Profesör açıkladı: "Gençlerde ve kadınlarda artan kanser vakalarında mikroplastikler araştırılıyor"
Profesör açıkladı: "Gençlerde ve kadınlarda artan kanser vakalarında mikroplastikler araştırılıyor"
Habere GitUzun süreli uyku sorunları Alzheimer riskiyle ilişkili olabilir
Nöroloji Uzmanı Doç. Dr. Demet Aygün Üstel, uzun süre devam eden uyku sorunlarının bilişsel gerileme ve Alzheimer hastalığı riskiyle ilişkili olabileceğini belirtti
Habere GitKanser görüntülemede yeni nesil teknolojiler teşhis ve tedavide önemli yol gösteriyor
Kanser görüntülemede yeni nesil teknolojiler teşhis ve tedavide önemli yol gösteriyor
Habere GitÇorum Fizik Tedavi Hastanesi Bakanlığın Yatırım Programına Alındı
Ankara İskilipliler Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Daşcı'nın, Çorum'un fizik tedavi ve rehabilitasyon alanındaki ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla Sağlık Bakanlığına yaptığı kapsamlı resmi başvuru önemli bir aşamaya ulaştı. Sağlık Bakanlığı, "Çorum Erol Olçok Eğitim ve Araştırma Hastanesi Fizik Tedavi Hastanesi Ek Bina Yatırımı"nı 2027 yılı yatırım programına alınmak üzere Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığına sundu.
Habere GitSağlık Gündeminde Markanıza Yer Açın!
Basın bültenlerinizi, firma haberlerinizi, ürün lansmanlarınızı ve röportaj taleplerinizi bize iletin; Sağlık Gazetesi ve Sağlık Dergisi’nde yayınlayalım.
Habere Git351. Sayı
Sağlık dergimizin 351. sayısı yayınlandı! Hemen dijital olarak inceleyin.
CANLI YAYIN TAKVİMİ
ÖNE ÇIKAN RÖPORTAJLAR
Hijyentek: Yerli Üretim Gücüyle Türkiye’nin Medikal Gururu
Kurtuba Medikal: Sabırla, Emekle, Yerli Üretimin İzinde
Kuzey Dora Medikal Anahtar Teslimden Satış Sonrasına Kadar Tüm Süreçlerde Hizmet Sunuyor
KÖŞE
NÜFUS NEDEN AZALIYOR? ÜREMENİN YOLU SADECE PARA VERMEKTEN GEÇMİYOR
Mustafa DAŞCI
GÜNCEL HABERLER
GÜNDEM
SADER Yönetim Kurulu’ndan Ticaret Bakanlığı’na Ziyaret
Tıbbi cihaz sektörünün dış ticaret süreçleri, ürün güvenliği ve denetim uygulamaları ele alındıSağlık Gereçleri Üreticileri ve Temsilcileri Derneği (SADER) Yönetim Kurulu, T.C. Ticaret Bakanlığı Ürün Güvenliği ve Denetimi Genel Müdürü Hakkı Karabörklü’yü makamında ziyaret etti.Gerçekleştirilen görüşmede, tıbbi cihaz sektörünün dış ticaret süreçler…
GÜNDEM
Dünyanın En İyi Hastaneleri 2026 Araştırmasında Türkiye’den 35 Hastane Yer Aldı
Newsweek ve Statista tarafından hazırlanan “World’s Best Hospitals 2026” araştırmasında Türkiye’den 35 hastane listeye girdi. Türkiye sıralamasının ilk sırasında 91,80 puanla Koç Üniversitesi Hastanesi yer alırken, Hacettepe Üniversitesi Hastanesi 83,54 puanla ikinci, Anadolu Sağlık Merkezi ise 82,10 puanla üçüncü oldu. Araştırmada Türkiye, kürese…
BILIM
Dünya Bilim Forumu Türkiye’de Düzenlenecek
Dünyanın önde gelen akademileri, bilim insanları ve bilimsel alanda karar vericiler, Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA) ev sahipliğinde Türkiye’de buluşuyor. Cumhurbaşkanlığı himayelerinde yapılacak olan Dünya Bilim Forumu (World Science Forum-WSF), 17-20 Mart 2027 tarihleri arasında gerçekleştirilecek. Forumun Türkiye’nin uluslararası bilim diplom…
BESLENME
Domates Salçası Beyin İşlevlerini Değiştirebilir Mi? Randomize Çalışmadan Dikkat Çekici Sonuç
