Bizi Takip Edin

Uçakta rahatsızlanan hastaya ilk müdahale Bakan Memişoğlu’ndan geldi

Uçakta rahatsızlanan hastaya ilk müdahale Bakan Memişoğlu’ndan geldi

Habere Git

Video yardımlı toraks cerrahisi (VATS) tekniği akciğer kanserinde başarıyla gerçekleştiriliyor

Video yardımlı toraks cerrahisi (VATS) tekniği akciğer kanserinde başarıyla gerçekleştiriliyor

Habere Git

Çoklu Damar Tıkanıklığında Robotik Bypass Avantajı

Çoklu Damar Tıkanıklığında Robotik Bypass Avantajı

Habere Git

Sağlık Gündeminde Markanıza Yer Açın!

Basın bültenlerinizi, firma haberlerinizi, ürün lansmanlarınızı ve röportaj taleplerinizi bize iletin; Sağlık Gazetesi ve Sağlık Dergisi’nde yayınlayalım.

Habere Git

Çorum Fizik Tedavi Hastanesi Bakanlığın Yatırım Programına Alındı

Ankara İskilipliler Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Daşcı'nın, Çorum'un fizik tedavi ve rehabilitasyon alanındaki ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla Sağlık Bakanlığına yaptığı kapsamlı resmi başvuru önemli bir aşamaya ulaştı. Sağlık Bakanlığı, "Çorum Erol Olçok Eğitim ve Araştırma Hastanesi Fizik Tedavi Hastanesi Ek Bina Yatırımı"nı 2027 yılı yatırım programına alınmak üzere Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığına sundu.

HABER
SAYI: 351 | TEMMUZ 2026

351. Sayı

Sağlık dergimizin 351. sayısı yayınlandı! Hemen dijital olarak inceleyin.

Dijital Okuma
PDF İndirme Seçeneği
İnteraktif Flipbook
351. Sayı

CANLI YAYIN TAKVİMİ

TÜMÜNÜ GÖR >
01
Nis
Prş
10:00 CANLI

OHSAD Kurultayı – Sağlıkta Ortak Çözüm Toplantıları

Prof. Dr. Kemal Memişoğlu - T.C. Sağlık Bakan
İZLE
15
Nis
Prş
10:00 CANLI

Tüyap Expomed Eurasia İstanbul Medikal Fuarı

İZLE
08
Eki
Prş
10:00 CANLI

ÜRETİCİLERLE EL ELE

İZLE

ÖNE ÇIKAN RÖPORTAJLAR

TÜMÜNÜ GÖR >
KLS Martin’in İleri Cerrahi Çözümleri Oypa Medikal Güvencesiyle Türkiye’de
RÖPORTAJ

KLS Martin’in İleri Cerrahi Çözümleri Oypa Medikal Güvencesiyle Türkiye’de

09 Ağustos 2026 5
PAQEN: Tıbbi Cihazlarda İnovasyon, Regülasyon ve AR-GE’nin Güçlü Ortağı
RÖPORTAJ

PAQEN: Tıbbi Cihazlarda İnovasyon, Regülasyon ve AR-GE’nin Güçlü Ortağı

09 Ağustos 2026 5
Sağlıkta Mühendİslİk ve Kalİtenİn Buluşma Noktası: Pulcuoğlu Medİkal
RÖPORTAJ

Sağlıkta Mühendİslİk ve Kalİtenİn Buluşma Noktası: Pulcuoğlu Medİkal

09 Ağustos 2026 5
SAĞLIK HİZMET SUNUMU VE TIBBİ CİHAZ TEDARİKİNDE DÜN, BUGÜN VE YARIN
KÖŞE YAZISI

SAĞLIK HİZMET SUNUMU VE TIBBİ CİHAZ TEDARİKİNDE DÜN, BUGÜN VE YARIN

Mustafa DAŞCI

06 Ağustos 2026 65

GÜNCEL HABERLER

TÜMÜNÜ GÖR >
Hamile Kadın Helikopterle Van'a Sevk Edildi SAĞLIK
SAĞLIK

Hamile Kadın Helikopterle Van'a Sevk Edildi

Van’ın Bahçesaray ilçesinde 29 yaşındaki hamile kadın, ambulans helikopter ile Van’a getirildi. Van'ın Bahçesaray ilçesinde 29 yaşındaki hamile kadın, ambulans helikopter ileVan'a getirildi.Bahçesaray Devlet Hastanesinde tedavi gören 29 yaşındaki hamile hasta için ileri tetkik ve tedavisi için SBÜ Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne sevki kararla…

09 Ağustos 2026 7
Denize girmeyin uyarısına aldırış etmeyen 14 yaşındaki çocuk dalgalara kapılarak kayboldu SAĞLIK
SAĞLIK

Denize girmeyin uyarısına aldırış etmeyen 14 yaşındaki çocuk dalgalara kapılarak kayboldu

Hatay’ın Samandağ ilçesinde kaymakamlık tarafından yapılan ‘denize girmeyin’ uyarısına aldırış etmeyen 3 kişi dalgalara kapıldı. Şahıslardan 2’si ekipler tarafından kurtarılırken denizde kaybolan 14 yaşındaki çocuğu arama çalışmalar sürüyor. Samandağ Kaymakamlığı geçtiğimiz gün sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşımda "DENİZE GİRMEK YASAKTIR" "İl…

09 Ağustos 2026 2
Prof. Dr. İrfan Koca: MR'da Fıtık Görmek Ağrının Kaynağını Bulmak Değildir SAĞLIK
SAĞLIK

Prof. Dr. İrfan Koca: MR'da Fıtık Görmek Ağrının Kaynağını Bulmak Değildir

Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. İrfan Koca, ağrının farklı kaynakları olabileceğine dikkat çekerek tedavinin kişiye özel ve aşamalı planlanması gerektiğini belirtiyor. Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. İrfan Koca, ağrının farklı kaynakları olabileceğine dikkat çekerek tedavinin kişiye özel ve aşamalı planlanması gerek…

