Bizi Takip Edin

mRNA'dan sonra tRNA: Binlerce genetik hastalığa karşı tek tedavi olabilir

Yeni "tRNA" teknolojisi, birden fazla genetik bozukluğa karşı kullanılabilecek tek bir tedavi sunabilir.

Habere Git

KARACİĞER TÜMÖRLERİNDE GİRİŞİMSEL TEDAVİ KONFORU

Yaşamın sürdürülmesi için hayati öneme sahip olan karaciğer, hem kendi dokusundan gelişen primer yani birincil tümörlerin hem de başka organlardan yayılan metastatik tümörlerin görülebildiği nadir organların başında geliyor. Vücut için herhangi bir yedeği ya da alternatifi de bulunmayan karaciğerdeki tümörlerin tedavi planı, tümörün türü, boyutu, sayısı, yerleşimi ve hastanın genel sağlık durumu gibi birçok faktörle

Habere Git

Özel Sağlıkta Büyük Planlama: 34 Yeni Hastane, 239 Uzman Kadrosu Ve 2 Bin 620 Yatak

Özel Sağlıkta Büyük Planlama: 34 Yeni Hastane, 239 Uzman Kadrosu Ve 2 Bin 620 Yatak

Habere Git

Çorum Fizik Tedavi Hastanesi Bakanlığın Yatırım Programına Alındı

Ankara İskilipliler Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Daşcı'nın, Çorum'un fizik tedavi ve rehabilitasyon alanındaki ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla Sağlık Bakanlığına yaptığı kapsamlı resmi başvuru önemli bir aşamaya ulaştı. Sağlık Bakanlığı, "Çorum Erol Olçok Eğitim ve Araştırma Hastanesi Fizik Tedavi Hastanesi Ek Bina Yatırımı"nı 2027 yılı yatırım programına alınmak üzere Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığına sundu.

Habere Git

Sağlık Gündeminde Markanıza Yer Açın!

Basın bültenlerinizi, firma haberlerinizi, ürün lansmanlarınızı ve röportaj taleplerinizi bize iletin; Sağlık Gazetesi ve Sağlık Dergisi’nde yayınlayalım.

Habere Git
SAYI: 351 | TEMMUZ 2026

351. Sayı

Sağlık dergimizin 351. sayısı yayınlandı! Hemen dijital olarak inceleyin.

Dijital Okuma
PDF İndirme Seçeneği
İnteraktif Flipbook
351. Sayı

CANLI YAYIN TAKVİMİ

TÜMÜNÜ GÖR >
05
Kas
Prş
09:00 CANLI

3. Ulusal Biyomedikal Kongresi 5–8 Kasım 2026 tarihlerinde, Antalya'da Kremlin Palace Otel'de

İZLE
01
Nis
Prş
10:00 CANLI

OHSAD Kurultayı – Sağlıkta Ortak Çözüm Toplantıları

Prof. Dr. Kemal Memişoğlu - T.C. Sağlık Bakan
İZLE
15
Nis
Prş
10:00 CANLI

Tüyap Expomed Eurasia İstanbul Medikal Fuarı

İZLE

ÖNE ÇIKAN RÖPORTAJLAR

TÜMÜNÜ GÖR >
Muayene Katılım Payı Nedir?|Sağlıkla Güvende Kalın 79. Bölüm
RÖPORTAJ

Muayene Katılım Payı Nedir?|Sağlıkla Güvende Kalın 79. Bölüm

16 Ağustos 2026 29
KLS Martin’in İleri Cerrahi Çözümleri Oypa Medikal Güvencesiyle Türkiye’de
RÖPORTAJ

KLS Martin’in İleri Cerrahi Çözümleri Oypa Medikal Güvencesiyle Türkiye’de

09 Ağustos 2026 64
PAQEN: Tıbbi Cihazlarda İnovasyon, Regülasyon ve AR-GE’nin Güçlü Ortağı
RÖPORTAJ

PAQEN: Tıbbi Cihazlarda İnovasyon, Regülasyon ve AR-GE’nin Güçlü Ortağı

09 Ağustos 2026 67
SAĞLIKTA YENİ BİR DENGE KURULMALIDIR
KÖŞE YAZISI

SAĞLIKTA YENİ BİR DENGE KURULMALIDIR

Mustafa DAŞCI

04 Eylül 2026 48

GÜNCEL HABERLER

TÜMÜNÜ GÖR >
Çalışma: Pestisitler her yıl 400 milyon çiftçiyi zehirliyor SAĞLIK
SAĞLIK

Çalışma: Pestisitler her yıl 400 milyon çiftçiyi zehirliyor

Bir araştırmaya göre, dünyadaki çiftçilerin neredeyse yarısı her yıl pestisit zehirlenmesi yaşıyor; bu sırada küresel pestisit kullanımı artmaya devam ediyor. Yeni bir araştırmaya göre, her yıl dünya çapında çiftçiler ve tarım işçileri arasında 402 ila 433 milyon akut pestisit zehirlenmesi vakası yaşanıyor.Pestisit kaynaklı insan zehirlenmesi uzun…

07 Eylül 2026 14
Kidney xenotransplantation—bridge to allotransplantation or destination treatment? YURT DIŞI
YURT DIŞI

Kidney xenotransplantation—bridge to allotransplantation or destination treatment?