İspanya’da 42 orta yaşlı yetişkinle yapılan randomize çapraz geçişli klinik çalışmada, üç ay boyunca günde 35 gram domates salçası tüketiminin seçici dikkat ve ilişkisel bellekte sınırlı iyileşmelerle ilişkili olduğu bildirildi.Domatesin içerdiği güçlü antioksidanlardan biri olan likopenin, beyin işlevleri üzerindeki olası etkileri yeni bir klinik…
DUYURULAR
KAMU
Akademisyenlere 'Sosyal Medya Geliri' Yasağı
Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği, kamu görevlileri ve devlet üniversitelerinde görev yapan akademisyenlerin YouTube, sosyal medya, internet siteleri ve mobil uygulamalardan elde ettiği gelirlerin, memurlar için öngörülen “ticaret ve kazanç getirici faaliyet yasağı” kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini bildirdi.Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği, Yükseköğretim Kurulu’na (YÖK) gönderdiği yazıda kamu görevlileri ile devlet üniversitelerinde çalışan akademisyenlerin YouTube, sosyal medya, internet siteleri ve mobil uygulamalardan elde ettiği kazançların 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’ndaki “ticaret ve diğer kazanç getirici faaliyetlerde bulunma yasağı” kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.Hürriyet'in haberine göre, yazının üniversitelere ulaşmasının ardından bazı akademisyenler dijital yayınlarını durdurdu. Sosyal medya kısıtlamasıyla sonuçlanan süreç, YÖK’ün 17 Haziran 2026’da Cumhurbaşkanlığı’ndan akademisyenlerin dijital mecralardaki yayıncılık ve uygulama geliştirme faaliyetlerinin hukuki durumuna ilişkin görüş istemesiyle başlamıştı.Kaynak: Hürriyet
KAMU
Anne Adayları İçin 'Riskli Takip Sistemi' 81 İlde Devrede
Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, gebe ve lohusaların takip süreçlerinin daha etkin ve güvenli yürütülmesi amacıyla Riskli Takip Sistemi’nin (RİTAS) 81 ilde devreye alındığını açıkladı.Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada Riskli Takip Sistemi’nin (RİTAS) Türkiye genelinde uygulanmaya başladığını duyurdu.“Kıymetli anne ve anne adayları, bu numarayı bir yere not edin: 0312 577 78 78” ifadelerini kullanan Memişoğlu, sistemin gebeler ile lohusaların takip süreçlerini daha etkin ve güvenli yürütmek amacıyla 81 ilde devreye alındığını bildirdi.Koordinatör ebeler takip edecekYeni sistem kapsamında koordinatör ebeler, anne ve bebeklerin sağlık süreçlerini yakından takip edecek. Gebe ve lohusalar, takip sürecinde 0312 577 78 78 numaralı hat üzerinden aranacak.Memişoğlu, “Sağlıklı nesiller için gebelikten lohusalığa uzanan bu özel yolculukta annelerimizin daima yanındayız.” ifadelerini kullandı.Kaynak: Medimagazin
GÜNDEM
DSÖ'den Demans İçin Yeni Rehber: Vakaların Yüzde 45'i Önlenebilir Veya Geciktirilebilir
Dünya Sağlık Örgütü, demans riskinin azaltılmasına yönelik önerilerini güncelledi. Fiziksel ve sosyal olarak aktif kalmak, sigaradan uzak durmak, aşırı alkol tüketmemek ve tansiyon, kolesterol, kan şekeri ile vücut ağırlığını kontrol altında tutmak öne çıkan öneriler arasında.Demansın tam olarak nasıl ve neden başladığı henüz bütün yönleriyle bilinmiyor. Genellikle ileri yaşlarda görülen ve bilişsel işlevlerde gerilemeyle seyreden farklı nörodejeneratif hastalıkları kapsayan demansın gelişiminde çok sayıda faktör rol oynuyor.Bununla birlikte bilim insanları, demans riskini artıran ve değiştirilebilecek faktörler konusunda giderek daha fazla bilgiye ulaşıyor.The Lancet tarafından 2024 yılında yayımlanan kapsamlı bir değerlendirmede, toplum düzeyindeki demans vakalarının yüzde 45’e kadarının 14 potansiyel olarak değiştirilebilir risk faktörüyle ilişkili olduğu tahmin edilmişti.Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) de bu bilimsel veriler doğrultusunda demansın önlenmesi veya başlangıcının geciktirilmesine yönelik önerilerini güncelledi.DSÖ Genel Direktörü Dr. Tedros Adhanom Ghebreyesus, demans riskini belirleyen faktörler hakkında geçmişe kıyasla çok daha fazla bilgi bulunduğunu belirterek, yeni rehberin bu bilgileri uygulanabilir önerilere dönüştürdüğünü ifade etti.Yüzde 45 bireysel risk azalması anlamına gelmiyorUzmanların özellikle dikkat çektiği noktalardan biri, yüzde 45’lik oranın nasıl yorumlanması gerektiği.Bu oran, belirli önlemleri alan bir kişinin demansa yakalanma riskinin yüzde 45 azalacağı anlamına gelmiyor.Tahmin, toplum genelinde görülen demans vakalarının yaklaşık yüzde 45’inin değiştirilebilir 14 risk faktörüyle ilişkili olduğunu gösteriyor.Dolayısıyla bu faktörlerin kontrol altına alınması bireysel riski azaltabilir ancak her kişi için geçerli tek bir risk azaltma oranı bulunmuyor.Kalp sağlığı için önerilenler beyin için de önemliDSÖ’nün önerilerinin önemli bölümü kalp-damar sağlığını korumak için uzun süredir tavsiye edilen yaşam tarzı önlemleriyle örtüşüyor.Fiziksel olarak aktif kalmak, sosyal ilişkileri sürdürmek, sigara kullanmamak, aşırı alkol tüketiminden kaçınmak ve sağlıklı beslenmek bunların başında geliyor.Bunun yanı sıra yüksek tansiyonun, kolesterolün, kan şekerinin ve vücut ağırlığının kontrol altında tutulması öneriliyor.Beyin sağlığı ile kalp-damar sistemi arasında yakın ilişki bulunduğu için kardiyovasküler riskleri azaltan birçok önlemin aynı zamanda demans riskinin azaltılması açısından da önem taşıdığı belirtiliyor.İşitme kaybı da risk faktörleri arasındaSon yıllarda işitme kaybı ile demans arasındaki ilişkiye yönelik kanıtlar da güçleniyor.Daha önce yapılan büyük bir klinik çalışmada, bilişsel gerileme açısından yüksek risk taşıyan bazı yaşlı yetişkinlerde işitme cihazı kullanımının bilişsel gerilemeyi yaklaşık yüzde 50 oranında yavaşlatabildiği bildirilmişti.İşitme kaybının demans riskini neden artırabileceği tam olarak bilinmiyor.Araştırmacılar, sesleri anlamak için beynin daha fazla çaba harcamasının ve işitme kaybının yol açabileceği sosyal izolasyonun bu ilişkide rol oynayabileceğini düşünüyor.Bazı risk faktörlerini değiştirmek bireysel olarak zorDemansla ilişkili 14 risk faktörünün tamamını kişinin kendi başına değiştirmesi mümkün değil.Örneğin erken yaşlarda düşük eğitim düzeyi, yıllar sonra geri döndürülmesi mümkün olmayan faktörler arasında yer alıyor.Hava kirliliği de demansla ilişkilendirilen risklerden biri.DSÖ, mümkün olduğu ölçüde hava kirliliğine maruziyetin azaltılmasını öneriyor. Ancak yaşanılan şehirdeki hava kalitesi gibi çevresel koşulların bireylerin veya sağlık profesyonellerinin doğrudan kontrolü dışında olabileceğine dikkat çekiliyor.Görme kaybı ve uyku konusunda kanıtlar henüz yeterli değilBir durumun demans riskiyle ilişkili olması, o duruma yönelik müdahalenin demansı önlediği anlamına gelmiyor.