Özel Sağlıkta Büyük Planlama: 34 Yeni Hastane, 239 Uzman Kadrosu Ve 2 Bin 620 Yatak
Özel Sağlıkta Büyük Planlama: 34 Yeni Hastane, 239 Uzman Kadrosu Ve 2 Bin 620 Yatak
Habere GitÇorum Fizik Tedavi Hastanesi Bakanlığın Yatırım Programına Alındı
Ankara İskilipliler Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Daşcı'nın, Çorum'un fizik tedavi ve rehabilitasyon alanındaki ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla Sağlık Bakanlığına yaptığı kapsamlı resmi başvuru önemli bir aşamaya ulaştı. Sağlık Bakanlığı, "Çorum Erol Olçok Eğitim ve Araştırma Hastanesi Fizik Tedavi Hastanesi Ek Bina Yatırımı"nı 2027 yılı yatırım programına alınmak üzere Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığına sundu.
Habere GitSağlık Gündeminde Markanıza Yer Açın!
Basın bültenlerinizi, firma haberlerinizi, ürün lansmanlarınızı ve röportaj taleplerinizi bize iletin; Sağlık Gazetesi ve Sağlık Dergisi’nde yayınlayalım.
Habere Git351. Sayı
Sağlık dergimizin 351. sayısı yayınlandı! Hemen dijital olarak inceleyin.
CANLI YAYIN TAKVİMİ
ÖNE ÇIKAN RÖPORTAJLAR
Muayene Katılım Payı Nedir?|Sağlıkla Güvende Kalın 79. Bölüm
KLS Martin’in İleri Cerrahi Çözümleri Oypa Medikal Güvencesiyle Türkiye’de
PAQEN: Tıbbi Cihazlarda İnovasyon, Regülasyon ve AR-GE’nin Güçlü Ortağı
KÖŞE
ORTAK AKIL EVDE BAŞLAR, DÜNYADA DEVLET AKLINA DÖNÜŞÜR
Mustafa DAŞCI
GÜNCEL HABERLER
SAĞLIK
Yarasaların uzun ömür genleri insanlarda kanser ve virüsle mücadeleye ışık tutuyor
Bilim insanları, yarasaların bağışıklık sistemlerinin ardındaki mekanizmaları inceleyerek insan ömrü konusunda neler öğretebileceklerini anlamaya çalışıyor. Yarasalar, boyutlarına göre en uzun yaşayan memeliler ve virüslere uyum sağlayıp savunmalarını güçlendirme yeteneğine sahip. Bilim insanları şimdi, insanların yarasaların virüslere direnme ve …
SAĞLIK
Uzmanından okul çantası uyarısı: Skolyoz ve kifoza yol açabilir
2026-2027 eğitim yılı öncesi Düzce Atatürk Devlet Hastanesi'nden Fizyoterapist Tanju Şahin, yanlış okul çantası seçiminin çocuklarda duruş bozukluklarına ve omurga sorunlarına yol açabileceğini belirtti. Çanta ağırlığının çocuğun kilosunun %10-15'ini geçmemesi, çift askılı ve bel kemerli modellerin tercih edilmesi gerektiğini vurguladı. Ayrıca ağı…
SAĞLIK
Teyit: Kulak memesinde beliren çizgi gerçekten kalp krizinin habercisi mi?
Bazı kullanıcılar, kulak memesinde beliren dikey çizgilerin, kalp krizinin yaklaştığını haber verdiğini düşünüyor. Peki "Frank çizgisi" diye bilinen bu çizgilerle ilgili iddialar ne kadar doğru? Çanakkale'de geçirdiği kalp krizinin ardından hastaneye kaldırılan komedyen Cem Yılmaz'ın kulağında belirdiği görülen çizgi, sosyal medyada tartışma yarat…
SAĞLIK
Bakan Memişoğlu: Son bir yılda 81 ilimizde 9 bin 988 denetim faaliyeti gerçekleştirdik
Bakan Memişoğlu, sanal medya hesabından yaptığı açıklamada, "Sağlıkta dijital ve önleyici denetim sistemlerimizi güçlendirmeye devam ediyoruz. Rutin yürütülen denetim faaliyetlerinin yanında, veri vet... Bakan Memişoğlu, sanal medya hesabından yaptığı açıklamada, "Sağlıkta dijital ve önleyici denetim sistemlerimizi güçlendirmeye devam ediyoruz. Ru…
DUYURULAR
SAĞLIK
Eskişehir'de 5 Ayda 20 Kilo Verdi
Eskişehir İl Sağlık Müdürlüğüne bağlı Şirintepe Sağlıklı Hayat Merkezi'nde beslenme danışmanlığı hizmeti alan Ezgi Katırcı, yaklaşık 5 ayda 20 kilo vererek sağlıklı yaşam alışkanlıkları kazandı. Eskişehirİl Sağlık Müdürlüğüne bağlı Şirintepe Sağlıklı Hayat Merkezi'nde beslenme danışmanlığı hizmeti alan Ezgi Katırcı, yaklaşık 5 ayda 20 kilo vererek sağlıklı yaşam alışkanlıkları kazandı.Tepebaşı ilçesinde hizmet veren merkezde Diyetisyen Gülşah Yıldız'ın danışmanlığında beslenme düzenini yeniden oluşturan Katırcı, kilo verme sürecinde günlük yaşamında daha fazla hareket etmeye başladı.Yaklaşık 5 aylık süreçte 20 kilo veren Katırcı, değişimin yalnızca fiziksel olmadığını, kendisini daha enerjik ve hareketli hissettiğini belirtti.Katırcı, sağlıklı beslenme programına başlamadan önce günlük yaşamında asansörü tercih ettiğini ifade ederek, şöyle devam etti:"Bu sürece başladığımda en büyük hedefim sağlıklı bir şekilde kilo vermekti. Ancak zaman içerisinde bunun sadece kilo vermekten ibaret olmadığını gördüm. Kendimi daha hafif, daha enerjik ve daha iyi hissetmeye başladım. Eskiden günlük hayatımda asansörü tercih ederken artık merdivenleri rahatlıkla kullanabiliyorum. Hayatım tamamen değişti."Düzenli kontrollerini sürdüren Katırcı, kendisine önerilen beslenme düzenini günlük yaşamına uyarlayarak süreci devam ettirdi.