The shortage of human kidneys remains a central problem in transplantation, and many candidates die or are removed from the waiting list before an organ becomes available.1 Genetically engineered porcine kidneys have long been proposed to expand the donor pool,2 and over the past 3 years the field has rapidly moved from preclinical models to deced…

07 Eylül 2026 5
Closing the preparedness gap: moving beyond emergency response to sustain the medical countermeasure ecosystem YURT DIŞI
YURT DIŞI

Closing the preparedness gap: moving beyond emergency response to sustain the medical countermeasure ecosystem

Infectious disease outbreaks expose weaknesses that are overlooked between crises. The ongoing Ebola virus disease outbreak caused by Bundibugyo virus (Orthoebolavirus bundibugyoense; BDBV) in the Democratic Republic of the Congo, during which there has been cross-border transmission into Uganda, has brought together governments, regional and mult…

07 Eylül 2026 9
Late-onset seizures as a sentinel of Alzheimer's disease progression in Down syndrome YURT DIŞI
YURT DIŞI

Late-onset seizures as a sentinel of Alzheimer's disease progression in Down syndrome

Epilepsy is a common co-occurring condition in older adults with Down syndrome and frequently associated with the emergence of Alzheimer's disease-related cognitive decline.1 Likely to be under-recognised and often untreated in the earlier stages, late-onset myoclonic epilepsy in Down syndrome (LOMEDS) presents as myoclonic or tonic–clonic seizure…

07 Eylül 2026 6
 
[Department of Error] Department of Error YURT DIŞI
YURT DIŞI

[Department of Error] Department of Error

Zarocostas J. Search for new Global Fund Executive Director intensifies. Lancet 2026; 408: 107—This World Report has been corrected to make clear that Matshidiso Moeti is not a candidate for Executive Director of The Global Fund to Fight AIDS, Tuberculosis and Malaria. This correction has been made to the online version as of Aug 31, 2026. Kaynak: The Lancet

07 Eylül 2026 5
Anne sütü: Bebeklerde antibiyotik direnci genlerini azaltıyor SAĞLIK
SAĞLIK

Anne sütü: Bebeklerde antibiyotik direnci genlerini azaltıyor

CSIC öncülüğündeki bir çalışma, anne sütündeki bazı bileşenlerin bebeklerin bağırsaklarında antibiyotik direnci genlerinin daha az bulunmasıyla ilişkili olduğunu gösteriyor. Anne sütü, bebeklerin sağlığı için yeni bir fayda daha sağlayabilir: bağırsaklarında antibiyotik direnci genlerinin varlığını sınırlamaya yardımcı olmak. Bunu, İspanya Ulusal Araştırma Konseyi (CSIC) liderliğindeki uluslararası bir çalışma ortaya koyuyor; araştırmada, anne sütündeki belirli bileşenlerin yaşamın ilk aylarında bağırsakları kolonize eden bakterileri nasıl etkilediği incelendi.'Cell Reports Medicine(kaynak İspanyolca)' dergisinde yayımlanan çalışma,yalnızca anne sütüyle beslenmenin bebeklerin bağırsaklarındaki antimikrobiyal direnç genlerinin hem bolluğunun hem de çeşitliliğinin daha düşük olmasıyla ilişkili olduğunuortaya koyuyor."Anne sütünün teşvik edilmesi, mikrobiyotanın oluşumundakritik bir dönemolan bu evrede, bağırsak bakteriyel topluluklarında bulunan antimikrobiyal direnç genlerini azaltmak için etkili bir strateji gibi görünüyor", diyor CSIC'e bağlı Instituto de Agroquímica y Tecnología de Alimentos (IATA) Enstitüsü'nden araştırmacı M. Carmen Collado.Kilit unsurlardan biri, anne sütünde doğal olarak bulunaninsan sütü oligosakkaritleri (HMO). Bebek bu molekülleri doğrudan sindiremez, ancak bunlar, belirlibağırsaktaki yararlı bakterileriçin besin görevi görür ve mikrobiyotanın dengesini destekler.Araştırmacılar, bu bileşenlerden bazılarının, antibiyotik direncine yol açan belirli genlerindaha az görülmesiyleilişkili olduğunu tespit etti."HMO'lar, bağırsak mikrobiyotasının ekolojik düzenleyicileri olarak işlev görüyor: onları kullanabilen mikroorganizmaların büyümesini destekliyor ve belirli direnç genlerini taşıyan bakterilerinyayılmasını sınırlayabiliyor", diye belirtiyor Collado.Bu sonuçlara ulaşmak için araştırmacılar, Valencia'dabir aylık 57 bebeğindışkı örneklerini ve annelerinin süt örneklerini analiz etti. Bulgular daha sonra,Hollanda'dan emzirilen 199 bebeğeait verilerle doğrulandı.Çalışma,hem doğum şeklinin hem de beslenmenin, bağırsak rezistomunun bileşimi üzerinde belirleyici faktörlerolduğunu gösteriyor. Rezistom, bağırsaktaki bakterilerde bulunanantimikrobiyal direnç genlerinintamamını ifade ediyor.Araştırmacılar,sezaryenle doğan bebeklerle vajinal yolla doğanlararasında bu genlerin çeşitliliği açısından farklar bulurken, yalnızca anne sütüyle beslenmenin direnç genlerinin hem bolluğu hem de çeşitliliğinin daha düşük olmasıyla ilişkili olduğunu gördü."Yaşamın ilk ayları,bağırsak mikrobiyotasının oluştuğu kritik bir pencereve doğum şekli ile beslenme gibi farklı çevresel faktörlerin kalıcı izler bırakabildiği bir dönem", diyor IATA-CSIC'te eğitim almış, şu anda ise Kaliforniya Üniversitesi San Diego Kampüsü'nde (UC San Diego) doktora sonrası araştırmacı olarak çalışan Anna Samarra.Kaynak: Euronews Sağlık

