Günümüz iş dünyasında artan rekabet ve hızlanan iş süreçleri, örgütlerin çalışanlardan beklentilerini arttırmakta, bu durum ise çalışanlar üzerinde yoğun iş yükü baskısına yol açmaktadır. Söz konusu bu dinamik, çalışanların iş yükünü nasıl algıladıklarıyla ilişkili olup, bireyin öznel değerlendirmesiyle ilişkili bir niteliğe sahiptir.

Bu noktada iş yükü algısı, çalışanların görevlerini yerine getirirken hissettikleri zihinsel ve fiziksel taleplerin bireysel olarak değerlendirilmesini ifade etmektedir. Özellikle, son yıllarda örgütsel davranış literatüründe sıklıkla tartışılan sessiz istifanın, iş yükü algısı ile ilişkili, dahası bu algının önemli bir çıktısı olduğu yönünde görüşler ileri sürülmektedir.

Benzer bir ilişki de iş yükü algısı ve iş tatmini arasında görülmektedir. Zira yüksek iş yükü algısı, çalışanların psikolojik anlamda zorlanmalarına ve işlerinden elde ettikleri tatminin azalmasına neden olabilmektedir. Bahse konu kavramlar arası ilişkilerden hareketle yapılan bu çalışma, çalışanların iş yükü algısının iş tatmini ve sessiz istifa davranışları üzerindeki etkilerini araştırmaktadır.

Nicel araştırma yönteminin kullanıldığı bu araştırmada örneklem grubunu sağlık sektörü çalışanları oluşturmaktadır. Görev yoğunluğu ve yaptıkları işin ehemmiyeti, örneklem olarak sağlık sektörünün seçilmesinin temel gerekçesidir. Dijital formların kullanıldığı ve 374 sağlık çalışanının katılımı ile gerçekleştirilen araştırma kapsamında elde edilen bulgular, iş yükü algısı arttıkça çalışanların iş tatmininde düşüş yaşadığını, yine iş yükü algısının artışına bağlı olarak çalışanlarda sessiz istifa eğiliminin arttığını ortaya koymaktadır.