Bizi Takip Edin

Yemek borusundaki 13 santimetrelik dev kitle kapalı cerrahi yöntemle çıkarıldı

Yemek borusundaki 13 santimetrelik dev kitle kapalı cerrahi yöntemle çıkarıldı

Habere Git

Çorum Fizik Tedavi Hastanesi Bakanlığın Yatırım Programına Alındı

Ankara İskilipliler Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Daşcı'nın, Çorum'un fizik tedavi ve rehabilitasyon alanındaki ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla Sağlık Bakanlığına yaptığı kapsamlı resmi başvuru önemli bir aşamaya ulaştı. Sağlık Bakanlığı, "Çorum Erol Olçok Eğitim ve Araştırma Hastanesi Fizik Tedavi Hastanesi Ek Bina Yatırımı"nı 2027 yılı yatırım programına alınmak üzere Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığına sundu.

Habere Git

Sağlık Gündeminde Markanıza Yer Açın!

Basın bültenlerinizi, firma haberlerinizi, ürün lansmanlarınızı ve röportaj taleplerinizi bize iletin; Sağlık Gazetesi ve Sağlık Dergisi’nde yayınlayalım.

Habere Git
SAYI: 351 | TEMMUZ 2026

351. Sayı

Sağlık dergimizin 351. sayısı yayınlandı! Hemen dijital olarak inceleyin.

Dijital Okuma
PDF İndirme Seçeneği
İnteraktif Flipbook
351. Sayı

CANLI YAYIN TAKVİMİ

TÜMÜNÜ GÖR >
01
Nis
Prş
10:00 CANLI

OHSAD Kurultayı – Sağlıkta Ortak Çözüm Toplantıları

Prof. Dr. Kemal Memişoğlu - T.C. Sağlık Bakan
İZLE
15
Nis
Prş
10:00 CANLI

Tüyap Expomed Eurasia İstanbul Medikal Fuarı

İZLE
08
Eki
Prş
10:00 CANLI

ÜRETİCİLERLE EL ELE

İZLE

ÖNE ÇIKAN RÖPORTAJLAR

TÜMÜNÜ GÖR >
Muayene Katılım Payı Nedir?|Sağlıkla Güvende Kalın 79. Bölüm
RÖPORTAJ

Muayene Katılım Payı Nedir?|Sağlıkla Güvende Kalın 79. Bölüm

16 Ağustos 2026 18
KLS Martin’in İleri Cerrahi Çözümleri Oypa Medikal Güvencesiyle Türkiye’de
RÖPORTAJ

KLS Martin’in İleri Cerrahi Çözümleri Oypa Medikal Güvencesiyle Türkiye’de

09 Ağustos 2026 49
PAQEN: Tıbbi Cihazlarda İnovasyon, Regülasyon ve AR-GE’nin Güçlü Ortağı
RÖPORTAJ

PAQEN: Tıbbi Cihazlarda İnovasyon, Regülasyon ve AR-GE’nin Güçlü Ortağı

09 Ağustos 2026 53
STRATEJİK GÖREV YAPANLARIN AİLELERİ DEVLET GÜVENCESİNDE OLMALIDIR
KÖŞE YAZISI

STRATEJİK GÖREV YAPANLARIN AİLELERİ DEVLET GÜVENCESİNDE OLMALIDIR

Mustafa DAŞCI

21 Ağustos 2026 49

GÜNCEL HABERLER

TÜMÜNÜ GÖR >
Tercan Devlet Hastanesi'nde Yatan Hastalar Ziyaret Edildi SAĞLIK
SAĞLIK

Tercan Devlet Hastanesi'nde Yatan Hastalar Ziyaret Edildi

Tercan İlçe Devlet Hastanesi Başhekimi Dr. Muhammed Fatih Irmak ve İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Yusuf Çakmak, yatarak tedavi gören hastaları ziyaret etti. Hastaların sağlık durumları ve tedavi süreçleri hakkında değerlendirmelerde bulunuldu, geçmiş olsun dilekleri iletildi ve talepler dinlendi. Tercanİlçe Devlet Hastanesi'nde yatarak tedavi gören ha…

25 Ağustos 2026 30
80 Yaşındaki Hasta Hava Ambulansıyla Malatya'ya Sevk Edildi SAĞLIK
SAĞLIK

80 Yaşındaki Hasta Hava Ambulansıyla Malatya'ya Sevk Edildi

Malatya'nın Darende ilçesinde alerjik rahatsızlığı nedeniyle tedavi gören 80 yaşındaki H.E., Darende Hulusi Efendi Devlet Hastanesi'nde ilk müdahalesinin ardından ileri tetkik ve tedavi için hava ambulansıyla Malatya'ya gönderildi. Sağlık ekiplerinin koordinasyonuyla gerçekleştirilen sevk işlemi başarıyla tamamlandı. Malatya'nın Darende ilçesinde …

25 Ağustos 2026 23
BEUN'lu hekimden depresyon tanısında devrim: Makine öğrenimi destekli sistem tescillendi SAĞLIK
SAĞLIK

BEUN'lu hekimden depresyon tanısında devrim: Makine öğrenimi destekli sistem tescillendi

ZONGULDAK Bülent Ecevit Üniversitesi (BEUN) Hastanesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Bilim Dalı Başkanı Dr. Öğretim Üyesi Hakan Kayış, depresyonun tanısında hekimlere fayda sağlayacak yazılım geliştirdi. ZONGULDAK Bülent Ecevit Üniversitesi (BEUN) Hastanesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Bilim Dalı Başkanı Dr. Öğretim Üyesi…

25 Ağustos 2026 23
Manisa’da yaşlı ve engelli hastalara ev konforunda görüntülü sağlık hizmeti SAĞLIK
SAĞLIK

Manisa’da yaşlı ve engelli hastalara ev konforunda görüntülü sağlık hizmeti

Manisa Şehir Hastanesi tarafından hayata geçirilen ’Online Evde Sağlık Hizmeti’ uygulaması, yatağa bağımlı, yaşlı, ağır psikiyatrik ve engelli hastaların tedavi süreçlerinde büyük kolaylık sağlıyor.Manisa Şehir Hastanesi Evde Sağlık Hizmetleri Birimi tarafından hayata geçirilen "Online Evde Sağlık Hizmeti" uygulaması ile hizmet alması için uygun b…