Örneğin görme kaybı demans riskiyle ilişkilendirilmiş olsa da DSÖ, görme bozukluklarının tedavi edilmesinin özellikle demans riskini azaltmak amacıyla önerilebilmesi için yeterli kanıt bulunmadığını belirtiyor.Benzer bir durum uyku için de geçerli.Kaliteli uykunun genel sağlık açısından önemli olduğu ve kötü uyku ile demans riski arasında ilişki bulunduğu biliniyor.Ancak uyku kalitesini artırmaya veya uyku-uyanıklık bozukluklarını tedavi etmeye yönelik girişimlerin doğrudan demans riskini azalttığını gösterecek yeterli kanıt henüz bulunmuyor.Demansı önlemek için vitamin ve omega-3 önerilmiyorDSÖ’nün dikkat çeken önerilerinden biri de takviyelerle ilgili.Kuruluş, tanısı konmuş bir besin eksikliği bulunmadığı sürece demansı önlemek amacıyla B vitamini, E vitamini, omega-3 takviyeleri veya multivitamin-mineral komplekslerinin kullanılmasını önermiyor.Bugüne kadar yapılan klinik çalışmaların, bu takviyelerin bilişsel gerilemeye karşı koruyucu olduğunu gösteren ikna edici kanıt sağlamadığı belirtiliyor.Ayrıca vitamin ve diğer takviyelerin yüksek dozlarda kullanılmasının istenmeyen veya zararlı etkilere yol açabileceğine dikkat çekiliyor.“Risk faktörleri bütüncül biçimde ele alınmalı”DSÖ, demansın önlenmesine yönelik tek bir ilaç veya müdahalenin bulunmadığını vurguluyor.Kuruluşa göre demans risk faktörlerinin bütüncül biçimde ele alınması gerekiyor çünkü birçok risk aynı kişide birlikte bulunabiliyor ve yaşam boyunca birikebiliyor.Sağlık profesyonellerinin de koruyucu yaklaşımı kişinin mevcut risk faktörlerine ve sağlık durumuna göre şekillendirmesi öneriliyor.Yeni rehber, demansın tamamen önlenebilir olduğu anlamına gelmiyor. Tüm koruyucu önlemlere uyan kişilerde de demans gelişebiliyor.Ancak dünya genelinde on milyonlarca kişinin demansla yaşadığı düşünüldüğünde, gelecekteki vakaların bir bölümünün önlenmesi veya hastalığın başlangıcının geciktirilmesi hem bireysel hem de toplumsal açıdan önemli sonuçlar doğurabilir.Kaynak: Medimagazin
BILIM
Araştırma: Bilim İnsanları Burun İle Beyin Arasındaki Sinir Devresini Keşfetti
Bilim insanları, burundan alınan düzenli ve yavaş nefesin kaygıyı azalttığını ortaya koyan doğrudan bir burun-beyin sinir devresi tespit etti.ABD'de yürütülen yeni bir nörobilim araştırmasında, burundan nefes alıp vermenin kaygıyı yatıştırdığını gösteren ‘burun-beyin’ sinir devresi keşfedildi. Yapılan fare deneylerinde, burun boşluğundaki koku alma duyusu nöronlarının sadece kokuları değil, içeri giren hava akımını da algıladığı saptandı. Elde edilen verilere göre, burundan çekilen havanın sıklığı, koku soğancığı üzerinden beynin duygu ve stres merkezi olan amigdala bölgesine doğrudan sinyaller gönderiyor."Hızlı nefes kaygıyı artırıyor"Söz konusu sinir yolunun çift yönlü çalıştığına dikkat çekilen araştırmada, burundan alınan nefesin sıklığı ve hızının kaygı seviyesini doğrudan belirlediği belirtildi. Burundan hızlı ve yüzeysel nefes almanın kaygı benzeri davranışları tetiklediği, yavaş ve derin nefes almanın ise sinir iletimini dengeleyerek sakinleşme sağladığı gözlemlendi.Bulguların henüz hayvan modellerine dayandığını ve insan testleriyle desteklenmesi gerektiğini vurgulayan uzmanlar, ağız yerine burundan yarı yarıya daha yavaş nefes almanın kaygıyı kontrol altına almada doğal ve etkili bir tedavi sunabileceğini aktardı.Kaynak: DHA
SAĞLIK
Gece uykusu sırasında maruz kalınan ışık kalp sağlığına zarar verebilir