09 Ağustos 2026 3
Şırnak'ta Gaz Lambası Yağı İçen 2 Yaşındaki Çocuk Helikopterle Diyarbakır'a Sevk Edildi SAĞLIK
SAĞLIK

Şırnak'ta Gaz Lambası Yağı İçen 2 Yaşındaki Çocuk Helikopterle Diyarbakır'a Sevk Edildi

Şırnak'ta 2 yaşındaki bir çocuk, gaz lambası yağı içmesi sonucu zehirlendi. Hastanede ilk tedavisinin ardından durumu ağırlaşan çocuk, helikopter ambulansla Diyarbakır Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'ne sevk edildi. Şırnak'ta gaz lambası yağı içen 2 yaşındaki çocuk, helikopter ambulanslaDiyarbakır'a sevk edildi.Şırnak'ta 2 yaşındaki M.D…

09 Ağustos 2026 3
 
Çocuk doktorundan anestezi teknikerine Kayseri’nin gönüllü sağlık ordusu SAĞLIK
SAĞLIK

Çocuk doktorundan anestezi teknikerine Kayseri’nin gönüllü sağlık ordusu

Kayseri 11. Bölge Ulusal Medikal Kurtarma Ekibi (UMKE) personeli, afet ve acil durumlara müdahale edebilmek için eğitim ve tatbikatlarla hazırlıklarını sürdürüyor. Kayseri11. Bölge Ulusal Medikal Kurtarma Ekibi (UMKE) personeli, afet ve acil durumlara müdahale edebilmek için eğitim ve tatbikatlarla hazırlıklarını sürdürüyor. Farklı branşlardan sağlık çalışanlarının gönüllü olarak görev aldığı UMKE, yılın ilk 6 ayında yaklaşık 39 faaliyet gerçekleştirdi.Ağustos ayının ilk haftasının Ulusal UMKE Haftası olarak kutlandığını belirten Afetlerde Sağlık Hizmetleri Sorumlusu Adem Koçak, UMKE'nin sağlık personelinin gönüllü katılımıyla görev yaptığını söyledi. Kayseri'nin UMKE yapılanmasında 11. Bölge olarak görev yaptığını belirten Koçak, Nevşehir ve Niğde'nin de bölgeye bağlı olduğunu ifade ederek, "Toplu trafik kazaları, kayıp şahısların aranması, suda boğulma gibi doğal afetlerde görev yapıyoruz. Niğde ve Nevşehir ekiplerimizin de katılımıyla her yıl eğitim ve tatbikat düzenliyoruz. Sağlık personellerimizin mesleki yeterliliğini artırmak, afet ve acil durumlarda hızlı müdahalelerini sağlamak amacıyla bu tatbikatlara hız veriyoruz" dedi.UMKE'de farklı branşlardan sağlık çalışanları görev yapıyorÜç yıldır UMKE gönüllüsü olduğunu belirten Uzman Çocuk Doktoru Burcu Emeklioğlu, afetlerde çocuk ve erişkin hastalara ilk müdahalenin sahada gerçekleştirildiğini söyledi. UMKE bünyesinde birçok farklı branştan sağlık çalışanının gönüllü olarak görev yaptığını aktaran Emeklioğlu, "Genel cerrahi, beyin cerrahisi, dahiliye, çocuk cerrahisi hekimlerimiz mevcut. Erişkin psikiyatri uzmanımız bile var. Arkadaşlarımızla gönüllü olarak çalışmalarımız devam ediyor" diye konuştu.6 Şubat depremlerinin UMKE'ye gönüllü olmasında etkili olduğunu ifade eden Emeklioğlu, "Toplum olarak evde oturup o insanları izlemeye yatkın değiliz. Bir şekilde her şeyimizi ortaya koyarak o insanlara yardım etme içgüdümüz çok yüksek. 6 Şubat depremi, benim UMKE'ye gönüllü olmamdaki olaylardan bir tanesi. Hastanede çalışıyor da olsam insanlara gönüllü olarak yardım etmek istiyorum. Bu ayrı bir değer. Ben de bu değerin içinde olmaktan çok mutluyum" ifadelerini kullandı."Hastanelerin olmadığı bölgelerde görev yapıyoruz"10 yıllık hemşire olduğunu ve 2 yıldır UMKE gönüllüsü olarak görev yaptığını belirten Hemşire Gamze Kahraman da afetlerde sağlık hizmetlerinin sahada sürdürülebilmesi için özel eğitimlerden geçtiklerini söyledi. Kahraman, "Normalde hastanelerde ve sahalarda normal şartlarda kolaylıkla çalışabiliyoruz ama olağanüstü durumlarda bazen hastanelerin olmadığı durumlar oluyor. Buralarda hastanelerdeki tıbbi bilgi ve becerilerimizi sahada da kullanmak için uğraşıyoruz. Hemşirelik mesleğimizin üzerine eklediğimiz bilgilerle, acil ve afet durumlarında verilen eğitimlerle bu imkanları hastalarımıza sunuyoruz" dedi.Sahra hastanelerinde farklı branşlara ihtiyaç duyuluyorAnesteziTeknikeri Elif Koçer ise, UMKE'nin yalnızca acil sağlık personelinden oluşmadığını belirterek, afet bölgelerinde kurulan sahra hastanelerinde farklı branşlardan sağlık çalışanlarına ihtiyaç duyulduğunu söyledi. Koçer, "Afet durumlarında sahra hastaneleri kuruluyor. O hastaneler küçük hastane gibi ayarlanıyor ve içinde hastanede olması gereken bütün bölümler var. Acil durumlarda ameliyat olması gereken hastalara müdahale etmemiz gerekiyor. O yüzden UMKE'de anestezi teknikeri olarak görev yapıyorum" diye konuştu.Kayseri UMKE Sorumlusu İslam Köseoğlu, yılın ilk 6 ayında Kayseri, Niğde ve Nevşehir'i kapsayan bölgede yaklaşık 39 faaliyet gerçekleştirdiklerini açıkladı. UMKE ekiplerinin trafik kazaları, toplu olaylar, afetler ve boğulma vakaları gibi birçok durumda görev aldığını belirten Köseoğlu, "Hem ilimiz hem bölgemizde farklı branşlardaki Sağlık Bakanlığı çalışanları UMKE gönüllüsü olarak bulunmaktadır. Doktor, ATT, hemşire, paramedik, anestezi teknikeri ve diğer branşlardaki uzman doktorlarımız gibi Sağlık Bakanlığı bünyesinde çalışan tüm branşlar ilimiz ve bölgemizde bulunmaktadır" dedi.Köseoğlu, ekiplerin muhtemel afet ve acil durumlara karşı sürekli hazır tutulduğunu belirterek, "İlimizde ve bölgemizde oluşabilecek acil ve afet durumlarında ekiplerimizi hazır hale getiriyoruz" ifadelerini kullandı.Haberler.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve haberler.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.