Şirintepe Sağlıklı Hayat Merkezi Diyetisyeni Gülşah Yıldız da sağlıklı kilo verme sürecinde kişiye özel planlamanın önemine dikkati çekti.Yıldız, danışmanlık sürecinde kişinin yaşı, günlük yaşamı, beslenme alışkanlıkları ve ihtiyaçlarının birlikte değerlendirildiğine değinerek, amaçlarının yalnızca tartıdaki kilo değişimi olmadığını belirtti.Sağlıklı beslenmenin kısa süreli diyet programı olarak görülmemesi, yaşam boyu sürdürülebilecek alışkanlığa dönüştürülmesi gerektiğini vurgulayan Yıldız, "Bizim için önemli olan kişinin sadece kilo vermesi değil, sağlıklı beslenme alışkanlıklarını öğrenmesi ve bunu günlük yaşamının bir parçası haline getirmesi. Ezgi Hanım da sürece büyük bir uyum gösterdi. Düzenli kontroller, doğru beslenme alışkanlıkları ve günlük yaşamda hareketin artırılmasıyla çok güzel bir sonuç elde ettik." değerlendirmesinde bulundu.
SAĞLIK
'Göğüs ağrısı her zaman aynı şekilde hissedilmiyor’
Kalbin farklı bölgelerinin farklı koroner damarlar tarafından beslendiğini belirten Medicana Sağlık Grubu Doç. Dr. Göksel Güz, “Özellikle kalbin ön duvarını etkileyen kalp krizleri önemli bir klinik t... Kalbin farklı bölgelerinin farklı koroner damarlar tarafından beslendiğini belirten Medicana Sağlık Grubu Doç. Dr. Göksel Güz, “Özellikle kalbin ön duvarını etkileyen kalp krizleri önemli bir klinik tablodur. Ön duvar miyokard enfarktüsünün, kalbin ön bölümünü besleyen damarlardaki ciddi tıkanıklıklarla ilişkilidir. Tıkanıklığın kalp kasının ne kadar geniş bir bölümü etkilediği hastalığın seyrinde çok önemlidir.Kalp kriziyalnızca ‘damar tıkanıklığı’ olarak değerlendirilmemelidir. Tıkanan damarın kalp kasında oluşturduğu hasarın azaltılabilmesi için mümkün olan en kısa sürede tanı ve tedavi süreci başlatılmalıdır” diye konuştu.‘GÖĞÜS AĞRISI HER ZAMAN AYNI ŞEKİLDE HİSSEDİLMİYOR’Kalp krizinin her hastada aynı belirtilerle ortaya çıkmadığını belirten Doç. Dr. Güz, "Göğüste baskı, sıkışma veya ağrının en sık karşılaşılan belirtilerden biridir. Ağrı sol kola, her iki kola, sırta, boyna veya çeneye yayılabilir. Bazı hastalarda ise nefes darlığı, terleme, bulantı, kusma, çarpıntı veya ani halsizlik gibi belirtilerle ön plana çıkmaktadır. Özellikle şikayetin daha önce yaşanmamış olması, birkaç dakikadan uzun sürmesi veya giderek şiddetlenmesi halinde kişi kendi kendine geçmesini beklememelidir. Kalp krizi şüphesinde belirtilerin niteliğinden bağımsız olarak acil değerlendirme yapılması önem taşıyor” ifadelerini kullandı.‘BİRAZ BEKLEYEYİM DEMEK KALP KASINI RİSKİ ALTINA SOKABİLİR’Kalp krizinde zaman kaybının kalp kasındaki hasarın artmasına neden olabileceğini belirten Doç. Dr. Güz, belirtiler başladıktan sonra kişi evde dinlenerek ağrının geçmesini beklemesi doğru değildir. Koroner damar tamamen veya ciddi şekilde tıkandığında kalp kası o bölgeye yeterli kan ve oksijen ulaştıramamaktadır. Tıkanıklık devam ettiği her süre boyunca kalp dokusunda geri dönüşü olmayan hasar oluşma riski önemli derecede artmaktadır. Bu nedenlegöğüs ağrısıveya kalp krizi düşündüren belirtiler ortaya çıktığında en kısa sürede 112 Acil Servis'in aranmasının ve hastaneye ambulansla ulaşılması gerekiyor” dedi.