise ağır metaller, formaldehit, aroma kimyasalları ve yüksek doz nikotin ön plana çıkmaktadır. Her iki ürün de farklı mekanizmalarla ciddi sağlık riskleri oluşturur. Bu nedenle elektronik sigara, güvenli bir alternatif olarak değerlendirilmemelidir." Şeklinde bilgi verdi.Uzun Süreli Kullanım Kronik Hastalık Riskini ArtırıyorElektronik sigaranın uzun dönem etkilerine yönelik araştırmaların devam ettiğini belirten Prof. Dr. Demirhan, bugüne kadar elde edilen verilerin kronik kullanımın önemli sağlık sorunları oluşturabileceğini gösterdiğini söyleyerek, "Uzun süreli kullanım akciğerlerde kronik iltihaplanmaya neden olabilir. KOAH ve astım belirtilerini artırabilir. Kalp ve damar sisteminde damar sertliği gelişimini hızlandırabilir. Ağız kuruluğu, diş eti hastalıkları ve diş çürükleri riskini yükseltebilir. Ayrıca nikotin bağımlılığı nedeniyle psikolojik ve nörolojik etkiler de görülebilir." İfadelerini kullandı.Elektronik Sigarayı Bırakınca Vücut Toparlanmaya BaşlıyorElektronik sigaranın bırakılmasıyla birlikte vücudun hızla iyileşme sürecine girdiğini ifade eden Prof. Dr. Demirhan, ilk değişikliklerin saatler içerisinde başladığını söyledi."Nikotin etkisinin ortadan kalkmasıyla kalp hızı ve tansiyon normale yaklaşmaya başlar. Takip eden haftalarda akciğerlerin kendini temizleme mekanizması yeniden çalışır, nefes darlığı azalır ve enfeksiyonlara karşı direnç artar. Uzun vadede damar sağlığı düzelmeye başlar, hücresel stres azalır ve genel yaşam kalitesi belirgin şekilde yükselir."Pasif İçicilik Ve Çevre İçin De Risk OluşturuyorElektronik sigaranın yalnızca kullanıcıyı değil çevresindeki insanları da etkileyebildiğini belirten Prof. Dr. Demirhan, kapalı alanlarda kullanımın pasif maruziyet oluşturduğunu söyledi."Havaya yayılan aerosol içinde nikotin, ultra ince partiküller ve çeşitli kimyasallar bulunuyor. Bu maddeler yüzeylere tutunarak üçüncü el maruziyete neden olabiliyor. Astım ve alerjik hastalığı bulunan kişilerde öksürük ve nefes darlığını tetikleyebiliyor."Tek kullanımlık elektronik sigaraların ciddi çevre kirliliğine de neden olduğunu belirten Demirhan, lityum iyon piller ile plastik kartuşların doğada uzun yıllar kaldığını, atık nikotinli sıvıların ise çevre ve su kaynakları açısından önemli risk oluşturduğunu ifade etti."En Güvenli Seçenek Hiç Başlamamak"Elektronik sigaraların sigarayı bırakmak isteyen kişiler için güvenli bir yöntem olarak görülmemesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Özkan Demirhan, sözlerini şöyle tamamladı:"Bilimsel veriler, elektronik sigaranın da bağımlılık yapan ve çok sayıda sağlık riski taşıyan bir ürün olduğunu açıkça ortaya koymaktadır. Sigara içmeyen bireylerin elektronik sigaraya başlamaması, kullananların ise profesyonel destek alarak hem elektronik sigarayı hem de tüm tütün ve nikotin ürünlerini bırakmaları sağlık açısından en doğru yaklaşımdır."  