09 Ağustos 2026 7
Uzmanından sıcak hava uyarısı: Kalp krizi riski artıyor SAĞLIK
SAĞLIK

Uzmanından sıcak hava uyarısı: Kalp krizi riski artıyor

Memorial Dicle Hastanesi'nden Prof. Dr. Serkan Akdağ, aşırı sıcakların kalp sağlığını olumsuz etkilediğini, sıvı ve elektrolit kaybının kalp krizi ve ritim bozukluklarını artırdığını belirtti. Özellikle 11.00-16.00 saatlerinde güneşten kaçınılması ve bol su tüketilmesi uyarısında bulundu. MemorialDicle Hastanesinde görevli Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Serkan Akdağ, Avrupa'da, yakın zamanda Fransa'nın Paris kentinde yüzden fazla insanın aşırı sıcak nedeniyle hayatını kaybettiğini belirterek, "Ülkemizde de maalesef özellikle son birkaç ayda hayatını kaybeden vaka sayısında ciddi artış yaşandı" dedi.Türkiye'nin bazı bölgelerinde hava sıcaklıkları mevsim normallerinin üstünde seyrediyor. Günlük yaşamı olumsuz etkileyen sıcak hava dalgası, sağlık sorunlarını da beraberinde getiriyor. Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Serkan Akdağ, yaz aylarında kalp krizi vakalarının arttığını belirterek, vatandaşlara uyarılarda bulundu. Ülkede ve dünyada son zamanlarda özellikle hava sıcaklığındaki ani artışlardan dolayı hem ölümlerde hem de kalp krizi vakalarında ciddi artışlar olduğuna dikkat çeken Dr. Akdağ, Avrupa'da, yakın zamanda Fransa'nın Paris kentinde yüzden fazla insanın aşırı sıcak nedeniyle hayatını kaybettiğine değindi."Ülkemizde de maalesef özellikle son birkaç ayda hayatını kaybeden vaka sayısında ciddi artış yaşandı" diyen Akdağ, "Hava sıcaklığı hem kalp sağlığımızı hem de genel metabolizmamızı olumsuz yönde etkilemektedir. Hava sıcaklığındaki ani artışlar vücuttan sıvı ve mineral kaybına yol açar. Bu da vücuttaki elektrolit dengesini olumsuz yönde etkiler. Bunun neticesinde hem ritim bozukluklarında hem de kalp krizi vakalarında artış görülebilir. Bununla beraber damar genişlemesi olur ve bu da tansiyon dengesizliğine yol açar. Özellikle ilaç kullanan kalp hastalarımızda yaz aylarında sıcaklığın artmasıyla birlikte tansiyon dengelerindeki oynamaları, yükselme ve düşmeleri çok sık görmekteyiz" dedi."Çay ve kafein içeren kahve gibi içecekler tüketmemiz gereken sıvının yerini tutmaz"Özellikle idrar söktürücü ilaç kullanan hastaların bu konuda daha dikkatli olması gerektiğinin altını çizen Prof. Dr. Akdağ, "Sıcaklıkla birlikte özellikle sodyum, potasyum, magnezyum, kalsiyum ve klor dengesinde bozulmalar sık görülmektedir. Buna çok dikkat etmek gerekiyor. Vücut terlemese bile bir miktar sıvı ve mineral kaybı ister istemez oluşabilmektedir. Bunun yerine konulması çok değerlidir. Dolayısıyla sıcak yaz aylarında sıvı tüketiminin daha fazla olması, susamasak bile mutlaka su ve sıvı tüketmemiz önem arz etmektedir. Sıvı tercihi olarak su, ayran ve özellikle maden suyu gibi içecekleri öneriyoruz. Çay ve kafein içeren kahve gibi içecekler tüketmemiz gereken sıvının yerini tutmaz. Günde ortalama 2,5-3,5 litre su tüketmemiz gerekiyor. Yaz aylarında sebze ve meyve ağırlıklı beslenmenin ciddi faydaları vardır. Ağır yemeklerden kaçınmamız gerekiyor" diye konuştu."Kalp krizi vakalarımız normal zamanlara göre bir miktar artış göstermektedir"Sıcak havalarda sıvı ve elektrolit dengesinin bozulmasıyla birlikte ritim bozukluklarının daha sık görüldüğünü söyleyen Akdağ, konuşmasına şöyle devam etti:"Özellikle bize gelen hastalarda çarpıntı atakları bu aylarda daha da artmaktadır. Tansiyon düşüklüğü ve tansiyon yüksekliği nedeniyle başvuran hasta sayısı da artmaktadır. Kalp krizi vakalarımız normal zamanlara göre bir miktar artış göstermektedir. Bunun nedeni şudur; sıvı kaybıyla birlikte elektrolit dengesi bozulur. Bunun yanında sıcaklık arttığında kanın yoğunluğu da artar. Kanın yoğunluğunun artması pıhtılaşma faktörlerini aktive eder. Bu da ister istemez kalp krizine yatkınlık oluşturur. Dolayısıyla hem krize yol açabilir hem de aşırı sıcaktan dolayı kaybettiğimiz sıvı ve elektrolitleri telafi etmek için kalp daha güçlü çalışmaya başlar. Kalp, bir dakikada pompalaması gereken miktardan daha fazla çalışır ve daha güçlü kasılır. Bu da kalbi yorar. Kalp yorulduğu zaman kalp krizi riski daha da artar. Özellikle kalp damar hastalığı olanlarda, kalp yetmezliği bulunanlarda ve ritim bozukluğu olan hastalarda sıcak yaz aylarında çok daha dikkatli olunmasını istiyoruz. Saat 11.00 ila 16.00 arasında güneş ışığına maruz kalmamalarını önemle rica ediyoruz. Sıvı kayıplarını iyi bir şekilde tolere etmelerini, yani yeterli sıvı almalarını istiyoruz.""Diyarbakır gibi hava sıcaklığının 45 dereceyi aştığı bölgelerde çok daha dikkatli olması gerekir"Prof. Dr. Akdağ, vatandaşların güneş çarpması ile kalp krizini karıştırdıklarına dikkat çekerek, "Güneş çarpması durumunda kişi aşırı terler, vücut kızarabilir, deri kuru ya da ıslak olabilir. Kalp krizinde ise bu tür görsel durumlar pek görülmez. Kalp krizi daha çok eforla tetiklenir. Şiddetli göğüs ağrısı, sol kola ve sol omuza yayılan ağrı, nefes darlığı ve çarpıntı ataklarıyla kendini gösterir. Sadece kalp hastaları değil, tüm bireylerin bu sıcak havalarda, özellikle Diyarbakır gibi hava sıcaklığının 45 dereceyi aştığı bölgelerde çok daha dikkatli olması gerekir. Altta yatan bir kalp hastalığınız olmasa bile aşırı sıcaklar nedeniyle vücudunuz sıvı ve elektrolit kaybeder. Özellikle sodyum, potasyum, magnezyum, klor ve kalsiyum kaybı nedeniyle hem ritim bozukluğu riskiniz, hem kalp krizi riskiniz, hem de tansiyon düşüklüğü veya ani tansiyon yükselmesi riskiniz normal zamanlara göre kat kat artar. Dolayısıyla kalp hastası olsun ya da olmasın tüm bireylerin bu sıcak havalara dikkat etmesi gerekir. Saat 11.00 ila 16.00 arasında mümkünse güneş ışığına maruz kalmamalıdır. Uygun kıyafetler tercih edilmeli, çok sıcak havalarda dışarı çıkılması gerekiyorsa şemsiye kullanılmalıdır. Bu kurallara mutlaka riayet etmek gerekir" ifadelerini kullandı.Haberler.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve haberler.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.