‘İLK DEĞERLENDİRMEDE EKG KRİTİK ROL OYNUYOR’Kalp krizi şüphesi bulunan hastalarda ilk değerlendirmelerin hızlı şekilde yapılmasının tedavi sürecini belirlediğini belirten Doç. Dr. Güz, "Elektrokardiyografi kalp krizi değerlendirilmesinde temel incelemelerden biridir. EKG bulgularının yanı sıra kalp kasında meydana gelen hasarı değerlendirmek için kan testlerinden, özellikle kardiyak troponin ölçümlerinden yararlanılır. Hastanın şikâyetleri, muayene bulguları ve tetkik sonuçları birlikte değerlendirilmelidir. Özellikle akut damar tıkanıklığını düşündüren bulguların varlığında tanı sürecinin uzatılmadan tedavi planının oluşturulması çok önemlidir” ifadelerini kullandı.‘TIKALI DAMARIN AÇILMASI TEDAVİNİN TEMEL HEDEFLERİNDEN BİRİ’Kalp krizinde tedavinin temel amaçlarından birinin tıkalı koroner damardaki kan akımını yeniden sağlamak olduğunu belirten Doç. Dr. Güz, "Uygun hastalarda koroner anjiyografi ve perkütan koroner girişimin önemli tedavi seçenekleri arasındadır. Anjiyografi sırasında tıkalı damar belirlendiğinde balon anjiyoplasti ve stent uygulamasıyla damar açıklığının yeniden sağlanabilir. Böylece kalp kasına kan akımını ulaştırmak hedeflenir. Hangi tedavinin uygulanacağının ise hastanın klinik durumu, EKG ve diğer değerlendirme sonuçları ile damar yapısına göre belirlenir” dedi.‘AĞRININ ŞİDDETİ TEK BAŞINA YOL GÖSTERİCİ DEĞİL’Kalp krizinde ağrının çok şiddetli olmasının mutlaka daha büyük bir krizi, hafif olmasının ise daha küçük bir sorunu gösterdiği düşüncesinin doğru olmadığını belirten Doç. Dr. Güz, "Belirtilerin şiddeti ile kalp krizinin ciddiyeti arasında her zaman doğrudan bir ilişki bulunmamaktadır. Bazı hastalar göğüs ağrısını baskı veya sıkışma şeklinde tarif ederken, bazılarıda daha farklı yakınmaların olduğunu tarif eder. Özellikle diyabet hastaları, ileri yaştaki kişiler ve bazı kadın hastalarda belirtiler daha farklı seyretmektedir. Bu nedenle kişinin ‘Ağrım çok şiddetli değil, önemli değildir’ düşüncesiyle sağlık kuruluşuna başvuruyu ertelememesi gerekiyor" dedi.‘KALP KRİZİ SONRASINDA TAKİP İHMAL EDİLMEMELİ’Kalp krizi tedavisinin tıkalı damarın açılmasıyla tamamlanmadığını belirten Doç. Dr. Güz, "Hastanın sonraki dönemde yeniden kalp krizi riskini azaltmaya yönelik kapsamlı bir takip sürecine alınması gerekiyor. Kan basıncı, kolesterol ve kan şekeri gibi risk faktörlerinin kontrol altında tutulmasının yanı sıra sigara kullanımının bırakılması, hekim tarafından önerilen ilaçların düzenli kullanılması, uygun beslenme ve fiziksel aktivite düzeninin oluşturulmasının uzun dönem kalp sağlığı açısından önem taşıyor. Kalp krizi geçiren hastaların kardiyoloji kontrollerini aksatmaması tedavinin sürdürülebilirliği açısından önemlidir” dedi.‘GÖĞÜS AĞRISINDA BEKLEMEK YERİNE HAREKETE GEÇİLMELİ’Kalp krizinde erken başvurunun hem tanı hem de tedavi açısından belirleyici olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Güz, "Göğüste baskı veya sıkışma hissi, sırta ya da kola yayılan ağrı, nefes darlığı, soğuk terleme, bulantı veya ani halsizlik gibi belirtiler dikkate alınmalıdır. Bu belirtiler kalp kriziyle ilişkili olup olmadığının evde anlaşılması mümkün değildir. Özellikle ilk kez ortaya çıkan veya alışılmadık göğüs ağrılarında vakit kaybetmeden 112 Acil Servis'in aranması gerekiyor" dedi.Kaynak: DHA
SAĞLIK
Cem Yılmaz'ın ardından uzman uyardı! Aynada kulağınıza iyi bakın
Cem Yılmaz'ın yaşadığı sağlık sorunlarının ardından kalp krizi belirtileri ve erken müdahalenin önemi bir kez daha dikkat çekti. Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Fatih Güngören, göğüs ağrısı, nefes darlığı, terleme ve bulantı gibi belirtilerde vakit kaybedilmemesi gerektiğini belirtirken, kulak memesinde görülen ve "Frank işareti" olarak adlandırılan diagonal çizgiye ilişkin de önemli bilgiler verdi. Cem Yılmaz'ın yaşadığı sağlık sorunları, kalp krizi belirtilerinin zamanında fark edilmesinin önemini yeniden öne çıkardı. Uzmanlar özellikle alışılmışın dışında gelişen göğüs ağrısı ve nefes darlığının ihmal edilmemesi gerektiğine dikkat çekiyor.Medicana Ataköy Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Fatih Güngören, "Frank