23 Temmuz 2026 8
Eskişehir'de diş hastanesi tadilatı için koordinasyon toplantısı SAĞLIK
SAĞLIK

Eskişehir'de diş hastanesi tadilatı için koordinasyon toplantısı

Eskişehir Sağlık Hizmetleri Başkanı liderliğinde, Ağız ve Diş Sağlığı Hastanesi'nde planlanan tadilat çalışmaları değerlendirildi. Toplantıda, hizmet aksamasını önlemek için hazırlıklar ve koordinasyon ele alındı. EskişehirSağlık Hizmetleri Başkanı Op. Dr. Ersin Işıldı başkanlığında, Eskişehir Ağız ve Diş Sağlığı Hastanesinde planlanan tadilat çalışmalarına ilişkin değerlendirme ve koordinasyon toplantısı düzenlendi.İl Sağlık Müdürlüğünden yapılan açıklamaya göre, toplantıda, hastanede yürütülmesi planlanan tadilat çalışmalarının kapsamı, uygulama süreci ve sağlık hizmetlerinin sunumuna etkileri ele alındı.Değerlendirmelerde, çalışmaların hasta ve çalışan güvenliği ön planda tutularak, sağlık hizmetlerinde aksama yaşanmadan planlanan takvim doğrultusunda etkin ve koordineli şekilde yürütülmesi için yapılacak hazırlıklar görüşüldü.Ayrıca, tadilat sürecinde poliklinik hizmetlerinin kesintisiz sürdürülmesi, fiziki alanların kullanımının planlanması, teknik ihtiyaçlar, iş sağlığı ve güvenliği tedbirleri ile ilgili birimler arasındaki koordinasyonun güçlendirilmesine yönelik konular hakkında fikir alışverişinde bulunuldu.Toplantıya Kamu Hastaneleri Hizmetleri Başkan Yardımcısı Uzm. Dr. Pakize Gözde Gök, Eskişehir Ağız ve Diş Sağlığı Hastanesi Başhekimi Dr. Dt. Kadir Gördeli, hastane idari yöneticileri ile ilgili birim sorumluları katıldı.Haberler.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve haberler.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.

23 Temmuz 2026 4
AK Parti Antalya Milletvekili Çavuşoğlu, Serik Belediyesini ziyaret etti SAĞLIK
SAĞLIK

AK Parti Antalya Milletvekili Çavuşoğlu, Serik Belediyesini ziyaret etti

AK Parti Milletvekili Mevlüt Çavuşoğlu, Serik Belediye Başkanı Kadir Kumbul'u ziyaret ederek ilçenin tapu sorunu ve yeni devlet hastanesi gibi öncelikli sorunlarının çözümü için iş birliği yaptıklarını belirtti. Hastane yerinin belirlendiğini ve sürecin ilerlediğini ifade etti. Ak PartiAntalya Milletvekili ve TBMM NATO Parlamenter Asamblesi Türk Grubu Başkanı Mevlüt Çavuşoğlu, Serik Belediye Başkanı Op. Dr. Kadir Kumbul'u ziyaret ederek, ilçenin öncelikli sorunlarının çözümü için iş birliği içinde çalıştıklarını söyledi.Serik Belediyesi'nde gerçekleşen ziyarette AK Parti Serik İlçe Başkanı Ahmet Söker ve parti teşkilatı da yer aldı.Ziyaretin ardından açıklama yapan Çavuşoğlu, Kumbul ile daha önce de birlikte çalıştıklarını belirterek, seçimlerin ardından Serik'e hizmet noktasında güç birliği yaptıklarını ifade etti.Serik'in en önemli sorunlarından birinin tapu meselesi olduğunu dile getiren Çavuşoğlu, milletvekilleri, belediye yönetimi ve ilçe teşkilatının konunun çözümü için koordineli şekilde çalışma yürüttüğünü, ilgili kurumlarla yapılan görüşmelerden olumlu sonuçlar beklediklerini kaydetti.Yeni devlet hastanesiyle ilgili tartışmalara da değinen Çavuşoğlu, hastane yerinin belirlendiğini, resmi yazışmaların tamamlandığını ve sürecin planlandığı şekilde ilerlediğini belirterek, "Serik Devlet Hastanesi'ni ilçemize kazandıracağız. Kaynağımız hazır, yerimiz belli, prosedürler devam ediyor." dedi.Çavuşoğlu, hastanenin yapılmayacağını öne süren söylemlerin gerçeği yansıtmadığını ifade ederek vatandaşların endişe etmesini gerektirecek bir durum olmadığını söyledi.Ziyaretin sonunda Serik Belediye Başkanı Op. Dr. Kadir Kumbul, Çavuşoğlu'na yöresel Serik bıçağı ile çiçek takdim etti.Haberler.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve haberler.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.