09 Ağustos 2026 3
Türkiye'de Obezite Alarmı: 15 Yaş Üzeri Nüfusun Yüzde 31,5'i Obez SAĞLIK
SAĞLIK

Türkiye'de Obezite Alarmı: 15 Yaş Üzeri Nüfusun Yüzde 31,5'i Obez

AKSARAY Aile Hekimleri Derneği Başkanı Dr. Şenol Atakan, "Türkiye beslenme sağlık araştırması raporuna göre; Türkiye’de obezite sıklığı 15 yaş üzeri yüzde 31,5 oldu. AKSARAY Aile Hekimleri Derneği Başkanı Dr. Şenol Atakan, "Türkiyebeslenme sağlık araştırması raporuna göre; Türkiye'de obezite sıklığı 15 yaş üzeri yüzde 31,5 oldu. Bu çok ciddi bir rakam. Aşırı yanlış beslenme ve fiziksel aktivite yetersizliği obezitenin en önemli nedenleri arasında yer alıyor" dedi.Obezite günümüzde gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin en önemli sağlık sorunları arasında yer alıyor. Obezite; genel olarak bedenin yağ kütlesinin yağsız kütleye oranının aşırı artması sonucu boy uzunluğuna göre vücut ağırlığının arzu edilen düzeyin üstüne çıkması olarak ifade ediliyor. Obeziteye dair açıklamalarda bulunan Aksaray Aile Hekimleri Derneği Başkanı Dr. Şenol Atakan, Türkiye'de obezite oranlarının ciddi boyuta ulaştığını belirtti.'ÖLÜM NEDENLERİ ARASINDA İLK SIRADA'Obeziteyi 'çağın vebası' olarak nitelendiren Atakan, "Obeziteye çağımızın vebası diyebiliriz. 1975 yılından bugüne yüzde 300 oranında ülkemizde artmış durumda. Dünya çapında ölüm nedenleri arasında ilk konumda. Obeziteye bağlı metobolik sendrom dediğimiz rahatsızlıklar da oluyor. Aşırı yanlış beslenme ve fiziksel aktivite yetersizliği obezitenin en önemli nedenleri arasında yer alıyor. Obeziteyi belirlemek için beden kitlesi endeksi kullanıyoruz. Bu endeks 30'un üzerinde ise biz ona kilolu diyoruz. Ona göre bir sınıflandırma yapıyoruz" dedi.KADINLARDA YÜZDE 40'LARDAAtakan, "Türkiye beslenme sağlık araştırması raporuna göre; Türkiye'de obezite sıklığı 15 yaş üzeri yüzde 31,5 oldu. Bu çok ciddi bir rakam. Kadınlarda ise bu rakam yüzde 40'larda, erkeklerde yüzde 25'lerde. 15 yaş üzere fazla kilolu olanlarda yüzde 30'a yakın kadınlarda, erkeklerde ise yüzde 40 olarak tespit edilmiş. Bir de yaşamın ilk yıllarındaki beslenme çok önemli. Anne sütü alan kişilerde obezitenin daha az olduğu görülüyor. Anne sütünün önemi çok. Biz bunları vatandaşlarımıza anlatıyoruz. İnsülin direnci, hipertansiyon, koroner arter hastalığı, hiperlipidemi, bazı kanser türleri, kadınlarda safra kesesi, yumurtalık ve meme kanseri, erkeklerde kolon ve prostat kanseri, uyku apnesi, astım hastalığı ve ruhsal sorunlar gibi olayları sıklıkla görüyoruz. Bize diyetisyene gidip, ellerinde tahlil listesiyle gelenler ciddi şekilde arttı" diye konuştu. Atakan ayrıca obez kişilerin öncelikle aile hekimine başvurup, onların yönlendirmesiyle uzmanlara başvurulması gerektiğini belirtti.Haberler.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve haberler.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.