25 Ağustos 2026 12
 
Online Evde Sağlık Hizmeti: Hastalar Evinde Takip Ediliyor SAĞLIK
SAĞLIK

Online Evde Sağlık Hizmeti: Hastalar Evinde Takip Ediliyor

Manisa Şehir Hastanesi'nin hayata geçirdiği 'Online Evde Sağlık Hizmeti' uygulaması, yatağa bağımlı, yaşlı, engelli ve ağır psikiyatrik hastaların tedavi ve takibini hastaneye gitmeden görüntülü görüşmelerle yapıyor. İlaç, mama ve rapor işlemleri de evde çözülüyor. ManisaŞehir Hastanesi tarafından hayata geçirilen 'Online Evde Sağlık Hizmeti' uygulaması, yatağa bağımlı, yaşlı, ağır psikiyatrik ve engelli hastaların tedavi süreçlerinde büyük kolaylık sağlıyor.ManisaŞehir Hastanesi Evde Sağlık Hizmetleri Birimi tarafından hayata geçirilen "Online Evde Sağlık Hizmeti" uygulaması ile hizmet alması için uygun bulunan yatağa bağımlı, yaşlı ve engelli hastaların tedavi ve takip süreçleri, hastaneye gitmelerine gerek kalmadan ev konforunda gerçekleştiriliyor. Manisa Şehir Hastanesi Evde Sağlık Birimi ekibi tarafından yürütülen çalışmalarda, sağlık personeli ilk olarak hastaları evlerinde ziyaret ederek detaylı bir fiziksel değerlendirme yapıyor. İlk muayenenin ardından rutin takipler, hasta ve hasta yakınlarıyla internet üzerinden gerçekleştirilen görüntülü görüşmelerle sağlanıyor. Bu sistem sayesinde hastaların ağrı durumu, beslenme düzeni, ateş ve günlük yaşam aktivitelerindeki değişiklikler dijital ortamda anlık olarak takip edilerek hasta dosyalarına işleniyor.Ev konforunda rapor ve ilaç teminiUygulama, özellikle hastaneye nakli zor olan ve yatağa bağımlı yaşayan dezavantajlı gruplar için büyük kolaylık sağlıyor. Yaşlılığa bağlı rahatsızlıklar, demans, alzaymır, beyin kanaması ve iskemik ataklar geçirip günlük ihtiyaçlarını karşılayamayan hastalar sistemin ana odak noktasını oluşturuyor. Bunun yanı sıra; doğum sırasında beyin travması geçirmiş yaş sınırı gözetilmeksizin yatağa tam bağımlı engelliler ile dışarı çıkması zor olan ve ağır antipsikotik ilaç kullanan şizofreni gibi ağır psikiyatrik hastalar da bu hizmetten aktif olarak faydalanıyor.Online görüşmeler neticesinde hastaların eksilen ilaçları ve beslenme mamaları tespit edilirken, uygun görüldüğü durumlarda heyet raporu veya farklı branşlardan alınması gereken sağlık belgeleri de hastanın hastaneye gelmesine gerek kalmadan sağlık kurulları tarafından düzenleniyor. Enjeksiyon ve benzeri fiziksel müdahale gerektiren durumlarda ise sağlık ekipleri tekrar ev ziyareti gerçekleştiriyor. Nakil stresi yaşamayan hastaların mevcut konforu korunurken, tedavi süreçleri ise aralıksız şekilde devam ediyor."Hastanın konforu bozulmadan hizmet veriyoruz"Yürütülen çalışmalar hakkında bilgi veren Manisa Şehir Hastanesi Evde Sağlık Birimi Göğüs Hastalıkları Hekimi Uzm. Dr. Osman Altıparmak, "Hastalarımızı önce eve giderek, onları görerek değerlendiriyoruz. Daha sonraları da internetten bağlanarak bilgisayardan hastamız ve yakınına görüntülü olarak bağlanıyoruz.Bağlandıktan sonra da hastalarımızın tedavileri, ilaçları ya da diğer ihtiyaçlarıyla ilgili görüş alışverişinde bulunuyoruz. Hastamızla ilgili ağrısı var mı, beslenmesi nasıl, bugünlerde ateşi oluyor mu ve onun günlük yaşam aktivitelerindeki değişiklikleri takip ederek internetten de görüntülü olarak bağlantıyı sağlayarak dosyalarımıza işliyoruz. Eksik olan ilaç, mama ya da desteklerimiz varsa hasta yakını ve hasta gelmeden kendi branşlarımızla ilgili raporlarını çıkarıyoruz. Diğer alanlarla da hasta gelmeden hasta yakını yoluyla; örneğin biz heyette göğüs hastalıkları ve dahiliye uzmanı olarak iki kişiyiz. Diğer branşlarla ilgili de raporlara biz belge oluşturarak hasta yakınını yönlendiriyoruz. Hasta gelmiyor. Dolayısıyla hizmetimizde hastanın konforu bozulmadan bizim desteğimizle hallediliyor" ifadelerini kullandı."Hastalarımız 'İyi ki devletim var' diyor"Hastaneortamında kontrolleri zor olan ve hastaneye ulaşımında güçlük çeken hastalara hizmet verildiğini belirten Uzm. Dr. Osman Altıparmak, "Çoğunluk grup yaşlı, demans, alzaymır ya da beyin kanaması geçirmiş, iskemik ataklar, hasta günlük ihtiyacını idame edemiyorsa bize müracaat ediyor. Bir de engelli hastalarımız var. Bu özellikle psikiyatrik ilaç kullanan ya da doğum sırasında beyin travması geçirmiş, tamamen yatağa bağımlı, onlarda yaş sınırımız yok ya da ağır psikiyatrik hastalarımız var, şizofren ve ona benzer dışarıya çıkmıyor, tamamen ağır antipsikotik ilaçlar alıyor. Onları da gidip evde ziyaret ediyoruz. Çünkü hastaneye nakilleri sorunlu. Ayrıca kontrolleri zor. O yüzden onları gidip evde izliyoruz. Enjeksiyonları varsa gidip evlerinde yapıyoruz" diye konuştu.Hastalara verilen böylesi bir hizmetin kutsal bir görev olduğunun altını çizen Uzm. Dr. Osman Altıparmak, "Bizim yaptığımız hizmetin, evet, orada gidip onu yapıp ayaklarına gidiyoruz. Bir devlet olarak vatandaşın ayağına belirli dönemlerde gitmek o kadar kutsal ki. Orada anne dünyanın acısını çekiyor ve çeşitli travmalara maruz kalıyor ama sevgi maksimum. Biz orada dokunduğumuz zaman "Oh be" diyoruz ve devletin şefkatli eliyiz. O insanlar da "İyi ki devletim var" diyor" ifadelerini kullandı.Manisa Şehir Hastanesi Evde Sağlık Birimi Göğüs Hastalıkları Hekimi Uzm. Dr. Osman Altıparmak ve Evde Sağlık Birimi Sorumlu Hemşiresi Güler Yıldız ile Evde Sağlık Hizmetleri Birimi tarafından yürütülen Online Evde Sağlık Hizmeti uygulamasının işleyişi, hastalara sağladığı kolaylıklar ve hizmet süreci hakkındahaberçalışması gerçekleştirilecek.Şu an için bin 40 hastaya hizmet verildiğini ifade eden Evde Sağlık Birimi Sorumlu Hemşiresi Güler Yıldız, "Evde sağlık hizmeti tanısı konmuş hastalıklarda cihaza, yatağa, eve bağımlı olan hastaların ya da yaşlıların hastaneye gelemeyecek durumda olan kişilerin evde kendi mekanlarında aldıkları tıbbi hizmetleri kapsamakta. Evde sağlık hizmetleri 444 38 33 no'lu genel çağrı merkezimizin telefon numarası vardır. Oradan başvuruda bulunulmaktadır. Başvurular genel koordinasyon merkezine düşmektedir. Genel koordinasyon merkezi de bölge mahallesine göre ekip atamalarını gerçekleştiriyor. Biz de evde sağlık sistemi üzerinden başvuru olan hastaları mahallelerine göre alıp ekip dağıtımını yapmaktayız. Şu an bin 40 tane hastamız var. Takipli hastamız bunlar ama her gün yeni hasta sayımız artmaktadır. Belirli periyotlarda palyatif bakım hizmetimiz de devreye girdi. Artık servisimiz açıldı. Palyatifteki hastalarımız da dahil olmak üzere onların da takibini almaktayız. Uzaktan görüntülü görüşmelerle beraber hastaların tıbbi gereklilikleri izlemlerini, değerlendirmelerini yapmaktayız" dedi.Gerekli durumlarda hastanın hastane ortamına yönlendirilmesi de sağlandığını ifade eden Yıldız, "Uzaktan sağlık hizmetlerini el verdiği ölçüde hasta muayenesini görüntülü sistemle uzaktan doktor muayenesi gerçekleştirilmektedir. Hastanın tıbbi gereklilikleri saptanmaktadır. Gerekli izlem ve değerlendirmeler yapılmaktadır. Hastanın buna göre gerekirse raporları yenilenmekte, reçeteleri yenilenmekte ya da hastanın hastaneye gelmesi gerekli durumları bir değerlendirmekte gerekirse hastaneye yönlendirilmesi yapılmaktadır. Bu tarz hastalarımızın ayrıca görüntülü görüşme ile beraber gerekli durumda fiziken bir sağlık kuruluşuna başvurması da önerilmektedir" diye konuştu.