06 Eylül 2026 11
Adidas faces boycott calls over campaign featuring former Israeli soldier YURT DIŞI
YURT DIŞI

Adidas faces boycott calls over campaign featuring former Israeli soldier

Activists slam campaign showing soldier while over 5,000 Palestinians faced amputations due to Israeli attacks in Gaza. Adidas faces boycott calls over campaign featuring former Israeli soldier Sportswear giant Adidas has faced criticism and calls for a boycott for featuring a former Israeli army soldier in an advertising campaign for the company’s single-shoe service for amputees. list 1 of 4‘Nothing has changed’: Infantino to stand for FIFA president re-electionlist 2 of 4Palestinian club football to restart in September after Gaza war suspensionlist 3 of 4Life after amputation: Gaza women find recovery through footballlist 4 of 4Dreams shattered: Gaza amputees struggle under blockade and rubble Biton lost his leg after being wounded during the 2021 Israel-Gaza conflict, during which the Israeli army attacked the besieged enclave repeatedly in an 11-day assault. Human rights campaigners and pro-Palestine activists say the immediate outrage and online boycott campaign targeted at Adidas should not come as a surprise to the German athletic apparel and footwear company. “This isn’t Adidas being tone-deaf or insensitive; it is an absolute affront to the Palestinians who have lost their loved ones, killed by Israel, and who have lost their limbs [to Israeli attacks],” Stephanie Westbrook, a sports boycott campaigns coordinator for the Palestinian Campaign for the Academic and Cultural Boycott of Israel (PACBI) – a founding member of the Boycott, Divestment, and Sanctions (BDS) movement – told Al Jazeera. Westbrook underlined the danger of such campaigns, which she believes would “normalise Israel’s crimes against Palestinians and allow it to continue to commit them with impunity”. “Here we have an Adidas campaign featuring an Israeli soldier, whose whole identity is centred around his being a soldier, who lost his leg while participating in one of the repeated Israeli assaults on Gaza, serving in an army of a state that is currently committing genocide, has carried out an illegal military occupation of the Palestinian territory, and that has been imposing a decades-long apartheid rule over Palestinians,” she said. Adidas did not respond to Al Jazeera’s request for a comment. The World Health Organization estimates that between 5,000 and 6,000 people in Gaza have undergone amputations as of early October 2025, when Israel and Hamas signed a “ceasefire” agreement. They are among the 42,000 Palestinians in Gaza who have sustained life-changing injuries during the two-year conflict. Nearly a year since the ceasefire, conditions remain dire due to Israel’s blockage of humanitarian aid from entering the enclave. Hundreds of aspiring footballers have lost their limbs and have formed amputee football teams, finding some respite in sport despite their pain. These players hold on to football as a means of survival and are trying to reclaim fragments of their former lives despite months of loss, injuries, and widespread destruction. Spanish actor Javier Bardem was among those calling for a boycott of the sportswear brand. Bardem, who is a vocal pro-Palestine activist, shared several images and videos highlighting the boycott campaign on his social media accounts. US-Palestinian author Susan Abulhawa, Pakistani author Fatima Bhutto, and Palestinians on social media called for a boycott of Adidas products. Rights campaigner Westbrook highlighted Israel’s blockade on Gaza, which prevents medicines and prosthetics from entering the Gaza Strip following Israeli destruction of the territory’s medical facilities. Children account for a quarter of all amputations in Gaza over the past two years, making it the place in the world with the highest number of child amputees per capita, according to the International Rescue Committee. Westbrook said Israel had “decimated the health sector”, causing a severe lack of care and rehabilitation services. “Its medieval siege is preventing prosthetics from even entering Gaza, creating this man-made shortage,” she added. Since the Israeli war on Gaza began in October 2023, reports the United Nations Children’s Fund (UNICEF), 42,000 Palestinians have suffered life-altering injuries, of which 11,000 are children. Kaynak: Al Jazeera

06 Eylül 2026 3
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "Savaşın etkisi olmasaydı enflasyon yüzde 25 seviyesinde olacaktı" SAĞLIK
SAĞLIK

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "Savaşın etkisi olmasaydı enflasyon yüzde 25 seviyesinde olacaktı"