09 Ağustos 2026 9
Muğla'da Yeni Biyogüvenlik Mevzuatı Tanıtıldı SAĞLIK
SAĞLIK

Muğla'da Yeni Biyogüvenlik Mevzuatı Tanıtıldı

Muğla İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, 24 Temmuz 2026'da yürürlüğe giren yeni mevzuat hakkında bilgilendirme toplantısı düzenledi. Toplantıda, biyogüvenlik tedbirleri, hastalıktan ari statüye geçiş süreçleri ve üretici yükümlülükleri ele alındı; Bakanlık uzmanları katılımcıların sorularını yanıtladı. Hayvancılıkta biyogüvenliğin artırılması ve sürdürülebilir üretimin desteklenmesi amacıyla 24 Temmuz 2026 tarihinde yürürlüğe giren yeni mevzuata ilişkin bilgilendirme toplantısı, Muğla İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ev sahipliğinde gerçekleştirildi.Tarım ve Orman Bakanlığı Hayvan Sağlığı ve Epidemiyoloji Daire Başkanı Hüseyin Eş, Bakanlık uzmanları, Muğla genelindeki İl ve İlçe Tarım ve Orman Müdürlüklerinde görev yapan teknik personel ile yetiştiricilerin katıldığı toplantıda, yeni mevzuat kapsamında uygulanacak süreçler ele alındı.Toplantıda, "Saha Hazırlığı ve Biyogüvenlik" başlığı altında işletmelerde uygulanması gereken biyogüvenlik tedbirleri, saha hazırlığına ilişkin uygulama adımları, teknik detaylar ve süreç yönetimi hakkında katılımcılara bilgi verildi."Ari Statü ve Üretici Yükümlülükleri" başlığında ise işletmelerin hastalıktan ari statüye geçiş süreçleri, mevzuat kapsamında belirlenen kriterler ve yetiştiricilerin yerine getirmesi gereken yükümlülükler anlatıldı. Toplantıda yetiştiriciler ve teknik personel tarafından yöneltilen sorular, Bakanlık uzmanları tarafından yanıtlandı.Hayvan sağlığının korunması, biyogüvenlik uygulamalarının güçlendirilmesi ve sürdürülebilir hayvansal üretimin desteklenmesi amacıyla hayata geçirilen "Yeni Hastalıktan Ari İşletme Modeli" kapsamında düzenlenen toplantıda, yeni mevzuatın sahada etkin ve doğru şekilde uygulanmasına yönelik değerlendirmelerde bulunuldu.Yetkililer, yeni uygulama ile işletmelerde biyogüvenlik standartlarının yükseltilmesi, hayvan hastalıklarıyla mücadelenin güçlendirilmesi ve sürdürülebilir hayvansal üretimin desteklenmesinin hedeflendiğini belirtti.Haberler.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve haberler.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.

09 Ağustos 2026 19
Parmak Arası Terlikler Gerçekten Zararlı mı? Uzmanlar Yanıtlıyor SAĞLIK
SAĞLIK

Parmak Arası Terlikler Gerçekten Zararlı mı? Uzmanlar Yanıtlıyor

Parmak arası terlikler, kavurucu sıcaklarda terleyen ayaklar için her zaman popüler bir çözüm.Üstelik bu yaz yenilenmiş, topuklu modelleri bile var. Ancak topuklu olsun ya da olmasın, parmak arası terlikler destek eksikliği ve ayak sağlığına zarar verebilmesi nedeniyle kötü bir üne sahip. Parmak arası terlikler, kavurucu sıcaklarda terleyen ayaklar için her zaman popüler bir çözüm.Üstelik bu yaz yenilenmiş, topuklu modelleri bile var. Ancak topuklu olsun ya da olmasın, parmak arası terlikler destek eksikliği ve ayak sağlığına zarar verebilmesi nedeniyle kötü bir üne sahip. Peki bu adil bir değerlendirme mi?İngiltere'de ayak sağlığı uzmanı olan Dr. Helen Branthwaite, parmak arası terliklerin zararlı olduğunu söylemenin "doğru olmadığını" düşünüyor.Branthwaite'e göre sorun modelden ziyade kış aylarından sonra yaşanan büyük değişiklik: "Çok sıkı oturan bir ayakkabıdan doğrudan terlik giymeye geçerseniz sorun ortaya çıkar."Bu, ayağınızın normalden daha fazla zorlanması anlamına gelir ve bu da sakatlanmaya daha yatkın hale gelmenize neden olur."Ayak zamanla şekil değiştirmeye başlar ve biraz yayılma eğilimi gösterir."İyi bir benzetme şu olabilir: Sürekli korse giyerseniz ve sonra korseyi çıkarırsanız, her şey bir şekilde dışarı sarkar."Peki, şık ve konforlu alternatifler neler?Sağlıklı sandaletler hangileri?Moda uzmanı Angela Baidoo, düz ve ince, büyük bir köpük levhadan kesilmiş terliklerden ziyade destekleyici terlikler öneriyor.Z kuşağı ise büyük plastik tasarımları tercih ediyor. Bu terliklerin çok estetik durmadığını savunan Baidoo devamında "ama gerçekten rahatlar" diyor.Diğer yandan tahta terlikler de yeniden moda oldu. Doktorlar ve aşçılar gün boyu ayaklarında bu terlikleri giyiyorlar. Baidoo, ortopedik terlikleri de hatırlatarak bir zamanlar kendisinin de pembe süet bir çifti olduğunu itiraf ediyor.Sıcak havalarda dolgu topuklu ayakkabılar da bir başka seçenek: "Bazı arkadaşlarımla ve büyük beden kategorisinde çalışan müşterilerimle konuştuğumda, dolgu topuklu ayakkabıların rahat olduğunu ve ayak bileği için güzel bir silüet oluşturduğunu söylüyorlar. Ayakkabının her yerinden destek alıyorsunuz."Dilerseniz, 1970'lerde bir tarih öğretmeninin giyebileceği türden balıkçı sandaletlerini de tercih edebilirsiniz. Hem de çorapla.Baidoo, "Erkekler bunu mokasen ayakkabıya alternatif olarak giyebilirler. Parmak arası terlik kadar rahat değil, bu da bazı ortamlar için uygun olmayabilir" diyor.Peki ya minimalist yalınayak ayakkabı giyme trendi? Branthwaite'e göre, her şey yavaş yavaş alışmakla ilgili. Başka bir deyişle, bir çift alıp sonra sekiz kilometrelik bir yürüyüşe çıkmayın.Mutlu ayaklar için uzman ipuçları Ayak sağlığı uzmanı Dr. Helen Branthwaite'in ayak bakımına dair en önemli ipuçları: Orijinali İngilizce olan bu makalenin çevirisinde yapay zekadan yararlandık. Yayınlanmadan önce çeviriyi bir BBC gazetecisi kontrol etti. .Haberler.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve haberler.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.