23 Temmuz 2026 3
Sinop'ta Sağlıklı Hayat Merkezi Hizmetleri Değerlendirildi SAĞLIK
SAĞLIK

Sinop'ta Sağlıklı Hayat Merkezi Hizmetleri Değerlendirildi

Sinop İl Sağlık Müdürlüğü, Sağlıklı Hayat Merkezi hizmetlerini değerlendirmek üzere bir toplantı düzenledi. Müdür Dr. Metin Arslan başkanlığındaki toplantıda mevcut hizmet durumu, ihtiyaçlar ve kaliteyi artırmaya yönelik çalışmalar ele alındı, birim çalışanlarının görüşleri dinlendi. Sinopİl Sağlık Müdürlüğü tarafından Sağlıklı Hayat Merkezi hizmetlerinin değerlendirilmesine yönelik toplantı düzenlendi.Sinop İl Sağlık Müdürü Dr. Metin Arslan başkanlığında gerçekleştirilen toplantıya, Sağlık Hizmetleri Başkanı Uzm. Dr. Mehmet Bağlıoğlu, Başkan Yardımcısı Vekili Uzm. Dr. Pelin Ünaldı ile Sağlıklı Hayat Merkezi birimlerinde görev yapan hekim ve personeller katıldı.Toplantıda, Sağlıklı Hayat Merkezi bünyesinde sunulan hizmetlerin mevcut durumu ele alınırken, ihtiyaç ve eksiklikler değerlendirildi. Vatandaşlara daha etkin ve kaliteli sağlık hizmeti sunulması amacıyla hizmet süreçlerinin geliştirilmesine yönelik yapılabilecek çalışmalar görüşüldü.Birim çalışanlarının görüş ve önerilerinin dinlendiği toplantı, değerlendirmelerin ardından sona erdi.Haberler.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve haberler.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.