European Heart Journal'da yayımlanan yeni bir araştırmaya göre, gece uykusu sırasında ışığa maruz kalmak kalbin yapısında ve işlevinde potansiyel olarak zararlı değişikliklere yol açabilir. Daha önceki araştırmalar, ışık altındaki gece uykusu ile koroner arter hastalığı, kalp krizi, kalp yetmezliği ve felç riskinin artması arasında bir bağlantı olduğunu göstermişti.Ancak yeni çalışma, bu durumun kalbin yapısını ve işlevini nasıl etkilediğini inceleyen ilkaraştırmaolma özelliğini taşıyor.Tulane Üniversitesi'nden baş araştırmacı Dr. Lu Qi, kalpteki bu yapısal değişikliklerin -yani yeniden yapılanmanın- çok fazla gece ışığıyla ilişkilendirilen artan kalp sorunları riskini açıklamaya yardımcı olabileceğini belirtti.Araştırmacılar, başlangıçta kardiyovasküler hastalığı olmayan 11.071 katılımcının verilerini inceledi.Katılımcılar bileklerinde ışık ve hareket sensörleri taşıdı ve birkaç yıl sonra kalp MR'ları çekildi.Araştırmacılar, gece uykusu sırasında neredeyse hiç ışığa maruz kalmayan kişileri, çok loş bir oda seviyesi olan en az 3 güçlü ışığa maruz kalanlarla karşılaştırdı.Pencereden sızan sokak lambası,radyosaat ışığı ve elektronik cihazlardaki LED ışıkların çalışmada olası kaynaklar arasında yer aldığı ifade edildi.Demografik, yaşam tarzı, sağlık ve çevresel faktörler ayarlandıktan sonra, gece uykusunda 3 seviye üzerindeki her ışık maruziyetinin ölçülebilir kardiyovasküler hasarla ilişkili olduğu görüldü.Örneğin, en yüksek ışık maruziyeti grubundaki katılımcıların, en karanlık odalarda uyuyanlara kıyasla sol ventriküllerinde ortalama yüzde 2,4 büyüme, kalp duvarında yüzde 1,5 kalınlaşma ve kalbin kasılma yeteneğinde yüzde 1,9 azalma tespit edildi.Araştırma, en yüksek ışık grubundaki kişilerin, en düşük ışık grubuna göre yüzde 29 daha yüksek kalp yetmezliği, yüzde 24 daha yüksek kalp krizi, yüzde 33 daha yüksek felç ve yüzde 26 daha yüksek kardiyovasküler ölüm riskine sahip olduğunu ortaya koydu.Uzmanlar, karartma perdeleri kullanmak, yatak odasında sıcak renkli aydınlatmalar tercih etmek ve ev aletlerindeki küçük LED ışıkları kapatmak gibi basit ve ucuz önlemler alınabileceğini vurguluyor.Kaynak: TRT Haber
SAĞLIK
Sağlıklı yaşam için nefes aldılar
Sinop’ta İl Sağlık Müdürlüğü tarafından düzenlenen etkinlikte katılımcılar, nefes egzersizi ve sandalye yogası uygulamalarıyla günlük yaşamın yoğunluğuna kısa bir mola verdi. Sinop'ta İl Sağlık Müdürlüğü tarafından düzenlenen etkinlikte katılımcılar, nefes egzersizi ve sandalye yogası uygulamalarıyla günlük yaşamın yoğunluğuna kısa bir mola verdi.Sinopİl Sağlık Müdürlüğü tarafından "Sağlıklı Hayat Saatleri" kapsamında "Bir Nefes Mola/Nefes Egzersizi ve Sandalye Yogası" etkinliği gerçekleştirildi.Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü koordinasyonunda haftalık olarak düzenlenen etkinlikte, katılımcılara doğru nefes teknikleri anlatıldı. Sandalye yogası uygulamalarının da yapıldığı programda, günlük yaşamın yoğunluğu ve stresinden kısa süreliğine uzaklaşılması amaçlandı.Katılımcılar, uzmanlar eşliğinde gerçekleştirilen egzersizlerle hem bedenlerini dinlendirdi hem de zihin sağlıklarını destekleme fırsatı buldu. Etkinlikte düzenli nefes egzersizlerinin ve fiziksel hareketliliğin sağlıklı yaşam üzerindeki önemine dikkat çekildi.