09 Ağustos 2026 9
Bayburt'ta Emzirme Haftası Etkinliği SAĞLIK
SAĞLIK

Bayburt'ta Emzirme Haftası Etkinliği

Bayburt Devlet Hastanesi'nde Dünya Emzirme Haftası dolayısıyla düzenlenen etkinlikte, kadın hastalıkları ve doğum servisinde yatan annelere hoşaf ikram edildi, stant kurularak bilgilendirme yapıldı. Anne sütünün önemi vurgulanan etkinlikte, sorun yaşayan anneler laktasyon polikliniğine yönlendirildi. BayburtDevlet Hastanesinde, Dünya Emzirme Haftası dolayısıyla emziren annelere yönelik bilgilendirme ve farkındalık etkinliği gerçekleştirildi.Kadın hastalıkları ve doğum servisinde yatan annelere süt artışını desteklemek amacıyla hoşaf ikram edildi. Hastanenin zemin katında kurulan stantta ise emziren annelere bilgilendirme yapıldı ve çeşitli ikramlarda bulunuldu.Etkinlikte anne sütü ve emzirmenin önemi anlatılırken, emzirme konusunda sorun yaşayan anneler laktasyon polikliniğine yönlendirildi.Anne sütünün bebek sağlığı açısından taşıdığı öneme dikkat çekilen etkinlikte, anne sütü konusunda farkındalık oluşturulmasına ve emzirmenin desteklenmesine katkı sağlandı.Haberler.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve haberler.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.

09 Ağustos 2026 6
Kanser Görüntülemede Yeni Nesil Yöntemler SAĞLIK
SAĞLIK

Kanser Görüntülemede Yeni Nesil Yöntemler

Dr. Tarık Elri, nükleer tıpta yeni nesil moleküler görüntüleme yöntemlerinin kanser teşhis ve tedavisinde daha net değerlendirme sağladığını, Ga-68 FAPI PET/BT gibi tekniklerle hastalığın yaygınlığının daha güvenilir belirlendiğini ve tedavi planlarının kişiselleştirildiğini belirtti. Kanser teşhis ve tedavisinde doğru zamanda doğru görüntüleme yönteminin seçilmesi büyük önem taşıdığını belirten uzmanlar, nükleer tıpta kullanılan yeni nesil moleküler görüntüleme yöntemleri, bazı kanser türlerinde hastalığın daha net değerlendirilmesine ve tedavi planının daha güvenilir şekilde oluşturulmasına katkı sağladığına dikkat çekti.Kanserlerin birbirinden farklı biyolojik özelliklere sahip olduğunu belirten Dr. Tarık Elri, bu nedenle her hastada aynı görüntüleme yönteminin kullanılmadığını söyledi."Her kanser aynı şekilde davranmıyor. Bu nedenle her hastada aynı görüntüleme yönteminden aynı sonucu beklemek doğru değildir" diyen Dr. Elri, "Günümüzde tümörün biyolojik özelliklerine göre geliştirilen moleküler görüntüleme yöntemleri sayesinde hastalığın yeri, yaygınlığı ve davranışı hakkında daha ayrıntılı bilgiler elde edilebiliyor. Bu bilgiler de tedavi planlamasına önemli katkı sağlıyor" ifadelerini kullandı.Tümörü görünür hale getiren moleküller kullanılıyorMoleküler görüntüleme yöntemlerinin temelinde, damar yoluyla verilen ve tümörün belirli özelliklerini hedef alan radyoaktif işaretleyici moleküllerin bulunduğunu belirten Dr. Elri, "Bu moleküller kanser hücresinin ya da tümör çevresindeki dokuların biyolojik özelliklerine bağlanıyor. Ardından PET/BT cihazı bu bölgeleri görüntüleyerek klasik yöntemlerle belirlermesi güç olabilen bazı odakların daha net değerlendirilmesini sağlıyor" diye konuştu.Kanser türüne göre farklı moleküller tercih ediliyorHer kanser türünde aynı molekülün kullanılmadığını vurgulayan Dr. Tarık Elri, "Nöroendokrin tümörlerde ve prostat kanserinde tümör hücrelerinin yüzeyindeki özel reseptörleri hedefleyen görüntüleme yöntemlerinden yararlanıyoruz Mide, pankreas, kalın bağırsak, karaciğer, özofagus ve meme kanseri gibi bazı tümörlerde ise tümörün çevresindeki bağ dokusunu hedefleyen FAPI molekülü sayesinde standart görüntülemeye kıyasla. bazı hastalarda hastalığın yaygınlığı daha güvenilir şekilde değerlendirilebiliyor" dedi.Hedefe yönelik görüntüleme: Klinik Yaklaşımı Değiştiren Dönüm NoktasıGa-68 DOTATATE yönteminin tümör hücrelerindeki somatostatin reseptörlerini hedef alması sayesinde nöroendokrin tümörlerde; Ga-68 PSMA PET/BT'nin ise tümör hücrelerinin yüzeyinde bulunan prostat spesifik membran antijenini (PSMA) hedef alarak prostat kanserinde hastalığın tanı ve takibinde en ileri görüntüleme yöntemleri olarak kullanıldığını belirten Dr. Tarık Elri "Bu yöntemler sayesinde hastalığı yüksek doğrulukla gösterebiliyor, milimetrik boyuttaki lezyonları ve lenf nodlarını dahi görüntüleyebiliyoruz. Tek çekimde tüm vücudun değerlendirilebilmesi de hastalığın yaygınlığını daha net ortaya koyuyor" dedi.Yöntemin yalnızca tümörün yerini göstermediğini de vurgulayan Dr. Elri, "Aynı zamanda hastanın hedefe yönelik radyonüklid tedavilere uygun olup olmadığını belirlememize de yardımcı oluyor. Böylece hastaya en uygun tedavi seçeneğini planlayabiliyoruz" ifadelerini kullandı.Kanserin çevresini görüntüleyen farklı bir yaklaşım: Ga-68 FAPI PET/BTGa-68 FAPI PET/BT'nin klasik yöntemlerden farklı bir bakış açısı sunduğunu belirten Dr. Tarık Elri, "Bu yöntem doğrudan kanser hücresini değil, tümörün büyümesine ve yayılmasına destek olan çevre dokuyu görüntülüyor. Bu özelliği sayesinde özellikle bazı kanser türlerinde standart FDG PET/BT ile görülemeyen odakların ortaya çıkarılmasına yardımcı olabiliyor" dedi.Karaciğer, pankreas, mide, özofagus, kolon-rektum kanserleri, meme kanserinin bazı alt tipleri ve sarkomlar başta olmak üzere çok sayıda kanser türünde bu yöntemin önemli bilgiler sağlayabildiğini belirten Dr. Elri, "Bazı hastalarda hastalığın yaygınlığını daha net ortaya koyabiliyor ve bu sayede en doğru tedavi seçeneğinin belirlenmesinde önemli katkılar sunuyor. Ayrıca ulaşılması güç bölgelerdeki şüpheli kitlelerin değerlendirilmesine imkan sağlayarak gereksiz biyopsilerin azaltılmasına yardımcı olabiliyor" diye konuştu.Tedavi kararını etkileyebiliyorGörüntüleme yöntemlerinin yalnızca tanı koymak amacıyla kullanılmadığını ifade eden Dr. Tarık Elri, "Elde edilen bilgiler sayesinde bazı hastalarda tedavi planı değişebiliyor, radyoterapi uygulanacak alan daha net belirlenebiliyor veya hedefe yönelik tedavilere uygunluk değerlendirilebiliyor. Amacımız hastaya en uygun tedavi yaklaşımını belirleyebilmek" dedi.Hasta konforuna önem veriliyorBahsi geçen görüntüleme yöntemlerinin hasta açısından konforlu uygulamalar olduğunu belirten Dr. Tarık Elri, " hastalar işlem sonrasında kısa sürede günlük yaşamlarına dönebiliyor. Radyasyon miktarı düşük olup bilinen ciddi bir yan etki bulunmuyor. Sadece önlem amacıyla işlem günü hamilelerden ve küçük çocuklardan uzak durulmasını öneriyoruz" dedi.Haberler.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve haberler.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.