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz "Savaşın etkisi olmasa bugün yüzde 315’lerde değil de yüzde 25 enflasyonlardan bahsediyor olacaktık bu da çok farklı bir finansal atmosfer getirecekti" dedi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, 2027-2029 dönemini kapsayan Orta Vadeli Programı (OVP) Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde düzenlenen basın toplantısıyla açıkladı. Türkiye ekonomisinin önümüzdeki üç yıllık yol haritasının ortaya konulduğu toplantıda büyüme, enflasyon, istihdam, bütçe dengesi ve cari açık başta olmak üzere temel makroekonomik hedefler kamuoyuyla paylaşıldı. Yılmaz, burada programın detaylarına ilişkin gerçekleştirdiği sunumunun ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı.Yılmaz, enflasyonla mücadelenin yalnızca para politikasından ibaret olmadığını belirterek, para ve maliye politikalarının yanı sıra arz yönlü politikaların da devreye alınacağını söyledi. Yılmaz, 2027’de yönetilen ve yönlendirilen fiyatlara daha hassas yaklaşılacağını, gıda arzını artırmak için sulama yatırımları başta olmak üzere gerekli tüm politika araçlarının kullanılacağını ifade etti."Önümüzdeki dönemde sosyal konut ve kiralık sosyal konut uygulamasını yaygınlaştırma konusunda kararlıyız"Konut, arz yönlü politikaların da önemine değinen Yılmaz, "Deprem konutlarının bitmesiyle deprem alanlarında kiralarda çok ciddi bir etkilenmeyi gördük. Merkez Bankamızın da bir güzel çalışması vardı. Konut arzının kiralara yansıdığını o çalışmalarda teyit ediyor. Önümüzdeki dönemde bu sosyal konut ve kiralık sosyal konut uygulamasını yaygınlaştırma konusunda kararlıyız. 500 bin konut ve 15 bin kiralık konut başladı biliyorsunuz ama bu süreci önceliklendiriyoruz. Bütçemizden de destek veriyoruz. Bütçe dışı alanlardan da buraya gerekli destekleri, gelirleri oluşturmaya kararlıyız" diye konuştu.Yenilenebilir enerji ve demiryolu yatırımlarıyla üretim ve lojistik maliyetlerinin düşürüleceğini ifade eden Yılmaz, para, maliye ve arz yönlü politikaların bütüncül şekilde sürdürüleceğini söyledi."Savaşların enflasyona daha fazla etki etmesinin nedeni atalet"Yılmaz, ‘bölgedeki savaşlardan Türkiye’nin neden diğer ülkelerden daha fazla etkilendiği’ ise, "Atalet dediğimiz bir şey var. Geçmişten gelen yüksek bir enflasyon oranınız varsa, bu belli oranda ne yaparsanız yapın yansıyor. Daha düşük bazla bu sürece girenlerle daha yüksek enflasyonla girenler aynı şekilde etkilenmiyorlar. Belki yüzdelik oran olarak benzer şekilde etkilenebilirler ama o geçmişin getirdiği atalet var. Belki puan olarak yüksek gelmeyebilir ama geçmişe oransal baktığınız zaman ciddi bir etkilenme olduğunu görüyorsunuz" yanıtını verdi."Savaşın etkisi olmasa bugün 31 buçuktan değil de yüzde 25 enflasyonlardan bahsediyor olacaktık"Enflasyonla mücadelenin uzamasına ilişkin konuşan Yılmaz, dış konjonktürün burada etkili olduğunun altını çizerek, sözlerine şu şekilde devam etti:"Doğrusu, dış konjonktür bize hiç destek olmadı, hep olumsuz sürprizlerle karşılaştık, savaşlar, başka birtakım gelişmeler. Programlar yaşanırken kontrol edemediğiniz sürprizler her zaman olur. Bu bazen olumlu, bazen olumsuz bir sürpriz olur. Biz bu dönem, son 3 yılda pek olumlu sürpriz görmedik doğrusu. Genelde programı olumsuz etkileyen hususlar oldu. O da bir miktar mücadelemizi uzattı diyebiliriz. Sadece bu savaşın etkisi olmasa bugün yüzde 31,5’lerde değil de yüzde 25 enflasyonlardan bahsediyor olacaktık, bu da çok farklı bir finansal atmosfer getirecekti. Ama tabii ki elimizde olmayan unsurlara karşı gerekli tedbirleri alıp yolumuza devam etmek zorundayız. Bu süreci ve programı yürütürken büyüme ile enflasyonla mücadele arasında da bir denge kurmaya gayret ettik.""Gelecek dönemde programda revizyonlar olabilir"Gelecek dönemde programda revizyon yapılıp yapılamayacağına dair de değerlendirmede bulunarak, "Elbette olabilir. Bütün programlar revizyona açıktır. Bu Türkiye’ye özgü bir şey de değil. Uluslararası kuruluşların tahminleri de bizden daha çok revize ediyorlar. Yıl içinde defalarca revize eden kurumlar oluyor, ülkeler oluyor. Biz yıllık bazda bu revizyonu yapıyoruz. Dış faktörler programınızı etkileyebilir ama ana çerçevesini ve istikametini değiştirmemeli. Bizim de programımızın ana çerçevesi