işareti" olarak bilinen kulak memesindeki diagonal çizgiyle ilgili merak edilenleri anlattı. Güngören, "Yapılan bazı çalışmalarda, kalp damar hastalığı bulunan kişilerde kulak memesindeki 'Frank işareti' olarak adlandırılan diagonal çizginin daha sık görüldüğüne ilişkin bir korelasyon ortaya konmuş." dedi. Ancak bu işaretin tek başına kalp-damar hastalığı tanısı koymak için yeterli olmadığının altını çizdi.Güngören, "Ancak her Frank işareti bulunan hastanın kalp damarlarında problem olduğu sonucunu çıkarmak doğru değil." ifadelerini kullandı. Bu nedenle kulak memesinde söz konusu çizgiyi gören kişilerin paniğe kapılmak yerine diğer risk faktörleriyle birlikte bir kardiyoloji uzmanı tarafından değerlendirilmesinin faydalı olabileceğini belirtti. Güngören, her Frank işareti bulunan kişiye anjiyo veya koroner BT anjiyografi yapılmasının da doğru bir yaklaşım olmadığını vurguladı.Kalp krizinin en sık görülen belirtilerinden biri göğüs ağrısı olsa da her hastada aynı tablo ortaya çıkmıyor. Güngören, "Bazı hastalarda ilk belirti göğüs ağrısı iken bazı hastalarda nefes darlığı, bazı hastalarda ise bayılma, çarpıntı hissi olabiliyor." dedi. Özellikle yaşlılarda, diyabet hastalarında ve bazı nörolojik sorunları bulunan kişilerde ilk belirtinin nefes darlığı veya genel durumda ani bozulma şeklinde görülebileceğini ifade etti.Göğsün ön bölgesinde yanma, sıkışma veya göğse bir şey oturuyormuş hissinin önemsenmesi gerektiğini belirten Güngören, belirtilere terleme, bulantı ve kusma hissinin de eşlik edebileceğini söyledi. Güngören, "Hastalar yolunda gitmeyen bir şeyi kendinde fark ettiğinde bir an önce 112'yi araması ya da bir an önce hastaneye başvurarak tam bir temas kurması gerekiyor" uyarısında bulundu. Kalp krizi şüphesi bulunan hastalarda EKG sonuçlarına göre acil anjiyografi gerekebildiğini belirten Güngören, hedefin hastayı ilk tıbbi temastan itibaren mümkün olan en kısa sürede, ideal olarak 120 dakika içinde uygun tedaviye ulaştırmak olduğunu söyledi.Hipertansiyon, diyabet, yüksek kolesterol ve ailede genç yaşta kalp krizi öyküsü önemli risk faktörleri arasında bulunuyor. Sigara, aşırı alkol tüketimi ve hareketsiz yaşam tarzı da kalp-damar sağlığını olumsuz etkileyebiliyor. Yoğun stresin de kalp sağlığını etkileyebileceğini belirten Güngören, adrenalin ve kortizol gibi hormonların tansiyonu ve nabzı yükseltebildiğini ifade etti.Allah bize dünya ya gelirken gelmek istiyor musun diye sormadı. Öleceğimiz zaman da ölmek istiyor musunuz diye sormuyor. Vadesi dolanın ömrü sonlanıyor.
SAĞLIK
3-9 Eylül'de "7 günde 7 tema" ile halk sağlığına dikkat çekilecek
Halk sağlığının korunması ve geliştirilmesi, hastalıkların ortaya çıkmadan önlenmesi, erken tanının önemine dikkati çekmek için 3-9 Eylül'deki Halk Sağlığı Haftası kapsamında 7 günde 7 farklı tema ele alınacak. Sağlık Bakanlığından edinilen bilgiye göre, Halk Sağlığı Haftası'ndaanneve çocuk sağlığından aşıya, bağımlılıkla mücadeleden kronik hastalıkların kontrolüne,sağlıklı beslenmeve fiziksel aktivitedenkansertaramalarına kadar toplum sağlığının korunmasına yönelik bilgilendirme ve farkındalık çalışmaları yürütülecek.Halk Sağlığı Haftası kapsamında düzenlenecek etkinliklerde 7 günde 7 farklı tema ele alınacak.Halk Sağlığı Haftası'nın ilk günü olan 3 Eylül'de "Sağlıklı Anne, Sağlıklı Nesil" temasıylagebelikve lohusalık dönemindeki sağlık izlemlerinin önemi vurgulanacak.Bu doğrultuda gebe okulları ve anne adaylarına yönelik sunulan hizmetler tanıtılacak, gebelik takibi, beslenme, egzersiz, doğuma hazırlık, emzirme ve lohusalık desteğine ilişkin bilgileri içeren Annelik Yolculuğu Mobil Uygulaması hakkında bilgilendirme yapılacak.4 Eylül'de ise "Sağlıklı Çocuk, Sağlıklı Gelecek" teması işlenecek. Çocukların sağlıklı yaşam konusunda bilinçlendirilmesine yönelik etkinlikler düzenlenecek ve bilgilendirilen çocuklara "Sağlık Elçisi Belgesi" verilecek.Ebeveynlere de sağlıklı hayat merkezlerinde