SAĞLIK
SEAH’ta 10 yataklı kemoterapi ünitesi hizmete girdi
Sakarya Eğitim ve Araştırma Hastanesi (SEAH) Korucuk Kampüsü’nde hizmet veren Tıbbi Onkoloji Kliniği bünyesinde oluşturulan 10 yataklı yeni kemoterapi uygulama ünitesi hizmete açıldı. SakaryaEğitim ve Araştırma Hastanesi (SEAH) Korucuk Kampüsü'nde hizmet veren Tıbbi Onkoloji Kliniği bünyesinde oluşturulan 10 yataklı yeni kemoterapi uygulama ünitesi hizmete açıldı.Kemoterapi uygulama ünitesinin hizmete alınması sebebiyle düzenlenen programa İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Kayhan Özdemir, SEAH Başhekimi Doç. Dr. Fatih Güneysu, Tıbbi Onkoloji Kliniği İdari Sorumlusu Prof. Dr. İlhan Hacıbekiroğlu, Hematoloji Kliniği'nden Prof. Dr. Tuğba Hacıbekiroğlu, hastane yöneticileri ve klinik ekibi katıldı. SEAH Korucuk Kampüsü Tıbbi Onkoloji Kliniği'nde, 15'i palyatif ünitede olmak üzere toplam 35 yataklı servis, 8 poliklinik ve 60 yataklı kemoterapi uygulama ünitesi yer alıyor. Yılda yaklaşık 3 bin yeni kanser hastasının değerlendirildiği merkezde, 75 bine yakın poliklinik başvurusuna hizmet veriliyor. Ayrıca Klinik Araştırmalar Merkezi bünyesinde yürütülen 40 Faz 2 ve Faz 3 araştırmasıyla hastalara güncel tedavilere erişim imkanı sağlanıyor.Programda konuşan İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Kayhan Özdemir, Tıbbi Onkoloji Kliniği'nin Sakarya ve çevre illere hizmet verdiğini belirterek, "Amacımız, vatandaşlarımızın güncel ve nitelikli onkoloji hizmetlerine kendi şehirlerinde ulaşabilmelerini sağlamak" ifadelerini kullandı.
SAĞLIK
Bangladeş'te kızamık şüphesiyle hayatını kaybeden çocuk sayısı 999'a yükseldi
Bangladeş'te mart ayı ortasından bu yana devam eden salgında kızamık şüphesiyle hayatını kaybeden çocuk sayısının 999'a yükseldiği bildirildi Bangladeş Sağlık Bakanlığına bağlı Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü ülkede etkili olan kızamık salgınına ilişkin açıklama yaptı.Buna göre, ülkede yıl başından bu yana kızamık şüphesiyle hayatını kaybeden çocukların sayısı dün itibarıyla 999'a yükseldi.Son bir ayda 100'den fazla çocuğun hastalık nedeniyle hayatını kaybettiği ülkede, mart ayından bu yana 166 binden fazla şüpheli kızamık vakası kaydedildi.Ülkede mart ayında başlatılan acil aşılama kampanyasında ilk etapta 6 ay ile 5 yaş arasındaki çocuklara öncelik verilirken, aşılama süreci daha sonra aşamalı olarak ülke genelini kapsayacak şekilde genişletilmişti.Pnömoni ve ensefalopatiye yol açabilen kızamık, dünya genelinde aşıyla önlenebilir ölümlerin başlıca nedenlerinden biri olarak öne çıkıyor.Kaynak: Haberturk
SAĞLIK
Yüksekova’da minik öğrencilere yönelik el hijyeni ve ağız-diş sağlığı eğitimi
Hakkari’nin Yüksekova ilçesinde minik öğrencilere yönelik el hijyeni ve ağız-diş sağlığı eğitimi düzenlendi. Hakkari'nin Yüksekova ilçesinde minik öğrencilere yönelik el hijyeni ve ağız-diş sağlığı eğitimi düzenlendi.Yüksekova İlçe Sağlık Müdürlüğü ekipleri, çocuklara erken yaşta sağlıklı yaşam alışkanlıkları kazandırmak amacıyla "Sağlıklı Çocuk, Sağlıklı Gelecek" temalı eğitim programı başlattı.Bu kapsamda bir kreş ve gündüz bakımevinde uzman sağlık personeli tarafından çocuklara doğru el yıkama teknikleri ile diş fırçalama alışkanlıkları uygulamalı olarak anlatıldı. Eğitimlerin sonunda minikler, sağlıklı yaşamın öncülüğünü üstlenmeleri amacıyla "Sağlık Elçileri" ilan edildi. Çocukların öğrendikleri bilgileri ailelerine ve çevrelerine aktararak birer bilinç elçisi olması hedeflenirken, yetkililer ilçe genelindeki benzer koruyucu sağlık ve bilinçlendirme eğitimlerinin kararlılıkla sürdürüleceğini bildirdi.