25 Ağustos 2026 11
Siverek'te 3 Yeni Aile Sağlığı Merkezi Hizmete Girdi SAĞLIK
SAĞLIK

Siverek'te 3 Yeni Aile Sağlığı Merkezi Hizmete Girdi

Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde birinci basamak sağlık hizmetlerinin kapasitesini artırmak amacıyla 3 yeni Aile Sağlığı Merkezi hizmete girdi. Şanlıurfa'nın Siverek ilçesinde birinci basamak sağlık hizmetlerinin kapasitesini artırmak amacıyla 3 yeni Aile Sağlığı Merkezi hizmete girdi.Esmer Çayı Mahallesi, Bahçelievler Mahallesi ve Hayriye Mahallesi'nde hizmete giren yeni Aile Sağlığı Merkezleri, Siverek halkının sağlık hizmetlerine daha kolay ve hızlı ulaşmasına katkı sağlayacak.Her biri 5 birim kapasitesine sahip olan yeni Aile Sağlığı Merkezlerinde; koruyucu sağlık hizmetleri, kronik hastalıkların takibi, gebe ve bebek izlemleri, çocukluk çağı aşılamaları ve diğer birinci basamak sağlık hizmetleri sunulacak."Kısa süre içerisinde bir ASM daha hizmete girecek"Şanlıurfaİl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Erhan Berk, Siverek'te 3 yeni Aile Sağlığı Merkezinin hizmete girdiğini belirterek, sağlık yatırımlarının devam ettiğini söyledi.Doç. Dr. Berk, "Siverek'te 3 yeni Aile Sağlığı Merkezimizi vatandaşlarımızın hizmetine sunduk. Kısa süre içerisinde bir Aile Sağlığı Merkezimizi daha hizmete açacağız. Böylelikle Siverek halkının hizmetine 4 yeni Aile Sağlığı Merkezi kazandırmış olacağız. Amacımız, vatandaşlarımızın sağlık hizmetlerine daha kolay ulaşmasını sağlamak ve özellikle birinci basamak sağlık hizmetlerimizi daha güçlü hale getirmektir. Siverek'te ve Şanlıurfa genelinde sağlık altyapımızı güçlendirmeye yönelik çalışmalarımızı sürdüreceğiz" dedi.Yeni Aile Sağlığı Merkezlerinin Siverek'e ve vatandaşlara hayırlı olması temennisinde bulunuldu.

25 Ağustos 2026 8
Siirt'te Erken Teşhis Hayat Kurtardı: 3. Evre Kolon Kanseri Hastası Ameliyat Oldu SAĞLIK
SAĞLIK

Siirt'te Erken Teşhis Hayat Kurtardı: 3. Evre Kolon Kanseri Hastası Ameliyat Oldu

Siirt'te karın ağrısı ve dışkılama değişikliği şikayetiyle hastaneye başvuran 56 yaşındaki hastaya yapılan taramalar sonucu 3. evre kolon kanseri teşhisi konuldu. Ameliyatla 100'den fazla polip ve iki tıkayıcı kitle çıkarılan hastanın kemoterapi tedavisi devam ediyor. Uzmanlar, 50 yaş üstü kişilerin düzenli tarama yaptırmasının önemine dikkat çekti. SİİRT (İHA) –Siirt'te karın ağrısı ve dışkılama değişikliği şikayetleri ile hastaneye başvuran hastaya yapılan kontrol ve muayenede 3. evre kolon kanseri teşhisi konuldu. Ameliyat edilen hastanın tedavi süreci devam ediyor.SiirtEğitim ve Araştırma Hastanesinde erken tanı ve düzenli sağlık taramalarının önemini ortaya koyan dikkat çekici bir vaka yaşandı. Karın ağrısı ve dışkılama değişiklikleri şikayetleriyle aile hekimine başvuran 56 yaşındaki Musa Aksu'nun gaitada gizli kan testi pozitif çıktı. KETEM aracılığıyla Siirt Eğitim ve Araştırma Hastanesine yönlendirilen Aksu'nun yapılan kolonoskopisinde kalın bağırsağın farklı bölgelerinde 100'ün üzerinde polip ve iki ayrı tıkayıcı kitle tespit edildi. Durumunun ciddi olması üzerine Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Kamil Öztürk tarafından ameliyata alınan hastaya total proktokolektomi ve uç ileostomi operasyonu uygulandı. Ameliyat sonrası yapılan patoloji incelemesinde 3. evre kolon kanseri tespit edilen Aksu'nun onkoloji tedavisi başlatıldı. İki doz kemoterapi alan hastanın tedavisi devam ederken, tedavi sürecinin ardından geçici olarak açılan stomasının kapatılması planlanıyor.Test pozitif çıkınca ameliyata alındıYaşadığı süreci anlatan Musa Aksu, "Aile hekimine gittim. Aile hekimi beni hastaneye sevk etti. Tahlil yaptırdım. Doktor durumumun iyi olmadığını ve hastaneye yatırılmam gerektiğini söyledi. Daha sonra beni yatırdılar ve ameliyat ettiler. Çok şükür iyiyim" dedi.Kardeşi Rıdvan Aksu da ağabeyinin sağlık taramasının ardından hastaneye sevk edildiğini belirterek, "Hastanede hocanın yanına geldik. Test pozitif çıktığı için ameliyata alındı. Ameliyat sonucu iyi geçti. Doktorumuza çok teşekkür ediyoruz" diye konuştu.KETEM tarafından hastaneye yönlendirildiHastanın tedavi süreci hakkında bilgi veren Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Kamil Öztürk ise hastanın karın ağrısı ve dışkılama değişiklikleri nedeniyle aile hekimine başvurduğunu, gaitada gizli kan testinin pozitif çıkmasının ardından KETEM tarafından hastaneye yönlendirildiğini söyledi. Yapılan kolonoskopide rektumdan çekuma kadar 100'ün üzerinde polip ve iki farklı bölgede tıkayıcı kitle tespit edildiğini aktaran Öztürk, malignite şüphesi nedeniyle hastaya hızlı şekilde cerrahi işlem uygulandığını ifade etti. Patoloji sonucunun 3. evre kolon kanseri olarak geldiğini dile getiren Öztürk, hastanın onkoloji ile birlikte takip edildiğini ve kemoterapi tedavisinin sürdüğünü kaydetti.Kolon kanserinde erken tanı önemliKolon kanserinde erken tanının büyük önem taşıdığını vurgulayan Öztürk, özellikle 50 yaşını geçen, ailesinde kolorektal kanser öyküsü bulunan, uzun süreli inflamatuvar bağırsak hastalığı olan, yüksek yağlı ve düşük lifli beslenen, hareketsiz yaşam süren, sigara veya alkol kullanan kişilerin taramalarını yaptırması gerektiğini söyledi. Makattan yeni başlayan kanama, dışkılama alışkanlığında değişiklik, açıklanamayan kansızlık veya kilo kaybı gibi belirtiler bulunanların ise yaş sınırı beklemeden sağlık kuruluşlarına başvurması gerektiğini belirten Öztürk, "50 yaşını geçtiyseniz ve 'Ben iyiyim, hiçbir şikayetim yok' diyorsanız, işte bu nedenle tarama yaptırmalısınız. Kolon kanseri erken dönemde tespit edilmesi halinde yüksek oranda tedavi edilebilen bir hastalıktır. Erken tanı hayat kurtarır" ifadelerini kullandı.