yürütülen SAHA, SAHA elçileri ile bebek-çocuk-genç akademileri çalışmaları konusunda bilgi verilecek.5 Eylül'de "Bilgiyi Sorgula, Kaynağı Doğrula, SağlığınıAşıile Koru" temasıyla aşı, koruyucu sağlık hizmetleri ve sağlık okuryazarlığı konusunda doğru ve güvenilir bilgiye erişimin önemi anlatılacak.Aşı takvimi ilee-Nabızüzerinden aşı ve sağlık izlemlerinin sorgulanmasına ilişkin bilgilendirme yapılacak, ihtiyaç halinde vatandaşlarailehekimlerine yönlendirilecek.6 Eylül'de "Kaybetmeden Fark Et" teması kapsamında tütün, madde ve dijital bağımlılıkla mücadeleye yönelik farkındalık çalışmaları yürütülecek.Sigarayı bırakmak isteyen vatandaşlara yönelik karbonmonoksit ölçümü ve nikotin bağımlılık testlerinin yanı sıra danışmanlık hizmetleri konusunda bilgi verilecek. ALO 171SigaraBırakma Danışma Hattı, sigara bırakma poliklinikleri ile mobil ve on-line sigara bırakma poliklinikleri tanıtılacak.7 Eylül'de "Sağlıkla Yaş Al, Sağlıklı Kal" temasıyla diyabet, hipertansiyon ve kalp-damar hastalıklarında düzenli izlem ve erken müdahalenin önemine dikkat çekilecek.Bu kapsamda tansiyon ve kan şekeri ölçümleri, boy ve kilo ölçümleri ilediyabetyatkınlık risk testleri gerçekleştirilecek. Risk taşıdığı belirlenen vatandaşların aile hekimlerine ve sağlıklı hayat merkezlerine yönlendirilmesi sağlanacak.8 Eylül'de de "Bedenini Dinle, Harekete Geç" temasıyla sağlıklı beslenme, fiziksel aktivite, obeziteyle mücadele ve duruş/omurga sağlığı konularında farkındalık oluşturulacak."Hareket Yaşını Öğren" uygulaması tanıtılarak boy, kilo ve beden kitle indeksi ölçümlerinin ardından ihtiyaç duyan vatandaşların sağlıklı hayat merkezlerinde sunulan diyetisyen ve fizyoterapist hizmetlerinden yararlanmasına yönelik bilgilendirme yapılacak.Halk Sağlığı Haftası'nın son günü olan 9 Eylül'de "Kanserde Erken Teşhis Hayat Kurtarır" teması işlenecek.Vatandaşlara kanser taramalarının önemi anlatılacak. Aile sağlığı merkezleri, sağlıklı hayat merkezleri ve kanser erken teşhis, tarama veeğitimmerkezlerinde (KETEM) ücretsiz yürütülen taramalar konusunda bilgi verilecek.30 ile 65 yaş arasındaki kadınlara 5 yılda bir HPV-DNA testiyle rahim ağzı kanseri, 40-69 yaş arasındaki kadınlara 2 yılda bir mamografi ile meme kanseri, 50-70 yaş arasındaki kadın ve erkeklere ise 2 yılda bir gaitada gizli kan testi ile kalınbağırsakkanseri taraması gerçekleştiriliyor.Vatandaşların yaş gruplarına uygun kanser taramalarını düzenli yaptırmalarının önemi vurgulanacak.Halk Sağlığı Haftası kapsamında ayrıca "Sağlıklı Hayat Merkezleri ile Sağlıklı Hayata Merhaba" ve "Size En Yakın Hekiminiz, Aile Hekiminiz" temalarıyla vatandaşlara bu merkezlerde ve aile hekimliklerinde sunulan koruyucu sağlık hizmetlerine ilişkin bilgilendirme yapılacak.Hafta boyunca gerçekleştirilecek çalışmalarla vatandaşların koruyucu sağlık hizmetlerinden daha etkin yararlanmaları, doğru sağlık bilgisine ulaşmaları ve sağlıklı yaşam alışkanlıklarını günlük hayatlarına kazandırmaları konusunda farkındalık oluşturulması hedefleniyor.Kaynak: TRT Haber
SAĞLIK
Afyonkarahisar'da Yeni Acil Sağlık İstasyonu Hizmete Açıldı
Afyonkarahisar’da vatandaşların acil sağlık hizmetlerine erişimini güçlendirmek amacıyla Merkez 11 Nolu Acil Sağlık Hizmetleri İstasyonu (ASHİ), Yenice Mahallesi’nde hizmete açıldı. Afyonkarahisar'da vatandaşların acil sağlık hizmetlerine erişimini güçlendirmek amacıyla Merkez 11 Nolu Acil Sağlık Hizmetleri İstasyonu (ASHİ), Yenice Mahallesi'nde hizmete açıldı.Yeni istasyonda 24 saat esasına göre kesintisiz acil sağlık hizmeti sunulacak. Komuta Kontrol Merkezi tarafından yönlendirilen vakalara, deneyimli sağlık ekipleri ve tam donanımlı ambulanslarla hızlı ve etkin şekilde müdahale edilecek.İstasyonun hizmete girmesiyle birlikte Yenice Mahallesi ve çevresinde yaşayan vatandaşların hastane öncesi acil sağlık hizmetlerine erişiminin güçlendirilmesi ve acil vakalara müdahale süreçlerinin daha etkin yürütülmesi hedefleniyor.