ve istikameti bellidir. Burada bir değişiklik söz konusu değildir. Tabii ki güncellemeler var. Atıl iş gücüne daha fazla yoğunlaşıyoruz. Sanayiyi bu dönem daha fazla ön plana çıkarıyoruz. Ekonomik güvenlik kavramını daha fazla ön plana çıkarıyoruz. Dünyanın, ülkemizin geldiği şartlara göre bu güncellemeleri, eklemeleri elbette yapıyoruz. Programımızın ana çerçevesi belli. Fiyat istikrarına doğru daha güçlü yürüyen bir Türkiye. Büyümesini, ihracatını, yatırımını, istihdamını artıran bir Türkiye. Bu artan gelirlerini de geniş toplumsal kesimlerle sosyal refah anlamında daha fazla paylaşan bir Türkiye. Bunun mücadelesi içindeyiz" şeklinde konuştu.Yılmaz, 2027 enflasyon hedeflerinin savaşlar ve dış konjonktürdeki olumsuzluklar dikkate alınarak daha gerçekçi ve ihtiyatlı belirlendiğini ifade ederek, hedeflenen oranın üzerine çıkmayı değil, daha iyi bir performans göstermeyi hedeflediklerini söyledi."İşsizliği dünya nasıl hesaplıyorsa biz de öyle hesaplıyoruz"Yılmaz, 2027-2029 döneminde 2,1 milyon kişilik istihdam artışı öngördüklerini belirterek, bunun yıllık yaklaşık 700 bin kişiye karşılık geldiğini ve tarihi ortalamalarla uyumlu olduğunu söyledi. Yılmaz, büyümenin yanı sıra iş gücü piyasası reformları ve aktif iş gücü politikalarıyla bu hedefe ulaşılacağına inandıklarını ifade etti.İşsizlik hesaplamalarına yönelik eleştirilere ilişkin konuşan Yılmaz, "İşsizliği dünya nasıl hesaplıyorsa biz de öyle hesaplıyoruz. Kendi icat ettiğimiz bir yöntem yok. Eurostat’ın yöntemi neyse, Birleşmiş Milletler Ulusal Hesaplar Sistemi’ndeki yöntem neyse TÜİK de o yöntemle hesaplıyor. Bir insan iş aramıyorsa işsiz olarak sınıflandırılmıyor. Dünyada böyle, biz de böyleyiz. Atıl iş gücü ise potansiyel iş gücü ve zamana bağlı eksik istihdamdan oluşuyor. İş aramayan ancak uygun bir iş olduğunda çalışacağını belirtenler potansiyel iş gücünde, daha fazla çalışmak isteyenler ise zamana bağlı eksik istihdam kapsamında atıl iş gücüne dahil ediliyor. Bunu azaltmaya yönelik politikalar ortaya koymuş durumdayız. Genç nesillere emeğin değerini çok iyi anlatmamız lazım. Maalesef iş gücü piyasalarına gelmeyen, çalışmayan ve çalışmaya ilgi duymayan önemli bir kitle olduğunu görüyoruz. Bunu azaltmamız lazım. Bu da emeği ve üretimi yüceltmekle, eğitim sisteminden iletişim politikalarına kadar bunu güçlendirmekle mümkün olabilir" dedi.‘Terörsüz Türkiye’ sürecinin ekonomiye etkisine de değinen Yılmaz, terörün Türkiye’ye uzun vadeli ekonomik maliyetinin en az 2,3 trilyon dolar olduğunu belirtti.Yılmaz, terörün sona ermesiyle özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da tarım, hayvancılık, turizm ve yatırımların olumlu etkileneceğinin de altını çizerek, güvenliğin sağlanmasıyla sermaye ve nitelikli insanın bölgeye yönelmesinin ekonomik büyümeyi destekleyeceğini ve Türkiye’nin daha güçlü hale geleceğini ifade etti."Programı hazırlarken seçimlerin zamanında olacağını düşünerek hazırladık"OVP’nin hazırlanmasında seçim takviminin nasıl değerlendirildiğine ilişkin soruya da yanıt veren Yılmaz, "Biz bu programı hazırlarken seçimlerin zamanında olacağını düşünerek hazırladık. 2028 baharı veya yazına doğru bir seçim var biliyorsunuz. Burada spekülatif bir varsayım içinde olmadık. Bu konular Meclisimizin karar vereceği konular. Seçimi biraz daha öne alacaksa o Meclis’in takdirinde. Bizim şimdiden bir varsayım yapmamız doğru olmaz diye düşündük. Ancak şunu da ifade etmek isterim. Ekonominin amacı ne? Niye yapıyoruz bütün bunları? Rakamlar büyüsün diye mi yapıyoruz? Hayır. Ekonominin amacı insanın, toplumun refahını iyileştirmektir. Bütün ekonomik politikalarımızın amacı budur. Başka da bir amaç koymak doğru değil. Ekonominin en büyük amacı da insana hizmet etmek. Dolayısıyla biz AK Parti olarak, Cumhur İttifakı olarak Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan her zaman insan odaklı bir kalkınmadan, ekonomiden yana olmuştur. Bu bütçelerimizi hazırlarken biz de elbette bunu gözetiyoruz. Geniş toplumsal kesimlerin ihtiyaçlarını, beklentilerini gözetmeyen bir siyasetin hiçbir şekilde geçerliliği olamaz. Dolayısıyla geniş toplumsal kesimlerin beklentilerini, taleplerini elbette görüyoruz, gözetiyoruz" açıklamasında bulundu.Kemal Diri – Muhammed Musab Gümüşer – Berkay Hasan KarayakasKaynak: İHA