25 Ağustos 2026 8
Süt dişlerine yeni nesil biyomateryal SAĞLIK
SAĞLIK

Süt dişlerine yeni nesil biyomateryal

Karabük Üniversitesi'nden akademisyenler, süt dişi kök kanal tedavisinde kullanılan dolgu materyalini modifiye ederek biyouyumluluğu artırılmış, enfeksiyon kontrolünü destekleyen yeni bir biyomateryal geliştirecek. TÜSEB destekli proje, erken süt dişi kaybını azaltmayı ve yerli ürün kazandırmayı hedefliyor. Karabük Üniversitesi (KBÜ) Diş Hekimliği Fakültesi öğretim üyeleri tarafından hazırlanan projeyle, süt dişlerinin kök kanal tedavisinde kullanılan dolgu materyalinin baz yapısının modifiye edilerek biyouyumluluğunun artırılması ve enfeksiyon kontrolünü destekleyen yeni nesil bir biyomateryalin geliştirilmesi hedefleniyor.KBÜ Diş Hekimliği Fakültesi Pedodonti Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Taibe Tokgöz Kaplan ve Diş Hekimliği Fakültesi Endodonti Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Olcay Özdemir tarafından hazırlanan proje, Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı (TÜSEB) tarafından desteklenmeye hak kazandı.Geliştirilecek biyomalzemenin, süt dişi kök kanal enfeksiyonlarına neden olan zararlı mikroorganizmalara karşı antibakteriyel etkinliğinin artırılması ve enfeksiyonun kontrol altına alınmasına katkı sağlaması amaçlanıyor. Biyouyumlu yapıya sahip olması planlanan materyalin, süt dişlerinin doğal düşme zamanına kadar ağızda sağlıklı şekilde korunmasına da destek olması bekleniyor."Diş sağlığında yerli ve milli bir ürün kazandırılacak"Projenin, enfeksiyon kaynaklı erken süt dişi kaybı riskinin azaltılmasına katkı sağlaması ve çocuk diş hekimliğinde kullanılabilecek yenilikçi, doku dostu özellikleri geliştirilmiş bir ürün prototipinin ortaya çıkarılması hedefleniyor. Çocuk diş hekimliği ve endodonti alanlarını biyomalzeme geliştirme yaklaşımıyla bir araya getiren multidisipliner proje çerçevesinde, sağlık teknolojileri alanında diş hekimliğinde kullanılan malzemeler altyapısına yerli ve milli bir ürün kazandırılması amaçlanıyor.Projenin başarıyla tamamlanmasıyla birlikte geliştirilecek biyomateryalin, süt dişlerinin kök kanal tedavisinde enfeksiyon kontrolüne yönelik yeni nesil uygulamalara katkı sunması bekleniyor.KBÜ Diş Hekimliği Fakültesi Pedodonti Anabilim Dalı Başkanı Kaplan, İhlasHaberAjansı muhabirine yaptığı açıklamada, projenin; TÜSEB tarafından akademisyenlere yönelik açılmış bir proje çağrısında başvuruda bulunduklarını ve desteklenmeye hak kazandıklarını belirtti.Çocukların süt dişlenme döneminden daimi işlenme dönemine kadar ağızda ihtiyacı olan bütün tedavi ihtiyaçlarını karşılamakta olduklarını aktaran Kaplan, "Bazı durumlarda çürük veya travma gibi sebeplerle süt dişlerinin tedavi ihtiyacı doğmaktadır ve bu tedavi ihtiyacı eğer süt dişin 'pulpa' dediğimiz sinir boşluğunda eğer içeriyorsa o zaman kök kanal tedavisi ihtiyacı doğmaktadır. Kök kanal tedavisi için de kullanan materyallerin süt dişlerinde daha hassas ve daha biyolojik olarak uyumlu olması gerekmektedir" dedi."Mevcut materyallerin dezavantajlarını azaltmayı hedefliyoruz"Şu anda kullanılan kök kanal dolgu materyallerinin bazı dezavantajları olduğunu vurgulayan Kaplan, şunları kaydetti:"Süt dişlerinin hemen altında burada gördüğünüz gibi daimi diş germeleri mevcuttur. Bizim süt dişlerinin kök kanal tedavileri sırasında kullandığımız her materyalin alttaki daimi dişine zarar vermemesi lazım. Süt dişinin kökünün fizyolojik olarak erime sürecine kadar da onun erimesini engellemeyecek şekilde destekleyici olması lazım. Şu an günümüzde kullanılan kök kanal dolgu materyalleri evet bunu karşılamaktadır. Fakat bazı dezavantajları da mevcuttur. Biz de bu dezavantajları ortadan kaldırmak üzere daha bir uyumlu olmasını umduğumuz bir kök kanal dolgu materyali prototipini inşallah projesi sırasında üreteceğiz. Doçent Doktor Olcay Özdemir hocam da bununla ilgili desteklerini esirgemiyor, beraber bu projedeyiz, beraber yürütüyoruz. Proje sonunda da dilerim ürün, güzel ve beklentilerimizi karşılayacak şekilde olacaktır.""Hedef, süt dişini doğal düşme zamanına kadar korumak"KBÜ Diş Hekimliği Fakültesi Endodonti Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Özdemir de 3 yıldır biyomateryal AR-GE'si, ürün geliştirme üzerine çalıştığını vurguladı.Konu süt dişleri olunca da endodonti alanı ve malzeme bilimine birleştirmek üzere projeye bilimsel açıdan destek vereceğini anlatan Özdemir, "Bizim süt dişlerinde istediğimiz düşme yaşı gelene kadar ağızda kalmaları. Çünkü en iyi yer tutucu dişin kendisidir ve süt dişleri düşme zamanından önce düşmemesi, kaybedilmemesi gerekir. Ama süt dişleri belli başlı bazı faktörler nedeniyle bunun da en başında çürük geliyor. Hasara uğruyor. Hasar da sinir dokusuna ilerledikten sonra 'pulpa' yani sinir dokusu enfeksiyonları meydana geliyor ki, çocuklarda bu enfeksiyonlar daha hızlı ilerleyebiliyor yetişkinlere göre. Bizim de amacımız eğer ki, bir diş hasara uğradıysa süt dişi, düşme zamanına kadar, altından yenisi gelene kadar bu enfeksiyonları elimine etmeye çalışmak, sınırlamaya çalışmak ve dişin ağızda olması gereken süreye kadar durulmasına katkı sağlamak. Bu ürünün klinik öncesi testlerini yaparak en uygun konsantrasyona getirmeyi ve bir malzeme ortaya çıkartmayı hedefliyoruz" değerlendirmesinde bulundu.Özdemir, ürün prototipini 12 ay içerisinde çıkarmayı hedeflediklerini kaydetti.