23 Temmuz 2026 3
Çalışma: GLP-1 zayıflama ilaçları saç dökülmesi riskini az da olsa artırdı SAĞLIK
SAĞLIK

Çalışma: GLP-1 zayıflama ilaçları saç dökülmesi riskini az da olsa artırdı

Yeni bir çalışmaya göre GLP-1 ilaçlarını kullananlarda saç dökülmesi riski düşük, ancak diğer diyabet ilaçlarını kullananlara kıyasla belirgin biçimde daha yüksek. Glukagon benzeri peptid-1 (GLP-1) reseptör agonistlerinin, başlıca tip 2 diyabet ve obezite tedavisinde kullanılan bu ilaçların, diğer diyabet ilaçlarına kıyasla saç dökülmesi riskini belirgin ölçüde artırdığı,The BMJ(kaynak İngilizce)'de yayımlanan yeni bir çalışmada bildirildi.Nadir görülse de, semaglutid ve tirzepatid kullanan bazı kişiler saç dökülmesi bildirdi. Yeni çalışma, saç dökülmesi riskinin düşük olduğunu doğrularken, yazarlar bu bilginin daha bilinçli kararlar alınmasına yardımcı olabileceğini belirtiyor.Önemli olan, GPL-1 ile ilişkili saç dökülmesi vakalarının çoğunun geri dönüşümlü olması; çünkü saç foliküllerinin sağlam kaldığı görüldü, diye belirtiyor yazarlar."GLP-1 reseptör agonistlerinin kullanımıyla ilişkili, klinik olarak kayda geçen alopesi riskinin mutlak düzeyi düşük olsa da, gözlenen ilişki yine de hastaların memnuniyetini, tedaviye uyumunu ve tedaviye başlama ya da devam etme kararlarını etkileyebilir," diye yazdı yazarlar.Araştırmacılar, GLP-1 ve iki alternatif diyabet ilacı sınıfı olan SGLT-2 inhibitörleri ile DPP-4 inhibitörlerini de içeren, tip 2 diyabet tedavisi gören hastaların elektronik kayıtlarını analiz etti. GLP-1 reseptör agonistlerinin, SGLT-2 inhibitörleriyle karşılaştırıldığında alopesi riskini yüzde 37; DPP-4 inhibitörleriyle karşılaştırıldığında ise yüzde 68 artırdığı belirlendi.GLP-1 grubu ilaçlar başlangıçta tip 2 diyabet tedavisi için geliştirilmişti, ancak zamanla kilo kaybı, kardiyovasküler riskin azaltılması ve obstrüktif uyku apnesi gibi farklı endikasyonlarda da kullanılmaya başlandı.Bu ilaçlar, yemek sonrası bağırsaklarda üretilen glukagon benzeri peptid-1 hormonunun etkisini taklit ederek çalışıyor. Pankreastaki reseptörleri etkinleştirerek insülin salgısını uyarıyor, beyindeki reseptörler üzerinden de iştahın düzenlenmesine yardımcı oluyor.Yazarlar, hızlı kilo kaybı ve kalori alımındaki azalmanın, saç dökülmesini tetiklediği uzun süredir bilinen etmenler olduğuna dikkat çekiyor.Hormonal değişimlerin de rol oynayabileceğini belirten yazarlar, altta yatan mekanizmaların netleşmesi için daha fazla çalışmaya ihtiyaç olduğunu vurguluyor. Kalori kısıtlamasının, demir, çinko ve biotin gibi mikro besin öğelerinde eksikliklere ve fizyolojik strese yol açarak saç büyüme döngüsünü bozabileceği ifade ediliyor.Saç dökülmesinin genellikle fiziksel bir zarara yol açmadığını, ancak özsaygıyı, yaşam kalitesini ve tedaviye uyumu etkileyebilen önemli psiko-sosyal sonuçları olabileceğini de ekliyorlar.Araştırmacılar, GLP-1 reseptör agonisti tedavisi, kilo kaybı ve saç dökülmesi arasındaki mekanistik bağlantıların aydınlatılması ve en yüksek risk altındaki hastaların belirlenmesi için daha fazla araştırmaya ihtiyaç olduğu sonucuna varıyor.Kaynak: Euronews Sağlık

23 Temmuz 2026 3
Tüm hastalıklar çözülse bile sonsuz yaşam imkansız SAĞLIK
SAĞLIK

Tüm hastalıklar çözülse bile sonsuz yaşam imkansız

Rus bilim insanlarının yaptığı yeni bir araştırma, mükemmel bir yaşlanma karşıtı ilaç bulunsa dahi sonsuz yaşamın biyolojik olarak imkansız olduğunu ortaya koyuyor. Hücrelerimizde zamanla biriken rastgele DNA mutasyonlarının, insan ömrü üzerinde aşılması imkansız temel bir sınır oluşturduğu belirtiliyor. Bilim dünyasında uzun süredir tartışılan "Sonsuza kadar yaşamak mümkün mü?" sorusuna yanıt arayan araştırmacılar, yaşlanmaya bağlı tüm hastalıklar ortadan kaldırılsa bile insan vücudunun bir sınırı olduğunu gösterdi.Rusya'daki Skolkovo Bilim ve Teknoloji Enstitüsü tarafından yürütülen çalışmada, vücudumuzdaki tüm biyolojik yıpranmalar engellense dahi hücrelerde biriken Somatik DNA mutasyonlarının zamanla organ işlevlerini durduracağı tespit edildi.Bilgisayar simülasyonlarına dayanan bu senaryoya göre, tüm hastalıkların kökü kazınsa bile ortalama insan ömrünün en fazla 150 ila 190 yıl arasında kalabileceği öngörülüyor.Geliştirilen matematiksel modelleme, yaşlanmanın en büyük belirleyicisinin organsal düzeydeki hücre yenilenmesi olduğunu ortaya koyuyor.Karaciğer ve deri gibi dokular kendilerini sürekli yenileyerek mutasyonlu hücreleri temizleyebilirken, beyin ve kalp gibi hayati organlardaki hücreler neredeyse hiç yenilenmiyor.Yıllar geçtikçe bu uzun ömürlü hücrelerde biriken Hasarlı DNA'lar, en nihayetinde organların çalışamaz hale gelmesine neden olarak insan ömrünün nihai sınırını çiziyor.Araştırmayı yürüten uzmanlar, elde edilen verilerin kesin bir kehanet değil, yaşlanma mekanizmasını anlamaya yönelik matematiksel bir model olduğunun altını çiziyor.İnsanların günümüzde bu teorik sınırdan çok daha kısa yaşaması, yaşlanmanın tek sebebinin DNA mutasyonları olmadığını ve sürecin çok daha karmaşık faktörlerle şekillendiğini gösteriyor.Biyolojik süreçlerin yaşlanmaya katkısını ölçmeyi kolaylaştıran bu çalışma, gelecekte ömrü uzatmaktan ziyade, ilerleyen yaşlarda daha sağlıklı ve kaliteli bir yaşam sürmeyi hedefleyen tedavilere odaklanılması gerektiğini kanıtlıyor.Kaynak: TRT Haber