09 Ağustos 2026 9
ABD eski başkanı Biden'in kanseri tüm vücudunu sardı SAĞLIK
SAĞLIK

ABD eski başkanı Biden'in kanseri tüm vücudunu sardı

Eski ABD Başkanı Joe Biden’ın oğlu Hunter Biden, babasının prostat kanserinin kemiklerine ve vücudunun diğer bölgelerine yayıldığını belirterek hastalığın artık “çok ağrılı ve yıpratıcı” bir hale geldiğini söyledi. BBC’ye konuşan Hunter Biden, babasının yaşadığı süreci izlemenin ailesi için son derece zor olduğunu ifade etti. Eski ABD Başkanı Joe Biden'ın sağlık durumuyla ilgili oğlu Hunter Biden'dan endişelendiren açıklama geldi. BBC'ye konuşan Hunter Biden, babasının prostat kanserinin kemiklerine ve vücudunun diğer bölgelerine yayıldığını belirterek hastalığın son derece ağrılı ve yıpratıcı bir hal aldığını söyledi.Hunter Biden, 7 Ağustos'ta BBC'nin Newsnight programına verdiği röportajda babasının hastalığından söz ederken duygusal anlar yaşadı.Babasının kanserinin ilerlediğini belirten Hunter Biden, hastalığın kemiklere yayıldığını ve bunun Biden açısından “çok ağrılı ve çok yıpratıcı” olduğunu ifade etti. Hunter, babasının yaşadığı sıkıntıları izlemeyi “gerçekten üzücü” olarak nitelendirdi.Hunter Biden ayrıca babasının sağlık durumuyla ilgili, “Daha fazla şikayet etmesini isterdim” diyerek Biden'ın yaşadığı ağrıları çoğu zaman dile getirmediğini söyledi.Joe Biden'ın prostat kanseri teşhisi Mayıs 2025'te, başkanlık görevinden ayrılmasından yaklaşık dört ay sonra açıklanmıştı.Biden'ın ofisinden yapılan açıklamada kanserin agresif bir formda olduğu, kemiklere yayıldığı ve Gleason skorunun 9 olduğu bildirilmişti. Hastalığın aynı zamanda hormonlara duyarlı olduğu ve bu nedenle tedaviyle kontrol altında tutulabileceği belirtilmişti.83 yaşındaki Biden, sağlık sorunlarına rağmen kamuoyunun karşısına çıkmaya ve siyasi gündeme ilişkin açıklamalar yapmaya devam ediyor.Hunter Biden da babasının sağlık durumunun ağırlaşmasına rağmen kamuoyundan tamamen çekilmediğini belirterek, Biden'ın ülkesine olan bağlılığını sürdürdüğünü söyledi.Biden'ın kanser tedavisi sürerken ailesi de sağlık durumuyla ilgili zaman zaman açıklamalarda bulunuyor. Eşi Jill Biden daha önce hastalığın yaşamının geri kalanında Biden'la birlikte devam edeceğini belirtmişti.alma mazlumun ahını çıkar aheste ahestebu seneyi zor çıkartır uykucu Joe darısı trumpaÖyle kolay gitmek yok, burdaki acılar sana fragmanhani bir şarkı vardı, baay bay hepinis bay baay lolinisHaberler.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve haberler.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.