25 Ağustos 2026 8
Trabzon Obezite Merkezi 1400 Hastaya Sağlıklı Kilo Verdirdi SAĞLIK
SAĞLIK

Trabzon Obezite Merkezi 1400 Hastaya Sağlıklı Kilo Verdirdi

Trabzon'daki Obezite Merkezi, 2019'dan beri uzman ekibiyle 1400 hastanın sağlıklı kilo vermesini sağladı. Merkez, ücretsiz hizmet veriyor ve sosyal medya diyetleri yerine 9 aylık bilimsel takip uyguluyor. Trabzon'un Ortahisar ilçesinde 2019'dan bu yana hizmet veren Obezite Merkezi, uzman hekim gözetiminde bugüne kadar başvuran 1400 hastanın sağlıklı bir şekilde kilo vermesini sağladı.TrabzonÜniversitesi Tıp Fakültesi Kanuni Eğitim ve Araştırma Hastanesi Numune Kampüsü'ndeki merkez, sağlıklı kilo vermek isteyen obeziteli bireylere destek veriyor.Vücut kitle indeksi 30 ve üzeri olan obeziteli bireyler, merkeze başvurmalarının ardından birçok tetkikten geçiriliyor.Uzman hekim, diyetisyen, psikolog ve fizyoterapistin de görev yaptığı merkeze bugüne kadar başvuran 1400 hasta sağlıklı bir şekilde kilo verme imkanı buldu.Merkezin sorumlu hekimi Dr. Öğr. Üyesi Burcu Aykanat Yurtsever, AA muhabirine, 7 yıldır multidisipliner bir anlayışla hizmet verdiklerini söyledi.Yurtsever, merkeze her ilçeden hastaların başvurduğunu belirterek, "Bu da bizim için çok gurur verici. Aynı zamanda bölgemizde bu merkeze duyulan güvenin ve ihtiyacın da bir göstergesi. Bu açıdan da çok mutluyuz. Burada ücretsiz bir şekilde tedavilerini yaptırabilirler. İlk geldikleri zaman uzman hekim nezaretinde bilgileri ve şikayetleri alınıyor, fizik muayeneleri yapılıyor." dedi.Hastaların birçok tetkikten geçtiğini dile getiren Yurtsever, böylece takip ve tedavi planı oluşturulduğunu aktardı.Yurtsever, obezitenin diyabet ve kalp damar hastalıkları başta olmak üzere uyku apnesi, kısırlık, depresyon gibi hastalıklara yol açtığını, bu nedenle erken dönemde tanı konulup, tedavi edilmesi gerektiğini ifade etti.Kısa sürede kilo vermek hastalıklara yol açabiliyorSosyal medyadaki diyetleri önermediklerini, merkeze gelen hastalara 9 aylık süreçte sağlıklı kilo vermeleri için destek olduklarını dile getiren Yurtsever, "Çünkü bunlar kısa sürede çok fazla kilo verdiriyor ancak bu sağlıklı bir kilo kaybı değil. Sonrasında, birçok sağlık sorununu da getirebiliyor." diye konuştu.Yurtsever, hastaların 3 ayda kilolarının yüzde 5 ila 10'unu vermelerinin sağlıklı olacağını aktardı."Hızlı bir şekilde beslenmeye çalışıyoruz"Karadenizlilerin çalışkanlıklarıyla ön plana çıkmasına rağmen yapılan ölçümlerde Türkiye'nin en kilolu bölgelerinden biri olduğunu vurgulayan Yurtsever, şunları kaydetti:"Dağda, bayırda, köylerde kadınımız çalışıyor ama kendimize bakmıyoruz, önem vermiyoruz. Çok hızlı bir şekilde beslenmeye çalışıyoruz. Hemen bahçe işine gideceğiz. Hızlıca bir kuymak yapalım. Genelde enerjisi yüksek, karbonhidrat oranı yüksek şeyleri yemeyi tercih ediyoruz. Ayrıca fiziksel aktivitemiz de sadece bahçe işleri. Hastalarımızın normalde ekstradan yürüyüş de yapmaları gerekiyor ama bunu da çok ihmal ediyorlar. Ben buna bağlıyorum biraz kilo artışını."Yurtsever, ücretsiz hizmet veren merkeze genellikle kadınların başvurduğunu belirterek, kişilerin fiziksel aktivitelerini artırıp yürüyüş yapmaları konusunda tavsiyelerde bulundu.Arkadaşının tavsiyesiyle 6 ay önce merkeze gelen Hülya Günaydın, kendisini tanımak için çıktığı yolda aradan geçen zaman içerisinde doğru karar verdiğini anladığını söyledi.Günaydın, 15 kilogram verdiği için mutlu olduğunu ve merkezi herkese tavsiye ettiğini ifade ederek, "Keşke daha önce tanışsaydık. Belki vücudumuz bu kadar yara almazdı yaşadıklarımızdan, yediklerimizden. 'Acıktık' diyoruz. Aslında acıktığımız için yemiyorduk bütün yediklerimizi. Duygusal eksikliklerimizi, yaralarımızı yiyerek tatlandırmaya çalıştık ama yaralarımız da iyileşmedi. Daha çok yara açıldı açıkçası." dedi.119 kilogram ağırlığıyla merkeze başvuran ve 22 kilogram zayıflayan 46 yaşındaki Cemile Çağılcı da çok zor karar vererek geldiği merkezde öğrendikleri sayesinde günlük işlerini, yürüyüşünü ve sporunu yapabildiğini anlattı.Çağılcı, obezite hastalarının merkeze başvurmalarını tavsiye ederek, "Keşke bir sene önce gelseydim. Korkulacak bir durum yok. Ortam iyi, doktorlarımız var. Psikolojik destek alıyoruz." diye konuştu.

25 Ağustos 2026 6
'Sünnet öncesi çocuklar mutlaka muayene edilmeli' SAĞLIK
SAĞLIK

'Sünnet öncesi çocuklar mutlaka muayene edilmeli'