SAĞLIK
‘Ani kalp krizinde ilk 1-2 saat içerisinde damar açılmalı’
Kalp krizinde özellikle ilk saatlerde tıbbi müdahalenin büyük önem taşıdığını belirten Medipol Acıbadem Bölge Hastanesi Kalp Damar Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Emre Selçuk, süreçle ilgili önemli uyarılar... Kalp krizinde özellikle ilk saatlerde tıbbi müdahalenin büyük önem taşıdığını belirten Medipol Acıbadem Bölge Hastanesi Kalp Damar Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Emre Selçuk, süreçle ilgili önemli uyarılarda bulundu.‘KALP KRİZİNDE İLK 1-2 SAAT ÇOK ÖNEMLİ’Kalp krizive kalp damar hastalıklarının dünyada en sık ölüm nedenleri arasında yer aldığını belirten Doç. Dr. Selçuk, Türkiye’de kalp krizlerinin özellikle 50-55 yaş grubunda sık görüldüğünü söyledi. Erkeklerin kalp krizi açısından daha yüksek risk taşıdığını, kadınlarda ise kalp damar hastalıklarının daha ağır seyredebildiğini belirten Doç. Dr. Selçuk, “Kalbin ön tarafını besleyen ana damarlardan birinin tıkanması ciddi bir kalp krizine yol açabiliyor. Ani kalp krizinde damarın mümkün olduğunca ilk 1-2 saat içerisinde açılması gerekiyor. Bu süre geçerse hayati risk ve ölüm riski çok artıyor” ifadelerini kullandı.‘KALP KRİZİ HİÇBİR BELİRTİ VERMEDEN DE GELİŞEBİLİYOR’Kalp krizinin her zaman öncedenbelirtivermediğini belirten Doç. Dr. Selçuk, bazı hastaların kriz öncesinde hiçbir şikayet yaşamayabildiğini söyledi. Düzenli kontrollerin ise riskli damarların önceden tespit edilmesine imkân sağlayabileceğini aktaran Doç. Dr. Selçuk, “Bazı hastalarımız kendilerini çok iyi takip ediyor, check-up’larını ve düzenli kontrollerini yaptırıyor. Bu kişilerde kalp krizi geçirme ihtimali olan damarları önceden saptayıp müdahale edebiliyoruz” dedi.‘KULAK MEMESİNDEKİ ÇİZGİ KALP KRİZİ BELİRTİSİ DEĞİL’Kulak memesindeki çizginin kalp krizi belirtisi olduğu yönündeki bilgilerin de doğru değerlendirilmesi gerektiğini belirten Doç. Dr. Selçuk, bunun tıp literatüründe ‘Frank işareti’ olarak bilindiğini söyledi. Doç. Dr. Selçuk, “Tek başına kalp krizinin bir göstergesi değildir. Damar kireçlenmesinin dolaylı bir belirtisi olabileceği söyleniyor ancak sadece kulak mememize bakarak kalpdamar tıkanıklığıriskimizin yüksek olduğunu söylememiz mümkün değil. Kalp krizi riskini ortaya koymak için çok daha net analizler yapıyoruz” diye konuştu.‘SİGARA, DİYABET VE STRES ÖNEMLİ RİSK FAKTÖRLERİ’Kalp damar sağlığında genetik yatkınlığın önemli bir risk faktörü olduğunu ancak değiştirilebilir risklerin de bulunduğunu belirten Doç. Dr. Selçuk, sigaranın kalp krizi, bacak damar tıkanıklıkları ve inmenin en önemli nedenlerinden biri olduğunu söyledi. Diyabet hastalarında kalp krizinin belirtilerinin daha farklı seyredebildiğine dikkat çeken Doç. Dr. Selçuk, stresli ve hareketsiz yaşamın da günümüzde giderek daha önemli risk faktörleri haline geldiğini belirtti. Ailesinde kalp krizi, stent veya bypass öyküsü bulunan kişilerin özellikle 45 yaşından sonra düzenli kontrollerini yaptırması gerektiğini ifade eden Doç. Dr. Selçuk, tansiyon ve kolesterol değerlerinin de kontrol altında tutulması gerektiğini söyledi.‘GÖĞSÜNÜZÜN ÜZERİNE BİRİ OTURUYOR GİBİYSE DİKKAT’Kalp krizinin en tipik belirtisinin göğüste sıkışma ve baskı hissi olduğunu belirten Doç. Dr. Selçuk, “Kalp damar tıkanıklıklarında ağrı daha çok sıkışma tarzındadır. Sanki göğsünüzün üzerine biri oturuyormuş gibi bir his, ter basması, kola, çeneye veya kulağa doğru yayılan ağrı eşlik edebilir” dedi.Her göğüs ağrısının kalp krizi anlamına gelmediğini belirten Doç. Dr. Selçuk, batıcı veya bıçak saplanır tarzındaki ağrıların farklı nedenlere bağlı olabileceğini aktardı. Kalp krizinin bazen göğüs ağrısı yerine mide ağrısı, bulantı-kusma veya tansiyon değişiklikleriyle de ortaya çıkabileceğini belirten Doç. Dr. Selçuk, ani başlayan şiddetli göğüs ya da sırtta yırtılır tarzda ağrıların ise aort yırtılması veya pulmoneremboli gibi farklı ciddi hastalıkların belirtisi olabileceğini söyledi. Doç. Dr. Selçuk, şüpheli belirtilerin ortaya çıkması halinde zaman kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini ifade etti.Kaynak: DHA
SAĞLIK
Kalp krizi belirtileri ve risk faktörleri: Uzmanlar uyarıyor