06 Eylül 2026 13
Akupunktur Nedir? Hangi Hastalıklara İyi Gelir? SAĞLIK
SAĞLIK

Akupunktur Nedir? Hangi Hastalıklara İyi Gelir?

Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. İrfan Koca, ilaçsız ve doğal bir yöntem olan akupunkturun; boyun ve bel fıtığı, fibromiyalji, migren, kronik kas ağrılarının yanı sıra sigara bırakma ve kilo yönetiminde de tamamlayıcı tedavi olarak kullanıldığını belirtti. Koca, akupunkturun vücudun kendi iyileşme mekanizmalarını harekete geçirdiğini ve bütüncül bir yaklaşım sunduğunu açıkladı. Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. İrfan Koca, geleneksel Çin tıbbından günümüze ulaşan tamamlayıcı bir tedavi yöntemi olan akupunkturu anlattı.Prof. Dr. Koca, "İlaç kullanılmadan uygulanan akupunktur, vücudun kendi iyileşme mekanizmalarını destekleyen bütüncül bir yaklaşım olarak öne çıkıyor. Boyun ve bel fıtığına bağlı ağrılar, kronik kas ağrıları, fibromiyalji, migren ve baş ağrılarının yanı sıra sigara bırakma, iştah kontrolü ve kilo yönetiminde de tamamlayıcı tedavi yöntemi olarak kullanılıyor" dedi.Prof. Dr. İrfan Koca, akupunkturun kullanım alanlarını ve vücutta oluşturduğu etkileri anlattı. Geleneksel Çin tıbbından günümüze ulaşan akupunktur, çok ince iğnelerle uygulanan doğal ve ilaçsız bir tedavi yöntemidir. Günümüzde yöntem, geleneksel meridyen anlayışının yanı sıra sinir sistemi ve organizmanın doğal düzenleme mekanizmaları üzerindeki etkileriyle de değerlendiriliyor.Prof. Dr. Koca, akupunkturun temel amacının vücudun kendi iyileşme kapasitesini desteklemek olduğunu belirterek, "Akupunktur, vücudun kendi düzenleyici mekanizmalarını harekete geçirir. Sinir sistemi, ağrı kontrol mekanizmaları ve organizmanın çeşitli fizyolojik yanıtları üzerinde etkili olarak vücudun doğal iyileşme sürecini destekler" dedi.Boyun ve bel fıtığında etkiliAkupunkturun kas-iskelet sistemi sorunlarında önemli bir kullanım alanı olduğunu belirten Koca, boyun ve bel fıtığına eşlik eden ağrı, kas spazmı ve hareket kısıtlılığının azaltılmasında etkili bir tamamlayıcı tedavi olduğunu belirterek, "Akupunktur, boyun ve bel bölgesindeki ağrının azalmasına, kas gerginliğinin çözülmesine ve hareket kapasitesinin artmasına katkı sunar. Özellikle kronikleşen kas-iskelet sistemi ağrılarında tedavi sürecini destekleyen önemli bir yöntemdir" şeklinde konuştu.Fibromiyalji ve kronik kas ağrılarıMiyofasiyal ağrı sendromu ve fibromiyalji gibi kronik ağrı tablolarında da akupunkturun tedaviye önemli katkılar sunduğunu ifade eden Koca, yöntemin ağrı ve kas gerginliğinin azaltılmasının yanı sıra uyku kalitesi ve stres yönetimine de destek olduğunu belirtti.Boyun kaynaklı baş ağrıları ve migrenAkupunkturun boyun kaynaklı baş ağrıları, gerilim tipi baş ağrıları ve migren tedavisinde de kullanılan tamamlayıcı yöntemlerden biri olduğunu belirten Koca, özellikle boyun kaslarındaki gerginliğin azaltılması ve ağrı mekanizmalarının düzenlenmesinin tedaviye katkı sağladığını söyledi. Prof. Dr. Koca, "Boyun bölgesindeki kas ve eklem kaynaklı sorunlar baş ağrılarını doğrudan etkileyebilir. Akupunktur, boyun kaslarındaki gerginliği azaltarak ve ağrı kontrol mekanizmalarını destekleyerek baş ağrısı ve migren tedavisinde önemli bir tamamlayıcı rol üstlenir" dedi.Sigara bırakma ve kilo yönetimiAkupunkturun sigara bırakma sürecinde de kullanılan tamamlayıcı yöntemlerden biri olduğunu belirten Koca, nikotin isteğinin ve yoksunluk dönemindeki yakınmaların yönetilmesine destek olduğunu ifade etti. Kilo yönetiminde ise akupunkturun iştah kontrolü ve yeme davranışlarının düzenlenmesine katkı sunduğunu belirten Koca, "Akupunktur, kişinin iştahını kontrol etmesine, yeme davranışlarını düzenlemesine ve sağlıklı yaşam alışkanlıklarını sürdürmesine destek olur" dedi.Bütüncül tıp yaklaşımıAkupunkturun hastayı bir bütün olarak ele alan bütüncül tıp anlayışının önemli araçlarından biri olduğunu belirten Koca, "Sinir sistemi, hormonal sistem, uyku, stres, ağrı ve yaşam biçimi birbirleriyle sürekli etkileşim halindedir. Akupunktur bu bütünlük içerisinde vücudun kendi düzenleyici ve iyileştirici mekanizmalarını destekler" ifadelerini kullandı.Seanslar ne kadar sürüyorAkupunktur seanslarının genel olarak 20-40 dakika sürdüğünü belirten Koca, uygulama sıklığının hastanın durumuna ve tedavi hedeflerine göre planlandığını söyledi. Prof. Dr. İrfan Koca, "Uygulamalar çoğunlukla haftada 1-2 seans şeklinde yapılır. Tedavinin başlangıcında daha sık, ilerleyen dönemde ise daha seyrek seanslar planlanabilir. Toplam seans sayısı hastanın ihtiyacına göre belirlenir" diye konuştu.İlaç kullanılmadan uygulanmasının akupunkturun önemli özelliklerinden biri olduğunu belirten Koca, yöntemin genel olarak iyi tolere edildiğini ifade etti.