23 Temmuz 2026 3
Can kurtaralım derken canlarından oldular: Biri 63, diğeri 15 yaşındaydı SAĞLIK
SAĞLIK

Can kurtaralım derken canlarından oldular: Biri 63, diğeri 15 yaşındaydı

Giresun'un Bulancak ilçesinde denizde boğulma tehlikesi geçiren 3 kişiyi kurtarmak için suya giren 63 yaşındaki İbrahim Patar ve 15 yaşındaki Yusuf Koç hayatını kaybetti. Kurtarılan 3 kişi hastanede tedavi altına alındı. Giresun'un Bulancak ilçesinde denizde boğulma tehlikesi geçiren 2'si çocuk 3 kişiyi kurtarmak için suya giren İbrahim Patar (63) ve Yusuf Koç (15) hayatını kaybetti. Kurtarılan 3 kişi ise hastanede tedaviye alındı.Olay, dün akşam saatlerinde Güzelyalı Mahallesi'ndeki plajda meydana geldi. Denize giren E.D. (39), Z.D. (10) ve E.B. (15), boğulma tehlikesi geçirdi. Durumu fark eden Yusuf Koç ile İbrahim Patar, onları kurtarmak için denize atladı. Ancak Patar ve Koç da suda batıp çıkmaya başladı. Bir süre sonra İbrahim Patar ile Yusuf Koç gözden kayboldu.Çevredekiler tarafından sudan çıkarılan diğer 3 kişi, gelen ambulanslarla hastaneye kaldırıldı.Sahil Güvenlik ve dalgıç ekiplerinin çalışmalarıyla Yusuf Koç ile İbrahim Patar da denizden çıkarıldı. Bulancak Devlet Hastanesi'ne kaldırılan Patar ve Koç, doktorların tüm çabasına karşın kurtarılamadı. E.D., Z.D. ve E.B.'nin hastanelerdeki tedavilerinin sürdüğü belirtildi.Kendini kurtaracak derecede yüzme bilmeyenin ne işi var kurtarma çalışmasında...Haberler.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve haberler.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.