Cem Yılmaz'ın kalp krizi, kalp damar hastalıklarını gündeme taşıdı. Uzmanlar, ani kalp krizinde ilk 1-2 saatte müdahalenin hayati olduğunu, göğüs sıkışması, nefes darlığı ve terlemenin önemli belirtiler olduğunu vurguluyor. Sigara, diyabet ve stres risk faktörleri arasında. CEM Yılmaz'ın geçirdiği kalp krizi, kalp damar hastalıklarının belirtilerini ve risk faktörlerini yeniden gündeme taşıdı. Kalp krizi bazı kişilerde hiçbir ön belirti vermeden aniden ortaya çıkabilirken, göğüste sıkışma, nefes darlığı, terleme ve farklı bölgelere yayılan ağrılar önemli uyarı işaretleri olabiliyor. Kalp Damar Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Emre Selçuk, kalp krizinin ani gelişebileceğine dikkat çekerek, "Ani kalp krizinde damarın mümkün olduğunca ilk 1-2 saat içerisinde açılması gerekiyor. Bu süre geçerse hayati risk ve ölüm riski çok artıyor" dedi.Kalp krizinde özellikle ilk saatlerde tıbbi müdahalenin büyük önem taşıdığını belirten Medipol Acıbadem Bölge Hastanesi Kalp Damar Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Emre Selçuk, süreçle ilgili önemli uyarılarda bulundu.'KALP KRİZİNDE İLK 1-2 SAAT ÇOK ÖNEMLİ'Kalp krizi ve kalp damar hastalıklarının dünyada en sık ölüm nedenleri arasında yer aldığını belirten Doç. Dr. Selçuk, Türkiye'de kalp krizlerinin özellikle 50-55 yaş grubunda sık görüldüğünü söyledi. Erkeklerin kalp krizi açısından daha yüksek risk taşıdığını, kadınlarda ise kalp damar hastalıklarının daha ağır seyredebildiğini belirten Doç. Dr. Selçuk, "Kalbin ön tarafını besleyen ana damarlardan birinin tıkanması ciddi bir kalp krizine yol açabiliyor. Ani kalp krizinde damarın mümkün olduğunca ilk 1-2 saat içerisinde açılması gerekiyor. Bu süre geçerse hayati risk ve ölüm riski çok artıyor" ifadelerini kullandı.'KALP KRİZİ HİÇBİR BELİRTİ VERMEDEN DE GELİŞEBİLİYOR'Kalp krizinin her zaman önceden belirti vermediğini belirten Doç. Dr. Selçuk, bazı hastaların kriz öncesinde hiçbir şikayet yaşamayabildiğini söyledi. Düzenli kontrollerin ise riskli damarların önceden tespit edilmesine imkan sağlayabileceğini aktaran Doç. Dr. Selçuk, "Bazı hastalarımız kendilerini çok iyi takip ediyor, check-up'larını ve düzenli kontrollerini yaptırıyor. Bu kişilerde kalp krizi geçirme ihtimali olan damarları önceden saptayıp müdahale edebiliyoruz" dedi.'KULAK MEMESİNDEKİ ÇİZGİ KALP KRİZİ BELİRTİSİ DEĞİL'Kulak memesindeki çizginin kalp krizi belirtisi olduğu yönündeki bilgilerin de doğru değerlendirilmesi gerektiğini belirten Doç. Dr. Selçuk, bunun tıp literatüründe 'Frank işareti' olarak bilindiğini söyledi. Doç. Dr. Selçuk, "Tek başına kalp krizinin bir göstergesi değildir. Damar kireçlenmesinin dolaylı bir belirtisi olabileceği söyleniyor ancak sadece kulak mememize bakarak kalp damar tıkanıklığı riskimizin yüksek olduğunu söylememiz mümkün değil. Kalp krizi riskini ortaya koymak için çok daha net analizler yapıyoruz" diye konuştu.'SİGARA, DİYABET VE STRES ÖNEMLİ RİSK FAKTÖRLERİ'Kalp damar sağlığında genetik yatkınlığın önemli bir risk faktörü olduğunu ancak değiştirilebilir risklerin de bulunduğunu belirten Doç. Dr. Selçuk, sigaranın kalp krizi, bacak damar tıkanıklıkları ve inmenin en önemli nedenlerinden biri olduğunu söyledi. Diyabet hastalarında kalp krizinin belirtilerinin daha farklı seyredebildiğine dikkat çeken Doç. Dr. Selçuk, stresli ve hareketsiz yaşamın da günümüzde giderek daha önemli risk faktörleri haline geldiğini belirtti. Ailesinde kalp krizi, stent veya bypass öyküsü bulunan kişilerin özellikle 45 yaşından sonra düzenli kontrollerini yaptırması gerektiğini ifade eden Doç. Dr. Selçuk, tansiyon ve kolesterol değerlerinin de kontrol altında tutulması gerektiğini söyledi.'GÖĞSÜNÜZÜN ÜZERİNE BİRİ OTURUYOR GİBİYSE DİKKAT'Kalp krizinin en tipik belirtisinin göğüste sıkışma ve baskı hissi olduğunu belirten Doç. Dr. Selçuk, "Kalp damar tıkanıklıklarında ağrı daha çok sıkışma tarzındadır. Sanki göğsünüzün üzerine biri oturuyormuş gibi bir his, ter basması, kola, çeneye veya kulağa doğru yayılan ağrı eşlik edebilir" dedi.Her göğüs ağrısının kalp krizi anlamına gelmediğini belirten Doç. Dr. Selçuk, batıcı veya bıçak saplanır tarzındaki ağrıların farklı nedenlere bağlı olabileceğini aktardı. Kalp krizinin bazen göğüs ağrısı yerine mide ağrısı, bulantı-kusma veya tansiyon değişiklikleriyle de ortaya çıkabileceğini belirten Doç. Dr. Selçuk, ani başlayan şiddetli göğüs ya da sırtta yırtılır tarzda ağrıların ise aort yırtılması veya pulmoneremboli gibi farklı ciddi hastalıkların belirtisi olabileceğini söyledi. Doç. Dr. Selçuk, şüpheli belirtilerin ortaya çıkması halinde zaman kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini ifade etti.