08 Ağustos 2026 7
Matkap kullanırken neredeyse kör oluyordu SAĞLIK
SAĞLIK

Matkap kullanırken neredeyse kör oluyordu

İstanbul'da yaşayan Ramazan Öztürk'ün gözüne matkap kullandığı sırada vida parçası kaçtı. Yaklaşık 2,5 saat süren operasyonla parça başarıyla çıkarılırken, ameliyatı gerçekleştiren doktor "Kliniğe günde yaklaşık ortalama 5 ila 10 arasında göz yaralanması geliyor" diyerek vatandaşları koruyucu ekipmanlar kullanmaları konusunda uyardı. İstanbul'da 42 yaşındaki Ramazan Öztürk'ün matkap kullandığı sırada vida parçası gözüne kaçtı ancak başta durumu anlamadı, şikayetler oluşunca ise hastaneye koştu. Öztürk, "Vida sökerken kırılıp yerden sekip gözüme girdi. İlk anlamadım, çapak gibi sandım. Gözlük kullanılması lazım, kullanmadım böyle oldu" dedi.İstanbul'un Pendik ilçesinde yaşayan cam işiyle uğraşan 42 yaşındaki Ramazan Öztürk'ün iddiaya göre 12 Haziran günü matkap kullandığı sırada gözüne vida parçası kaçtı. Olay sonrası durumu anlamadığını söyleyen Öztürk, şikayetleri oluşunca hastaneye gitti. Yapılan incelemelerde gözüne vida parçası kaçtığı anlaşılan Öztürk ameliyata alındı. İlk operasyon sonrası 13 Haziran günü İstanbul Kanuni Sultan Süleyman Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne sevk edildi. Göz Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Sadık Etka Bayramoğlu ve ekibi tarafından yapılan incelemelerin ardından Öztürk, ameliyata alındı.Yaklaşık 2,5 saat süren operasyonla parça başarıyla çıkarıldı. Göze giren parçanın filmdeki görüntüsü dikkat çekerken çıkarılan parçalı hali ve çıkarılma anı kameraya yansıdı. Doç. Dr. Bayramoğlu, hastasının durumu ve sürece ilişkin bilgi verdi. Bayramoğlu, tadilat ya da benzer durumlarda koruyucu önlemlerin hayati olduğuna dikkat çekti. Öztürk ise yaşadığı zorlu süreci anlattı.Gözünde batma, sulanma gibi şikayetler hissetmesi sonrası hastaneye gittiğini belirten Ramazan Öztürk, "Yaklaşık 1,5 ay önce oldu, camcıyım. Bir vida sökerken vida kırılıp yerden sekip gözüme girdi. Ameliyat geçirdim, ambulansla buraya sevk edildim. Gözlük mecbur kullanılması lazım, ben kullanmadım sonuç böyle oldu yine şükür, atlattık. Bunlara dikkat etmek gerekiyor. İlk etapta anlamadım, çapak gibi sandım, gözümden su gelince direkt hastaneye gittim. Parça içerideymiş, biz bilmiyorduk. Uzun bir ameliyat geçirdim, şu an iyiyim" ifadelerini kullandı.Hastasının durumuna yönelik konuşan Doç. Dr. Sadık Etka Bayramoğlu, "Hastamız 13 Haziran cumartesi geldi. 1 gün önce kendi işyerinde çalışırken gözüne metalik bir yabancı cisim kaçma şüphesiyle başka bir hastaneye başvurmuş ve orada birincil ameliyatı yapılmıştı. Hasta geldikten, gerekli ön incelemeleri yaptıktan sonra birkaç saat içinde ameliyathaneye indirip, ameliyatımıza başladık. Toplam 2-2,5 saat sürdü. Yabancı cisim çok büyük değildi; yaklaşık 2,5-3 milimetre uzunluğunda, genişliği ise 1-1,5 milimetreydi fakat gözün derin tabakalarına kadar ulaşmıştı. Göz yaralanmalarında yabancı cismin boyutu elbette önemli ama hiçbir zaman küçük yabancı cisimlerin daha az zararla sonuçlanabileceği gibi bir algıya da kapılmamak lazım. Eğer görme merkezine gelirse ciddi, tam görme kaybıyla bile sonuçlanabilir" dedi.'Hastamız şanslıydı' diyerek sözlerine devam eden Bayramoğlu, "Görme merkezine yaklaşmış, onu hassasiyetle temizledikten, gerekli tüm güvenlik tedbirlerini aldıktan sonra yabancı cismi başarıyla çıkarttık. İlk ameliyatın zamanında yapılmış olması önemli. 1 haftayı geçen olgularda maalesef tedavi şansı çok çok azalıyor. Göz içi kanamalar, yabancı cisimlere karşı göz içi reaksiyonlar gelişebiliyor, hele hele göz içi enfeksiyon gelişirse görme kaybı ve hatta göz kesesinin tamamen kaybına kadar ilerleyebiliyor. Matkap kullanırken olmuş, mutlaka koruyucu gözlük, bazı durumlarda yüz koruyucu ekipmanın olması lazım. Bu hastamızın özelinde belki bir koruyucu gözlük olsaydı hiç böyle bir ameliyata gerek kalmayabilirdi" ifadelerini kullandı.Yabancı cisim kaynaklı başvurularına yönelik konuşan Bayramoğlu,, "Kliniğimizde günde yaklaşık ortalama 5 ila 10 arasında göze yabancı cisim veya kaynak ustalarının ya da izleyen insanların göz hasarı sonucu göz yaralanması gelmekte. Hastamızdaki gibi bu tarz göz içi yabancı cisim, delici göz yaralanmaları daha seyrek oluyor, haftada birkaç adet diyebiliriz. İnsanlarımızın böyle ciddi bir yaralanmayla karşılaşmaması için koruyucu ekipmanlarına dikkat etmeleri lazım eğer ekipmanlar kullanılırsa göz yaralanması sebebiyle başvuruların yüzde 90-95 azalabileceğini düşünüyorum" dedi.Gozluk tak desen gulenler gulerdisanayide atasözü bana bir şey olmaz kafasında sonucu böyle oluyor usta olan böyleKoruyucu gözlük kullanılmalıHaberler.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve haberler.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.

08 Ağustos 2026 5