23 Temmuz 2026 3
Aşırı sıcaklar tansiyon hastalarını tehdit ediyor SAĞLIK
SAĞLIK

Aşırı sıcaklar tansiyon hastalarını tehdit ediyor

İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Selim Özgül, sıcak havalarda vücudun kendini serinletebilmesi için damarların genişlediğini belirterek, 'Bu durum bazı kişilerde tansiyonun normalden daha fazla düşmesine neden olabilir. Terleme ile birlikte sıvı ve mineral kaybı yaşanması da tansiyon dengesini olumsuz etkileyebilir' dedi. İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Selim Özgül, sıcak havalarda vücudun kendini serinletebilmesi için damarların genişlediğini belirterek, 'Bu durum bazı kişilerde tansiyonun normalden daha fazla düşmesine neden olabilir. Terleme ile birlikte sıvı ve mineral kaybı yaşanması da tansiyon dengesini olumsuz etkileyebilir' dedi.Tansiyon hastaları, yaz aylarında aşırı sıcaklardan en fazla etkilenen risk gruplarının ilk sıralarında yer alıyor. Medline Adana Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Selim Özgül, sıcaklıkların iyiden iyiye arttığı dönemlerde alınacak basit önlemlerin ciddi sağlık sorunlarının önüne geçebileceğini söyleyerek uyarı ve önerilerde bulundu.En fazla kronik hastalığı olanlar etkileniyorDr. Selim Özgül, sıcak havalarda vücudun kendini serinletebilmesi için damarların genişlediğini belirterek, 'Bu durum bazı kişilerde tansiyonun normalden daha fazla düşmesine neden olabilir. Terleme ile birlikte sıvı ve mineral kaybı yaşanması da tansiyon dengesini olumsuz etkileyebilir. Özellikle ileri yaşta olanlar, kalp ve böbrek hastalığı bulunanlar ile tansiyon ilacı kullanan kişiler bu değişimlerden daha fazla etkilenirler. Tansiyonun aşırı düşmesi; baş dönmesi, halsizlik, bayılma hissi ve denge kaybı gibi şikâyetlere yol açabilir. Bazı hastalarda ise sıcak havanın oluşturduğu stres ve sıvı kaybı nedeniyle tansiyon değerlerinde yükselmeler de görülebilir. Yaz aylarında tansiyon değerlerinin değiştiğini gören bazı hastalar ilaçlarını azaltma ya da tamamen bırakma yoluna gidebiliyor. Ancak bu oldukça riskli bir davranıştır. Tansiyon ilaçlarının dozu yalnızca doktor tarafından değerlendirilerek gerekir ise değiştirilmelidir. Hastaların düzenli olarak tansiyonlarını ölçmeleri, değerlerini not etmeleri ve olağan dışı değişikliklerde doktorlarına başvurmaları önem taşır. Kendi kendine ilaç bırakmak ya da doz değiştirmek, kontrolsüz tansiyon yükselmesine ve çok ciddi sağlık sorunlarına neden olabilir' diye konuştu.Su tüketimi ve güneşten korunmaya dikkat edilmeliSıcak havalarda yeterli miktarda su tüketmenin tansiyon hastaları için büyük önem taşıdığını belirten Dr. Özgül, 'Susamayı beklemeden gün boyunca düzenli aralıklarla su içmek, vücudun sıvı dengesini korumaya yardımcı olur. Çok sıcak saatlerde dışarı çıkmamak, gölgede kalmaya özen göstermek, ince ve açık renkli kıyafetler tercih etmek, aşırı tuzlu yiyeceklerden kaçınmak da alınabilecek basit ama etkili önlemler arasında yer alır. Ayrıca ağır fiziksel aktivitelerin sabah erken ya da akşam serinliğinde yapılması önerilir. Yaz aylarında beslenme düzenindeki değişiklikler de tansiyon kontrolünü etkileyebilir. Aşırı tuzlu ve işlenmiş gıdalar tansiyonun yükselmesine neden olurken, uzun süre aç kalmak tansiyon düşüklüğünü tetikleyebilir. Sıcak havalarda ağır yemekler yerine hafif ve dengeli öğünler tercih edilmeli, günlük sıvı ihtiyacı ise ağırlıklı olarak su ile karşılanmalıdır. Şiddetli baş dönmesi, bayılma, göğüs ağrısı, nefes darlığı, çarpıntı, bilinç bulanıklığı veya çok düşük ya da çok yüksek tansiyon değerleri gibi belirtiler ortaya çıktığında vakit kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır. Yaz sıcaklarının etkilerini hafife almamak, düzenli doktor kontrollerini aksatmamak ve sağlıklı yaşam alışkanlıklarını sürdürmenin tansiyon hastalarının bu dönemi daha güvenli geçirmesine yardımcı olur' dedi.Kaynak: Etik Haber