SAĞLIK
Göğüs ağrısı ve sırta yayılımı ciddi kalp hastalıklarının habercisi olabilir
Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Emrah Özdemir, ani başlayan göğüs ağrısının sırta, omuzlara ve çeneye yayılmasının kalp-damar hastalıklarının belirtisi olabileceğini, özellikle nefes darlığı, soğuk terleme, bulantı gibi şikayetler eşlik ediyorsa vakit kaybetmeden tıbbi yardım alınması gerektiğini söyledi. Her sırt ağrısının kalp krizi olmadığını ancak ani ve şiddetli ağrılarda beklenmemesi gerektiğini vurguladı. Kardiyoloji uzmanı Doç. Dr. Emrah Özdemir, ani başlayan göğüs ağrısının ve ağrının sırta yayılmasının kalp-damar sistemiyle ilişkili ciddi tabloların belirtisi olabileceğine dikkat çekti. Özdemir, özellikle göğüste baskı, sıkışma veya şiddetli ağrıya nefes darlığı, soğuk terleme, bulantı ve baş dönmesi gibi şikayetlerin eşlik etmesi durumunda zaman kaybetmeden tıbbi değerlendirme yapılması gerektiğini söyledi.Göğüs ağrısının kas-iskelet sistemi, mide ve yemek borusu gibi birçok farklı nedene bağlı gelişebileceğini belirten Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Emrah Özdemir, ancak ani başlayan ve daha önce yaşanmamış nitelikteki ağrıların daha dikkatli değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti."Ağrının yayılımı önemli bir ipucu olabilir"Kalp kaynaklı göğüs ağrısının her hastada aynı şekilde hissedilmediğini belirten Özdemir, "Göğüste baskı, sıkışma, yanma veya ağırlık hissi şeklinde başlayan ağrı; sırta, omuzlara, kollara, boyuna ya da çeneye yayılabilir. Özellikle ani başlayan göğüs ağrısı ve sırta yayılan ağrı, eşlik eden diğer belirtilerle birlikte değerlendirildiğinde ciddi bir kalp-damar sorununun işareti olabilir" dedi.Özdemir, ağrının şiddeti kadar başlangıç şeklinin, ne kadar sürdüğünün, eforla ilişkisinin ve beraberindeki belirtilerin de tanı açısından önemli olduğunu söyledi.Soğuk terleme ve nefes darlığı eşlik ediyorsa dikkatGöğüs ağrısıyla birlikte ortaya çıkan bazı şikayetlerin acil değerlendirme gerektirebileceğini vurgulayan Özdemir, "Ağrıya nefes darlığı, soğuk terleme, bulantı, kusma, çarpıntı, baş dönmesi veya bayılma hissi eşlik ediyorsa durum hafife alınmamalıdır. Özellikle ağrı birkaç dakika içinde geçmiyor, giderek artıyor veya tekrar ediyorsa sağlık kuruluşuna başvurmak gerekir" ifadelerini kullandı.Kalp krizinde göğüs ağrısının çoğunlukla göğsün ortasında baskı veya sıkışma şeklinde hissedilebildiğini aktaran Özdemir, bazı hastalarda ise ağrının sırt, mide, çene veya kol bölgesinde daha belirgin olabileceğine dikkat çekti.Her sırta vuran ağrı kalp krizi değildirSırta yayılan her göğüs ağrısının kalp krizi anlamına gelmediğinin altını çizen Özdemir, kalp ve damar hastalıklarının yanı sıra kas-iskelet sistemi sorunları, reflü ve bazı akciğer hastalıklarının da benzer şikayetlere yol açabileceğini söyledi.Bununla birlikte ani ve şiddetli başlayan, alışılmışın dışında seyreden göğüs ve sırt ağrısının kişinin kendi kendine değerlendirebileceği bir durum olmadığını belirten Özdemir, ayırıcı tanının hekim değerlendirmesiyle yapılması gerektiğini kaydetti."Ağrının geçmesini beklemeyin"Kalp-damar hastalıklarında erken müdahalenin önemli olduğunu vurgulayan Özdemir, özellikle hipertansiyon, diyabet, yüksek kolesterol, sigara kullanımı, obezite veya ailede erken yaşta kalp-damar hastalığı öyküsü bulunan kişilerin göğüs ağrısını daha dikkatli değerlendirmesi gerektiğini belirtti.Özdemir, "Ani başlayan, şiddetli veya alışılmışın dışında bir göğüs ağrısı varsa ve bu ağrı sırta ya da başka bölgelere yayılıyorsa 'geçer' diye beklenmemeli. Özellikle eşlik eden nefes darlığı, terleme ve bulantı gibi belirtiler varsa acil tıbbi yardım alınmalıdır" dedi.
SAĞLIK
Sünnet düğününde zehirlenme şüphesi: Yüzlerce davetli acile koştu
Bursa'nın Orhaneli ilçesinde bir sünnet düğününde ikram edilen tavuklu pilavdan yiyen 367 kişi mide bulantısı ve kusma şikayetiyle hastanelere başvurdu. 74 kişi ambulanslarla merkezdeki hastanelere sevk edilirken, tedavisi süren 23 hastanın durumunun iyi olduğu açıklandı. Gıda ve su numuneleri alınırken, olayla ilgili adli ve idari soruşturma başlatıldı. Bursa'nın Orhaneli ilçesinde sünnet düğünü yemeğinin ardından 367 kişinin rahatsızlanmasına ilişkin adli ve idari soruşturma başlatıldığı bildirildi.İl Sağlık Müdürlüğünden yapılan açıklamada, dün sünnet düğününde verilen yemekten dolayı rahatsızlanan 367 kişinin gece boyunca Orhaneli Devlet Hastanesinin yanı sıra çeşitli hastanelere başvurduğu aktarıldı.Orhaneli Devlet Hastanesine başvuran 74 kişinin ambulanslarla merkezdeki hastanelere sevk edildiği belirtilen açıklamada, şu ifadelere yer verildi:"Hastaların çoğu şifa ile taburcu edilmiş olup, tedavisi devam eden 23 hastanın ise genel durumları iyidir. İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ile koordineli hareket edilerek gıda numunesi alınması sağlanmış ve Orhaneli İlçe Sağlık Müdürlüğü ekiplerimiz tarafından da su numunesi alınmıştır. Olayla ilgili adli ve idari tahkikat başlamıştır."Dün Karıncalı Mahallesi'nde düzenlenen bir sünnet düğününde ikram edilen tavuklu pilavdan yiyen bazı davetliler, bir süre sonra rahatsızlanmıştı. Mide bulantısı ve kusma şikayetleriyle hastanelere başvuran çok sayıda kişi, tedavi altına alınmıştı.