06 Eylül 2026 10
Bakan Memişoğlu: 1,5 milyondan fazla vatandaşımıza ücretsiz ilaç desteği sağladık SAĞLIK
SAĞLIK

Bakan Memişoğlu: 1,5 milyondan fazla vatandaşımıza ücretsiz ilaç desteği sağladık

Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, tütün kullanımını bırakmak isteyen 1,5 milyondan fazla vatandaşa ücretsiz ilaç desteği sağladıklarını açıkladı. Bakan Kemal Memişoğlu, sosyalmedyahesabından Halk Sağlığı Haftası dolayısıyla yaptığı paylaşımda, sağlıklı bir yaşam için bağımlılıktan uzak, sağlıklı bir toplum hedefi doğrultusunda sahadaki çalışmaları aralıksız sürdürdüklerini belirtti.Ülke genelindeki 1678SigaraBırakma Polikliniğinde, 376 bin 158 kişiye danışmanlık hizmeti verildiğini aktaran Memişoğlu, 81 ildeki 383 merkezde,MHRSüzerinden çevrim içi poliklinik hizmeti sunulduğunu ifade etti.Tütünle Mücadele Timlerinin 920 kamu kurumunda yerinde danışmanlık hizmeti vererek, 23 bin 115 kamu personeline bilgilendirmede bulunduğunu belirten Memişoğlu, şunları kaydetti:"Tütün kullanımını bırakmak isteyen 1,5 milyondan fazla vatandaşımıza ücretsiz ilaç desteği sağladık. 7/24 hizmet veren ALO 171 Sigara Bırakma Danışma Hattı'mız aracılığıyla 628 bin 378 vatandaşımıza takip ve motivasyon desteği sunduk. ALO 191Uyuşturucuile Mücadele Danışma ve Destek Hattı'mız üzerinden 81 bin 398 çağrıyı karşıladık, 47 bin 338 motivasyonel arama gerçekleştirdik.Sağlıklı bir yaşam için bugün bir adım atın. Sigara vetütünkullanımını bırakmak, bağımlılıkla mücadele konusunda destek almak için Sağlıklı Hayat Merkezlerimize ve danışma hatlarımıza başvurun. Kaybetmeden fark edin, sağlığınız için harekete geçin."Sağlık Bakanlığından yapılan açıklamada, Halk Sağlığı Haftası'nın dördüncü gün temasının "Kaybetmeden Fark Et" olarak belirlendiği bildirildi.Tütün ve tütün ürünleri kullanımının yanı sıra internet kullanımı veoyungibi davranışların kontrolsüz ve aşırı kullanımının da bireylerin günlük yaşamını ve sosyal ilişkilerini olumsuz etkilediğine işaret edilen açıklamada, davranışsal bağımlılıklardan korunmada en önemli adımlardan birinin, riskli davranışları erken fark etmek ve ihtiyaç duyulduğunda destek almak olduğu belirtildi.Kişinin kendisinde, yakınında veya çocuğunda kontrol kaybı, günlük yaşamda bozulma, sosyal ilişkilerden uzaklaşma veya bir davranışı bırakamama gibi durumların fark edilmesi halinde sağlık desteğine başvurulması istenen açıklamada, bu kapsamda internet ve oyun başta olmak üzere davranışsal bağımlılık risklerine yönelik danışmanlık ve rehberlik hizmetlerinin, Sağlıklı Hayat Merkezlerinin Psikososyal Destek Birimlerince sunulduğu kaydedildi.Kaynak: TRT Haber

06 Eylül 2026 5
Darende'de Kalp Krizi Geçiren 84 Yaşındaki Kadın Hava Ambulansıyla Malatya'ya Sevk Edildi SAĞLIK
SAĞLIK

Darende'de Kalp Krizi Geçiren 84 Yaşındaki Kadın Hava Ambulansıyla Malatya'ya Sevk Edildi

Malatya'nın Darende ilçesinde kalp krizi geçiren 84 yaşındaki D.Y., Darende Hulusi Efendi Devlet Hastanesi'nde yapılan ilk müdahalenin ardından ileri tetkik ve tedavi için hava ambulansıyla Malatya'daki bir hastaneye sevk edildi. Malatya'nın Darende ilçesinde kalp krizi geçiren 84 yaşındaki kadın hasta hava ambulansıyla Malatya'ya sevk edildi.Edinilen bilgilere göre, kalp krizi geçiren 84 yaşındaki D.Y. Darende Hulusi Efendi Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı. Burada yapılan ilk müdahalenin ardından ileri tetkik ve tedavi amacıyla Malatya'ya sevk edilmesine karar verildi.D.Y., sağlık ekiplerinin koordinasyonuyla hava ambulansına alınarak Malatya'daki bir hastaneye sevk edildi.