Ufuk Üniversitesi Dr. Rıdvan Ege Hastanesi'nden Çocuk Cerrahisi Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Dilan Altıntaş Ural, “Erkek çocuklarda en sık uygulanan cerrahi işlemlerden biri olansünnet, tıbbi gerekliliklerin... Ufuk Üniversitesi Dr. Rıdvan Ege Hastanesi'nden Çocuk Cerrahisi Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Dilan Altıntaş Ural, “Erkek çocuklarda en sık uygulanan cerrahi işlemlerden biri olansünnet, tıbbi gerekliliklerin yanı sıra dini veya kültürel nedenlerle de gerçekleştirilebiliyor. İşlemin güvenli biçimde tamamlanmasında sünnetin uygulanış şekli kadar çocuğun işlem öncesinde değerlendirilmesi ve sonrasında doğru bakımın yapılması da önem taşıyor. Sünnet yalnızca işlemin gerçekleştirildiği anla sınırlı değildir. Sünnet öncesinde çocuğun genel sağlık durumu, penis yapısı, eşlik eden hastalıkları ve kanama açısından risk oluşturabilecek durumlar değerlendirilmelidir. İşlemin uygun cerrahi koşullarda yapılması ve sonrasında önerilen bakım kurallarına uyulması, iyileşme sürecinin sağlıklı ilerlemesine katkı sağlar” diye konuştu.‘HER ÇOCUK İÇİN TEK BİR SÜNNET ZAMANI BULUNMUYOR’Sünnet zamanının çocuğun yaşı, genel sağlık durumu ve hekim değerlendirmesine göre belirlenmesi gerektiğini ifade eden Ural, “Bazı çocuklarda işlem doğumdan sonraki ilk aylarda planlanabilir, bazı durumlarda ise daha ileri bir tarihe ertelenebilir. Sünnet için her çocuğa uygulanabilecek tek bir zaman aralığından söz edilemez. Çocuğun gelişimsel özellikleri, eşlik eden hastalıkları ve cerrahi değerlendirme sonucunda elde edilen bulgular birlikte ele alınmalıdır. Ailenin beklentileri de dikkate alınarak çocuk için en uygun dönem belirlenebilir. Burada önemli olan sünnet kararının çocuğa özel değerlendirme sonucunda verilmesidir. Sünnet öncesinde yapılan muayenenin yalnızca çocuğun işleme uygun olup olmadığını belirlemek amacıyla gerçekleştirilmez. Penis yapısının doğumsal anomaliler açısından da ayrıntılı biçimde incelenmesi gerekir. Bazı doğumsal anomalilerin sünnet sırasında fark edilmesi, cerrahi planlamayı güçleştirebilir. Çocuk sünnet edilmeden önce mutlaka ayrıntılı olarak muayene edilmelidir. Penis yapısında farklılık bulunup bulunmadığı, idrar deliğinin yerleşimi ve sünnet derisinin yapısı değerlendirilmelidir. Doğumsal bir anomali saptandığında sünnetin ertelenmesi ve tedavinin buna göre planlanması gerekebilir. Çünkü bazı durumlarda sünnet derisi, ileride yapılacak cerrahi onarımda kullanılabilir” dedi.Çocuğun bilinen bir kanama bozukluğunun, kronik hastalığının, alerjisinin veya düzenli kullandığı bir ilacın bulunması durumunda bu bilgilerin işlem öncesinde hekimle paylaşılması gerektiğini belirten Ural, “Ailede kanama bozukluğu öyküsü bulunması da önem taşımaktadır. Sünnetin uygun cerrahi koşullarda ve çocuk cerrahisi konusunda deneyimli bir hekim tarafından yapılması önemlidir. Cerrahi işlemlerde olduğu gibi sünnette de kanama ve enfeksiyon başta olmak üzere bazı komplikasyonlar gelişebilir. Steril ameliyathane koşulları, doğru cerrahi teknik ve işlem sonrası düzenli takip bu risklerin azaltılmasına yardımcı olur. İşlem öncesinde ailenin sünnetin nasıl gerçekleştirileceği, işlem sonrasında karşılaşılabilecek normal değişiklikler ve bakım süreci hakkında bilgilendirilmesi gereklidir” diye konuştu.‘HAFİF ŞİŞLİK VE KIZARIKLIK İLK GÜNLERDE GÖRÜLEBİLİYOR’Sünnet sonrasında hafif ağrı, ödem ve kızarıklığın genellikle beklenen bulgular arasında yer aldığını ifade eden Ural, “Bu belirtiler çoğunlukla kısa süre içinde azalır. İyileşme sürecinde hekimin önerdiği pansuman ve bakım uygulamalarının düzenli yapılması gerekir. Sünnet bölgesinin temiz tutulması, reçete edilen ilaçların önerilen doz ve sürede kullanılması ve çocuğun bölgeyi sıkıştırmayacak rahat kıyafetler giymesi önemlidir. Bakım uygulamaları sünnette kullanılan yönteme ve çocuğun yaşına göre değişebileceği için aileler yalnızca hekimlerinin önerilerini takip etmelidir. Çocukların büyük bölümü kısa süre içinde günlük yaşamına dönmektedir. Tam iyileşme süresi çocuğun yaşına, uygulanan yönteme ve kişisel iyileşme özelliklerine göre değişebilir. Sünnet sonrasında bazı belirtiler uzman değerlendirmesi gerektirir. Kontrol altına alınamayan kanama, yüksek ateş, giderek artan ağrı, şişlik veya kızarıklık, kötü kokulu akıntı ve enfeksiyon bulgularında sağlık kuruluşuna başvurulması gereklidir. Çocuğun idrar yapmakta zorlanması veya uzun süre idrar yapamaması da dikkate alınmalıdır. Bu belirtilerin görülmesi her zaman ciddi bir komplikasyon geliştiği anlamına gelmez. Ancak durumun nedeninin belirlenmesi ve gerekli müdahalenin gecikmeden yapılabilmesi için çocuk uzman hekim tarafından değerlendirilmelidir" ifadelerini kullandı.Kaynak: DHA

25 Ağustos 2026 15
Jinekolojik kanser tedavisinde 7 uzmanlık alanı aynı masada buluşuyor SAĞLIK
SAĞLIK

Jinekolojik kanser tedavisinde 7 uzmanlık alanı aynı masada buluşuyor

Başkent Üniversitesi Adana Dr. Turgut Noyan Uygulama ve Araştırma Merkezi Jinekolojik Onkoloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hüsnü Çelik, jinekolojik kanserlerin tedavisinde multidisipliner yaklaşımın önemine dikkat çekerek, "Kanser tedavisinde hiçbir branş tek başına yeterli değildir. Başarının temelinde bilgi paylaşımı, deneyim ve ekip çalışması vardır" dedi.Prof. Dr. Hüsnü Çelik, jinekolojik kanserlerde tedavi kararlarının artık tek bir hekimin değerlendirmesiyle değil, farklı uzmanlık alanlarının ortak görüşüyle şekillendiğini belirtti. Başkent Üniversitesi Adana Dr. Turgut Noyan Uygulama ve Araştırma Merkezi’nde jinekolojik kanser tanısı alan hastaların, tanıdan itibaren multidisipliner Jinekolojik Onkoloji Konseyi’nde değerlendirildiğini söyledi."Her hasta ayrı değerlendiriliyor"Konseyde yalnızca cerrahi kararların ele alınmadığını ifade eden Çelik, hastanın tedavisinin tüm aşamalarının birlikte değerlendirildiğini kaydetti. Çelik, "Jinekolojik kanser tanısı alan her hastamız, tanı anından itibaren multidisipliner Jinekolojik Onkoloji Konseyi gündemine alınıyor. Cerrahinin kapsamı, uygulanacak teknik, ameliyat sonrası kemoterapi, radyoterapi, hedefe yönelik tedaviler, genetik değerlendirmeler ve gerektiğinde doğurganlığın korunmasına yönelik seçeneklerin tamamını birlikte değerlendiriyoruz. Her hastamız için kişiselleştirilmiş bir tedavi planı oluşturuyoruz" diye konuştu."7 uzmanlık alanı aynı masada"Jinekolojik Onkoloji Konseyi’nde 7 farklı uzmanlık alanının bir araya geldiğini aktaran Prof. Dr. Çelik, konseyin Jinekolojik Onkoloji, Tıbbi Onkoloji, Radyasyon Onkolojisi, Radyoloji, Patoloji, Tıbbi Genetik ve Onkofertilite uzmanlarından oluştuğunu söyledi.Bu disiplinlerin birlikte çalışmasının jinekolojik kanserlerin doğru yönetimi açısından önemli olduğunu belirten Çelik, radyoloji ile hastalığın yaygınlığının, patoloji ile tümörün biyolojik özelliklerinin belirlendiğini, genetik değerlendirmelerle kalıtsal risklerin ve uygun hedefe yönelik tedavi seçeneklerinin araştırıldığını ifade etti. Onkofertilite ekibinin ise özellikle genç hastalarda doğurganlığın korunmasına yönelik seçenekleri değerlendirdiğini kaydetti."Bilimsel gelişmeler yakından takip ediliyor"Kanser tedavisinin hızla gelişen bir alan olduğuna dikkat çeken Çelik, uluslararası kongrelerde sunulan bilimsel çalışmaların, klinik araştırmaların ve tedavi kılavuzlarının yakından takip edildiğini belirtti. Çelik, "Amacımız yalnızca mevcut tedavileri uygulamak değil; bilimsel olarak kanıtlanmış en güncel yaklaşımları uygun hastalara en kısa sürede ulaştırmak. Böylece hastalarımız, dünyanın saygın onkoloji merkezlerinde uygulanan güncel tedavi standartlarında tedavi fırsatı buluyor" dedi."Tedavi hastaya göre şekilleniyor"Aynı tanıyı alan iki hastanın tedavisinin her zaman aynı olmayabileceğini vurgulayan Prof. Dr. Hüsnü Çelik, hastalığın evresi, tümörün biyolojik özellikleri, görüntüleme ve patoloji sonuçları, genetik risk faktörleri, hastanın yaşı, genel sağlık durumu ve çocuk sahibi olma isteğinin tedavi kararında etkili olduğunu söyledi. Çelik, "Standart bir tedavi yerine, her hasta için bilimsel verilere dayanan, kişiselleştirilmiş bir yol haritası oluşturuyoruz. Ortak akıl ile alınan kararlar hem tedavinin doğruluğunu artırıyor hem de hastalarımıza daha güvenli ve kapsamlı bir sağlık hizmeti sunuyor" ifadelerini kullandı."Hedef en iyi tedavi sonuçları"Kanser tedavisinde ekip çalışmasının önemine yeniden vurgu yapan Çelik, "Kanser tedavisinde hiçbir branş tek başına yeterli değildir. Başarının temelinde bilgi paylaşımı, deneyim ve ekip çalışması vardır. Jinekolojik Onkoloji Konseyimizde her hastayı bilimsel veriler ışığında ayrıntılı olarak değerlendiriyor, ortak akıl ile en doğru tedavi kararını almaya çalışıyoruz. Hedefimiz yalnızca hastalığı tedavi etmek değil; hastalarımıza en yüksek yaşam kalitesini ve en iyi tedavi sonuçlarını sunmaktır" diye konuştu.Kaynak: İHA

