Amaç

Bu çalışmada, sternal fraktür tanısıyla acil servise başvuran hastaların klinik özellikleri, eşlik eden yaralanmaları, tedavi yöntemleri ve kısa dönem sonuçlarının değerlendirilmesi amaçlandı

Gereç ve Yöntemler

Bu retrospektif ve kesitsel çalışma, 1 Ocak 2019 ile 31 Aralık 2024 tarihleri arasında bilgisayarlı tomografi ile sternal fraktür tanısı almış 18 yaş ve üzeri hastaları kapsamaktadır. Demografik veriler, travma mekanizmaları, yaralanma türleri, laboratuvar bulguları, tedavi süreçleri ve klinik sonuçlar analiz edildi

Bulgular

Toplam 114 hastanın %68,4’ü erkekti ve ortalama yaş 53,6±17,9 idi. En sık travma nedeni künt travmaydı (%99,1). Fraktürler en çok sternum korpusunda (%55,3) ve manubriumda (%48,2) görüldü. Eşlik eden en yaygın torasik yaralanmalar kaburga fraktürü (%58,8) ve pulmoner kontüzyon (%35,1) idi. İzole sternal fraktür oranı %28,1’di. Acil servis mortalite oranı %1,8 (2/114) olarak saptanırken, acil servis ölümleri de dâhil olmak üzere toplam 30 günlük mortalite oranı %10,5 (12/114) idi. Mortalitenin, pulmoner kontüzyonu veya multipl yaralanması bulunan hastalarda anlamlı olarak daha yüksek olduğu belirlendi. Göğüs travma skoru ≥5 olan hastalarda mortalite anlamlı düzeyde artmıştı (p=0,029). Hastaların çoğu konservatif olarak tedavi edilmiş, sadece %1,8’ine cerrahi uygulanmıştır

Sonuç

Sternal fraktürler, özellikle eşlik eden torasik komplikasyonlarla birlikte olduğunda önemli morbidite ve mortaliteye neden olabilir. Yüksek riskli hastaların erken belirlenmesinde travma skorları ve klinik bulguların kullanılması tedavi yönetimini optimize edebilir.