06 Eylül 2026 2
Seven mouths, one meal: Feeding a family through Gaza’s food crisis YURT DIŞI
YURT DIŞI

Seven mouths, one meal: Feeding a family through Gaza’s food crisis

Families across Gaza struggle to secure food as community kitchens operate irregularly and prices rise. Gaza City — Whenever Mervat Radwan hears the community kitchen in her displacement camp will serve lunch that day, she breathes a sigh of relief. She takes a cooking pot and walks to the community kitchen with her nephew, six-year-old Ubay. list 1 of 4Brazilian activist demands Tunisia release Sumud Flotilla organiserslist 2 of 4UN slashes food aid for occupied West Bank and Gaza amid funding shortfalllist 3 of 4Israel’s Ben-Gvir lauds harsh conditions for Palestinian female prisonerslist 4 of 4Israeli settlers surround Palestinian home in occupied West Bank’s Qusra The meal is rarely enough for the seven people in her household, so she has to supplement it with whatever else she can find. A can of tuna, beans or peas from an aid parcel can help make the meal stretch further. “Sometimes they give us a cooked meal, but it isn’t enough for seven people, so I try to find something besides it,” she told Al Jazeera. Community kitchens are a vital source of food for families with little or no income in Gaza, but their operations have fluctuated sharply in recent months. The kitchen near Radwan’s displacement site was closed for almost two months before resuming services for just two days a week. Daily production in Gaza fell from about 1.5 million meals via 165 kitchens in mid-March to 698,000 served by 102 kitchens by July, according to the United Nations Office for the Coordination of Humanitarian Affairs. This substantial reduction in the number of community kitchens operating in the Gaza Strip and the meals they serve has been attributed to severe funding shortages and rising operational costs, with charities facing difficulties securing sufficient food or cooking supplies. Tinned food and charity Radwan, 45, became the guardian of her three nephews when an Israeli air attack in northern Gaza on October 18, 2024, killed her 38-year-old brother Mohammad and his wife, Anwar, 33, and their one-year-old son, Yosuf. Their three other children survived, but Nayef, now 14 years old, had shrapnel lodged in his head; Habib, 11, suffered burns to his body, while Ubay, who is now aged four, had also sustained severe burns. For the past nine months, they have lived in a tent in Deir el-Balah with Radwan, her 70-year-old father, and her 40-year-old sister, Sanaa. None of the carers has a regular source of income, so they are reliant on aid and charity to make it through to the next day. The children have been left psychologically scarred by the loss of their parents, and their frail state is compounded by the family’s inability to source the basic necessities for existence, including food. “It’s not just about taking them in; there is a lot of responsibility … food, drink, expenses, everything they need,” Radwan said. When food is scarce, the adults skip meals so the children have enough to eat. “My elderly father won’t eat until he knows his grandchildren have had enough … Maybe this is the most we can do in these difficult circumstances,” Radwan said. Meat is an unaffordable luxury, and even fresh vegetables are difficult to find due to their scarcity and high costs. Some organisations operating in Gaza occasionally distribute vegetables, but their supply is sporadic. For little Habib, his recovery relies on the food he eats, with a doctor telling Radwan that he must drink water frequently and eat foods with high water content, such as cucumbers, regularly. But 1kg of cucumbers costs about 15 shekels ($4.50) and tomatoes cost 10 to 12 shekels ($3-3.60), prices the family can barely afford. “If Ubay wants cucumbers, and the children like cucumbers, I buy three cucumbers, that’s it,” she says. The World Food Programme said in July that even when there was food in markets, many households in Gaza struggled to source fresh vegetables, fruit and protein due to high prices. About 77 percent of households in Gaza reported difficulties in this area, because their limited incomes were not enough to secure these costly staples. The family’s limited diet is now affecting the children’s health. Habib has been suffering from kidney stones for about a year, which doctors said is due to his diet that is high in salt and almost completely based on canned goods. Changing Habib’s diet is difficult when fresh food items are expensive and aid supplies, which the family relies on, consist mostly of tins of food. For families like the Radwans, food assistance from charities helps them live another day, but a lack of diversity in their diets is costing them their health. Kaynak: Al Jazeera

06 Eylül 2026 2
Bakan Memişoğlu: Tütün kullanımını bırakmak isteyen 1,5 milyondan fazla kişiye ücretsiz ilaç desteği sağladık SAĞLIK
SAĞLIK

Bakan Memişoğlu: Tütün kullanımını bırakmak isteyen 1,5 milyondan fazla kişiye ücretsiz ilaç desteği sağladık

Bakan Memişoğlu, sanal medya hesabından yaptığı açıklamada, "Bağımlılıktan uzak, sağlıklı bir toplum hedefimiz doğrultusunda sahadaki çalışmalarımızı aralıksız sürdürüyoruz. Ülke genelindeki 1678sigar... Bakan Memişoğlu, sanal medya hesabından yaptığı açıklamada, "Bağımlılıktan uzak, sağlıklı bir toplum hedefimiz doğrultusunda sahadaki çalışmalarımızı aralıksız sürdürüyoruz. Ülke genelindeki 1678sigara bırakmapolikliniğimizde, 376 bin 158 vatandaşımıza danışmanlık hizmeti verdik. 81 ilde 383 merkezimizde, MHRS üzerinden çevrim içi poliklinik hizmeti sunuyoruz. Tütünle Mücadele Timlerimizle 920 kamu kurumunda yerinde danışmanlık hizmeti vererek 23 bin 115 kamu personeline bilgilendirme eğitimi ulaştırdık" dedi.'628 BİN 378 VATANDAŞIMIZA TAKİP VE MOTİVASYON DESTEĞİ SUNDUK'Bakan Memişoğlu ayrıca "Tütün kullanımını bırakmak isteyen 1,5 milyondan fazla vatandaşımızaücretsiz ilaç desteğisağladık. 7/24 hizmet veren ALO 171 Sigara Bırakma Danışma Hattımız aracılığıyla 628 bin 378 vatandaşımıza takip ve motivasyon desteği sunduk. ALO 191 Uyuşturucu ile Mücadele Danışma ve Destek Hattımız üzerinden 81 bin 398 çağrıyı karşıladık, 47 bin 338 motivasyonel arama gerçekleştirdik. Sağlıklı bir yaşam için bugün bir adım atın. Sigara ve tütün kullanımını bırakmak, bağımlılıkla mücadele konusunda destek almak için Sağlıklı Hayat Merkezlerimize ve Danışma Hatlarımıza başvurun. Kaybetmeden fark edin, sağlığınız için harekete geçin" ifadelerini kullandı.Kaynak: DHA

06 Eylül 2026 36