23 Temmuz 2026 2
Araştırma: Günde 5 fincana kadar kahve kalp hastalığı riskini azaltabilir SAĞLIK
SAĞLIK

Araştırma: Günde 5 fincana kadar kahve kalp hastalığı riskini azaltabilir

Amerikan Kalp Derneği'nin yeni raporuna göre, günde 5 fincana kadar olan kahve tüketimi felç, diyabet ve kalp yetmezliği riskinin azalmasıyla bağlantılı olabilir Amerikan Kalp Derneği'nin (AHA) yeni bir bilimsel bildirisine göre, günde beş fincana kadar kahve içmek çoğu yetişkin için güvenli. Uzmanlara göre, düzenli kahve tüketimi felç, diyabet ve kalp yetmezliği riskinin azalmasıyla bağlantılı olabilir.ABC News'in haberine göre, Kardiyolog Dr. Jennifer Miao, "Kahve; tip 2 diyabet, felç ve kalp yetmezliği risklerinin azalmasıyla potansiyel olarak bağlantılıdır; ancak kan basıncıyla ilişkisi karmaşıktır ve veriler genel olarak tamamen tutarlı değildir" dedi.Eski kılavuzlar büyük ölçüde daha düşük kaliteli çalışmalara dayanırken, AHA paneli düzensiz kalp ritmini gidermek için bir işlem geçirmiş hastalarda bile günlük kahvenin bu durumun tekrarlama riskini %39 oranında azaltabileceğini gösteren son klinik araştırmaları bir araya getirdi.Düzenli kahve tüketimi aynı zamanda tip 2 diyabet geliştirme riskinin %20 ila %30 daha düşük olmasıyla da ilişkilendirildi.Ancak AHA, günlük demleme yönteminizin bu potansiyel sağlık yararlarını büyük ölçüde etkilediği konusunda uyardı. Kalp sağlığıyla ilgili bu bağlantılar kesinlikle kağıt filtreli veya granül (hazır) kahve için geçerli. French press, espresso veya Türk kahvesi gibi filtrelenmemiş seçenekler kafestol adı verilen doğal bir bileşiği muhafaza eder. Kafestol, zamanla damarları tıkayabilen "kötü" kolesterol olan düşük yoğunluklu lipoproteini (LDL) yükseltir.Öte yandan AHA, yüksek kafeinli enerji içeceklerinin sürekli olarak kardiyovasküler (kalp ve damar) zararla bağlantılı olduğunu belirtti.Dr. Miao, "AHA, önemli kardiyovasküler zararlar oluşturabilen enerji içecekleri ile kahve arasında ayrım yapıyor. Yüksek miktarlarda tüketilen enerji içecekleri hayatı tehdit eden kalp ritmi sorunlarını ve hatta kalp durmasını (kardiyak arrest) tetikleyebilir" dedi.İdeal kafein limiti genetikten büyük ölçüde etkileniyor. CYP1A2 adı verilen bir karaciğer enzimi genindeki kalıtsal varyasyonlar, vücudun uyarıcıları ne kadar hızlı metabolize edeceğini belirler. Bazı insanlar yaklaşık üç ila beş fincan kahveye denk gelen 400 miligram kafeini kolayca vücudundan atabilirken, diğerleri çok daha az kafeinle uyku bozukluğu ve tansiyon fırlamaları yaşayabilir.Uzmanlar, altta yatan bir kalp sorunu veya kalp hastalığı ya da felç geçirme riski olan herkesin tüketebileceği güvenli kahve veya kafein miktarı hakkında doktorlarıyla konuşmaları gerektiği konusunda uyarmaya devam ediyor.Miao, "Kafeini sadece potansiyel sağlık yararları için değil, ölçülü bir şekilde tüketin. Herkesin hassasiyeti farklıdır, bu nedenle altta yatan herhangi bir rahatsızlığınız veya endişeniz varsa lütfen doktorunuzla konuşun" dedi.Düzce Belediyesi İtfaiye Müdürlüğü, son 3 ayda 300 anız yangınına müdahale etti. Yaz aylarında artan hava sıcaklıkları ve fındık sezonu öncesi yapılan bahçe temizlikleri nedeniyle meydana gelen yangınlar hem doğal yaşamı hem de tarım arazilerini tehdit ediyor. (İHA)Kaynak: Haberturk

23 Temmuz 2026 7