25 Ağustos 2026 3
Iraklı öğrenciye akrabasından hayat veren karaciğer nakli SAĞLIK
SAĞLIK

Iraklı öğrenciye akrabasından hayat veren karaciğer nakli

Kastamonu'da yaşayan 21 yaşındaki Iraklı öğrenci Mustafa Abdulwahhab Al-Janabi, genetik hastalığa bağlı karaciğer yetmezliği nedeniyle yoğun bakımda tedavi gördükten sonra, Irak'tan gelen akrabasının bağışladığı karaciğerle sağlığına kavuştu. 'Sanki yeniden doğmuşum gibi' diyen Al-Janabi, hayallerini gerçekleştirmek için fırsat bulduğunu belirtti. Türkiye'de yaşayan Iraklı üniversite öğrencisi Mustafa Abdulwahhab Al-Janabi, genetik hastalığa bağlı karaciğer yetmezliği nedeniyle yoğun bakımda süren tedavisinin ardından Irak'tan gelen akrabasından yapılan karaciğer nakliyle hayata tutundu.Ailesiyle 12 yıldır Kastamonu'da yaşayan 21 yaşındaki Iraklı Al-Janabi'nin sağlık sorunları, 15 yaşında şiddetli kaşıntı şikayetiyle başladı.Kastamonu'da hastaneye başvuran Al-Janabi, yapılan tetkiklerde karaciğerinde büyüme tespit edilmesi üzerine tedavi içinAnkara'ya yönlendirildi.Yıllar içinde tedavisi devam eden Al-Janabi'nin bu yıl sağlık durumunun ağırlaşması üzerine, AnkaraEtlik Şehir Hastanesi'nde yapılan değerlendirmelerde karaciğer nakline ihtiyaç duyduğu belirlendi.Canlı vericili nakil için aile bireyleri değerlendirilen ancak uygun verici bulunamayan Al-Janabi için Irak'taki akrabaları arasında verici aranmaya başlandı.Bu sırada durumu daha da ağırlaşan ve yoğun bakımda tedavi altına alınan Al-Janabi'ye sevindirenhabergeldi. Al-Janabi'ye Irak'tan gelen akrabasından karaciğer nakli yapıldı."Sanki yeniden doğmuşum gibi"Karaciğer nakliyle sağlığına kavuşmanın mutluluğunu yaşayan Al-Janabi, AA muhabirine, hastalığının ilerlediği dönemde sürekli uyuduğunu, vücudunda sararma olduğunu, koşmakta ve yürümekte güçlük çektiğini söyledi.Yoğun bakımda olduğu için nakil sürecinin bir bölümünü hatırlamadığını ifade eden Al-Janabi, nakil olduğunu öğrendiğinde çok mutlu olduğunu belirtti.Al-Janabi, hastalığın uzun yıllar hayatını etkilediğini ifade ederek, "Bu hastalıktan dolayı çocukluğumdan beri hayallerimi gerçekleştiremedim, hayatımda çok engel oldu. Şimdi çok iyiyim, sanki yeniden doğmuş gibiyim. Doktorlarıma minnettarım, hayallerimi gerçekleştirmek için bana fırsat verdiler." diye konuştu.Kendisine karaciğerini veren akrabasına teşekkür eden Al-Janabi, "Bana karaciğerini veren akrabamız sayesinde hayata döndüm. Yaşamla ölüm arasındaydım. Bundan sonra üniversite eğitimime devam etmek, daha başarılı bir insan olmak istiyorum." dedi."Oğlum 9 gün komada kaldı"Al-Janabi'nin babası Abdulvahap Al-Janabi de oğluna karaciğer nakli gerektiğinin belirlenmesinin ardından aile bireylerinin verici olmak için değerlendirildiğini anlattı.Kendisinin kan grubunun farklı olduğunu, Mustafa'nın annesinin ise yapılan değerlendirmelerde karaciğerinin küçük olduğunun belirlendiğini aktaran Al-Janabi bunun üzerine Irak'ta yaşayan amcasının oğluyla iletişime geçtiğini söyledi.Al-Janabi, akrabasının Türkiye'ye gelerek tetkiklerinin yapıldığını ve verici olmaya uygun bulunduğunu belirterek, "Oğlum, hastanede komaya girdi ve yaklaşık 9 gün yoğun bakımda kaldı. Oğlumun acıları gitti, yeniden doğmuş gibi. Her şey düzeldi. İyileştiği için herkes çok mutlu." diye konuştu.Oğlunun sağlığına kavuşmasından dolayı duyduğu mutluluğu dile getiren Al-Janabi, tedavide görev alan doktor, hemşire ve sağlık çalışanlarına teşekkür etti."Mustafa'yı hayatta tutabilmek için uzun bir çalışma sürecine girdik"Ankara Etlik Şehir Hastanesi Organ Nakli Birimi Karaciğer Nakil Sorumlusu Doç. Dr. Şener Balas, Al-Janabi'nin genetik bir hastalığa bağlı kronik karaciğer hastalığı bulunduğunu söyledi.Hastalığın zaman zaman akut ataklara yol açabildiğini belirten Balas, Al-Janabi'nin de böyle bir atakla hastaneye geldiğini dile getirerek, "Hastamızın, genel durumu son derece kötüydü. Yoğun bakımda takip etmek durumunda kaldık. Bunun önemli bir bölümünde Mustafa, makineye bağlı kaldı." dedi.Al-Janabi'nin Irak vatandaşı olması nedeniyle Türkiye'de kadavradan nakil olma ihtimalinin bulunmadığını, bu nedenle canlı vericili nakil yapılması gerektiğini kaydeden Balas, şöyle devam etti:"Nakil için Irak'tan kendisine verici olabilecek akrabasının gelmesi gerekiyordu. Bu süreçte Mustafa'yı hayatta tutabilmek için büyük bir ekip, uzun bir çalışma sürecine girdik. Sonrasında vericisi geldi, vericisinin gelmesiyle nakil için hazırlıklara başladık. Bir akşam saat 19.30'da başlayıp sabah saat 04.00'te biten bir ameliyat süreciyle Mustafa'nın sağlığı için bir adım attık. Çok şükür bugün iyi. Her şey yolunda. Çok kısa süre içerisinde kendisini evine göndereceğiz."Balas, hastalığın kalıtsal olduğunu ve akraba evliliklerinin fazla olduğu Orta Doğu gibi bölgelerde bu tür genetik hastalıkların daha sık görülebildiğini söyledi.Vericinin de bir hafta içerisinde evine döndüğünü ve herhangi bir sorun yaşamadığını belirten Balas, "Hayatını kaybetmek üzereyken, makineye bağlı olarak hastanemize gelen Mustafa, nakilden sonra sağlıklı ve evine gitmek üzere." dedi."Karaciğer yetmezliği vücuttaki tüm organların fonksiyonlarını bozabilen bir durum"Ankara Etlik Şehir Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Deniz Kütük de Al-Janabi'nin hastaneye ilk olarak Wilson hastalığı tanısıyla yönlendirildiğini, yaptıkları tetkiklerde ise "progresif ailesel intrahepatik kolestaz" olarak adlandırılan kalıtsal hastalığın bulunduğunu, bu durumun ise karaciğerin ürettiği safranın safra kanallarına akamaması olduğunu söyledi.Al-Janabi'de karaciğer yetmezliğinin yanı sıra yemek borusundaki damarların genişlemesiyle ortaya çıkan özofagus varislerinin de bulunduğunu belirten Kütük, "Karaciğer fonksiyonunu göremeyince amonyak dediğimiz madde vücutta birikiyor ve bu da bilinç bulanıklığına sebep oluyor. Özofagus varisleri de ani kanamalara sebep olabilen durumlar. Karaciğer yetmezliği aslında vücuttaki tüm organların fonksiyonlarını bozabilen bir durum." diye konuştu.Nakilde vericinin karaciğerinin yüzde 60'ının alındığının bilgisini veren Kütük, sağlıklı bir insanda karaciğerin ortalama 3 ayda kendisini yenileyebildiğini, vericinin de herhangi bir sorun yaşamadan bir hafta içerisinde taburcu edildiğini ve kontrollerinin düzenli olarak sürdüğünü kaydetti.Kütük, yeterli organ bağışı olmaması nedeniyle Türkiye'de canlı vericili nakillerin daha fazla gerçekleştirildiğini aktararak, diğer tedavi seçeneklerinden sonuç alınamayan ve hastalığın son evresine ulaşan hastalarda organ nakline başvurulduğunu belirtti.

25 Ağustos 2026 3
Uzmanlardan deniz uyarısı: Yüzme yarışı boğulma riskini artırıyor SAĞLIK
SAĞLIK

Uzmanlardan deniz uyarısı: Yüzme yarışı boğulma riskini artırıyor

Mersin Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi Acil Tıp Uzmanı Dr. Mehmet Canacankatan, arkadaşlar arasındaki yüzme yarışlarının boğulma riskini artırabileceğini belirtti. Boğulma anında akıntıya karşı koymamak, kıyıya paralel yüzmek ve boğulana arkadan yaklaşmak gerektiğini vurguladı. Uzmanlar, cankurtaranlı plajları tercih etmeyi ve çocuklara yüzme eğitimi verilmesini öneriyor. MersinŞehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi Acil Tıp Uzmanı Dr. Mehmet Canacankatan, birlikte yüzen arkadaşların "kim daha hızlı yüzecek, hadi gel yarışalım" gibi meydan okumalarda bulunmasının boğulma riskini artırabileceğini belirtti.Canacankatan, Mersin gibi turistik kentlerde yaz aylarında artış gösteren boğulma vakalarına ilişkin AA muhabirine değerlendirmede bulundu.Rip akıntısının olduğu bölgelerde boğulma olaylarının sık görüldüğünü dile getiren Canacankatan, denizde kontrolsüz şekilde açılmanın yanlış olduğunu vurguladı.Canacankatan, yüzülen bölgede akıntı olması durumunda yapılması gerekenlere ilişkin şu bilgileri verdi:"Bu süreçte yapmamız gereken şey, kesinlikle dalgalara karşı mücadele etmemek çünkü o kadar güçlü çeken dalgalar var ki profesyonel yüzücü bile olsanız buna müdahale edemezsiniz. Önce paniğe kapılmadan akıntıya karşı korunarak suyun üzerinde kalmaya çalışacaksınız. Çeken dalganın yükü azaldığı zaman da yapmanız gereken, kıyıya paralel şekilde yüzüp bu çeken dalgadan uzaklaşmaya çalışmak."Yüzerken şaka yapmaktan kaçınılmalıYüzen kişilerin kendilerine "aşırı güven duymasının" hatalara neden olabileceğini vurgulayan Canacankatan, arkadaşlar arasındaki meydan okumaların boğulma riskini artırabileceğine dikkati çekti.Canacankatan, sözlerini şöyle sürdürdü:"Yüzülecek alanlarda şakalar yapılıyor. Hiçbir zaman şaka dahi olsa arkadaşımızı haberi olmadan suya atmamanız gerekiyor. Arkadaşların yüzmede birbirine meydan okuması, 'kim daha hızlı yüzecek, hadi gel yarışalım' tarzında zorlamalar yapılması, yüzme tekniği çok iyi olmayan kişileri ciddi olarak tehdit etmektedir."Canacankatan, cankurtaran hizmeti verilen bölgeler ile mavi bayraklı plajlarda yüzülmesini önerdi.Çocuklara erken yaşlarda yüzme eğitimi verilmesinin boğulma vakalarının önlenmesine katkı sunduğunu belirten Canacankatan, "İyi yüzme tekniği olmayan çocukların, kolluk takarak veya can yeleği giyerek yüzmelerini öneriyoruz. Kolluk ve can yeleği, vücuda uygun şekilde olmalıdır." dedi."Boğulma tehlikesi geçiren kişiye arkasından yaklaşılmalı"Boğulma tehlikesi geçiren kişilere ilk müdahalenin hayati önem taşıdığını ifade eden Canacankatan, şunları anlattı:"Boğulma tehlikesindeki kişi, yardımına gelen kişiyi maalesef dibe doğru çekiyor. Onun için bu kişilere yaklaşırken ön taraftan değil, güvenli şekilde arkasından yaklaşılmalı, el bileğinden ya da saçından tutarak suyun üzerine çıkarmalıyız. Bu sırada boğulma tehlikesi geçiren kişinin yüzü yukarıya bakacak şekilde olmalı. Eğer kişi kıyıya yakınsa ip atma, uzun çubuk uzatma ya da can simidi gönderme tarzında müdahalelerle katkıda bulunmaya çalışmalıyız. Boğulma tehlikesi geçiren kişiyi kıyıya çıkardıktan sonra önemli şeyler başlıyor. Halk arasında yanlış bilinen bir şey var. Akciğerlerdeki suyu boşaltmak için mide baskısı, karın baskısı müdahaleleri tıbben doğru olmayan bir şey çünkü yutulan suyu çıkarmanız mümkün değil."Canacankatan, sudan çıkarılan kişinin hava yolunun açık olup olmadığının kontrol edilmesi gerektiğini belirterek, "Sağlık ekibi ya da kişinin solunumu gelene kadar suni solunum ve kalp masajı yapılmalı. Kişi kendine gelse, solunumu dönse bile mutlak şekilde hastaneye göndermemiz lazım. Hastanede en az 48 saat gözlem altında kalmasını sağlamak gerekiyor." değerlendirmesinde bulundu."İddialaşmalar nedeniyle güvenli alandan çıkılıyor"Merkez Mezitli ilçesi Soli Sahili'nde görevli cankurtaran Mert Boz da sulama kanalı benzeri yerlerde yüzülmemesi ve suda meydan okumalar yapılmaması gerektiğini vurguladı.Boz, şunları kaydetti:"Boğulma vakalarının başlıca nedenlerinden biri ihmal, ikincisi de iddia ve şakalaşmalar. 'Sen şu kadar derine ya da uzağa gidemezsin' gibi iddialaşmalar olabiliyor. Bu iddialaşmalar nedeniyle güvenli alandan çıkılıyor. Güvenli alandan çıkanlar rip akıntısına kapılabiliyor ya da tam olarak yüzme bilmediklerinden telaş ve panikle boğulabiliyorlar. Vatandaşlara tavsiyem çocukları için önlem alsınlar. Simit ve kollukla suya soksunlar, gözlerinin önünden ayırmasınlar."

25 Ağustos 2026 3